Okunma Sayısı: 216
  • 13
  • 0
  • 0
  • 2

Albert Camus Öldürüldü Mü?


Albert Camus Öldürüldü Mü?

20. yüzyılın en güçlü Fransız yazarlarından biri olan Albert Camus, 1913'te Cezayir'in Mondovi kasabasında doğdu. Yoksul bir aileden gelen Camus'nün babası Alsaslı, annesi ise İspanyol'du. I. Dünya Savaşı sırasında, 1914'te babasını kaybetti. Annesi evlerde hizmetçilik yaparak oğlunu okutmaya çalıştı. Ancak Camus, daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı. 1923'te liseye, ardından da Cezayir Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversite eğitimi sırasında sağlığı bozuldu ve 1930'da vereme yakalandı. Hastalığı yüzünden üniversite takımının kaleciliğini bırakmak zorunda kaldı. Bundan sonra çeşitli işlerde çalışmaya başlayan Camus, felsefe eğitimini ancak 1936'da tamamlayabildi. 


Yazar, "Sisifos Söyleni", "Yabancı", "Veba" gibi muhteşem eserlere imza attı ve 1957 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.



Albert Camus ve sağında oturan yayımcısı Michel Gallimard


SUİKAST İDDİASI


İtalyan yazar Giovanni Catelli, "Camus'nün Ölümü" adlı kitabında anti-Sovyet solcu olan Albert Camus'nün dönemin İçişleri Bakanı Dmitri Shepilov'un emriyle öldürülüğünü iddia ediyor.


Camus, uzun bir tatilden yeni dönmüştü ve Paris'e yayımcısı Michel Gallimard ve onun ailesiyle yola çıkmıştılar.Takvim yaprakları 4 Ocak 1960'ı gösteriyordu. Albert Camus olay yerinde hayatını kaybederken, yayımcısı kazadan günler sonra hastanede yaşamını yitirdi. Yayımcının karısı ve kızı kazadan kurtulmayı başardılar.


Uzun bir süre sıradan bir kaza olarak görülen bu vaka, Giovanni Catelli'ye göre KGB tarafından düzenlenen suikasttan başka bir şey değil.



Catelli'nin teorisi, Çek şair ve çevirmen Jan Zabrana'nın 1980 yılında günlüğünde bahsettiği "bilgili ve bağlantıları olan bir adam"a dayanıyor gibi görünüyor. 


Günlüğüne anonim kaynaktan alıntılayarak şu cümleleri düştü Çek şair Zabrana: "Arabayı, hızı arttıkça lastiği delecek olan bir sistemle donattılar." 


Ve şöyle devam etti: "İstihbarat için Camus'yü ortadan kaldırmak tam üç yıl sürdü ve bugüne kadar herkes bunun sıradan bir trafik kazası olduğuna inandı."


 


Şiddetli Tartışmalar


Diğer bir yazar Lottman'da bu kazanın bir suikast olduğu inancında: "Uzmanlar kazanın patlama veya kırık bir aksaktan meydana geldiğini ve geniş bir yolda, trafiğin olmadığı saatlerde gerçekleştiği konusunda hemfikir."


Camus'nün başka bir biyografisini yazan Olivier Todd ise 2011 yılında Guardian adlı dergiye şu sözleri iletmişti: "Her ne kadar bu iş KGB'nin işi gibi gözükse de suikast hikayesine inanmıyorum."


Camus Sovyetler Birliği'ni kızdıracak birçok yazı yazmış olabilir fakat kızlarından biri olan Catherine Camus, suikast teorisini yalanladı.