Okunma Sayısı: 32
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Barış Manço'nun Klişeleri Yerle Bir Ettiği Mükemmel Albümü: Sözüm Meclisten Dışarı


Barış Manço'nun Klişeleri Yerle Bir Ettiği Mükemmel Albümü: Sözüm Meclisten Dışarı

1999 yılında henüz 56’sındayken kaybettiğimiz efsane sanatçı Barış Manço, bizlere bıraktığı olağanüstü eserler sayesinde aslında hep yanımızda.

Kalplerimize dokunan parçalarının isimlerini teker teker buraya yazmak istesek sayfalar sürer. Bunun yanında sanatçı, birçok hiti müzik tarihimize kazandırırken haliyle de birbirinden değerli stüdyo albümlerine imza attı. Bunların içinde 2023 (1975), Yeni Bir Gün (1979) ve Sözüm Meclisten Dışarı (1981) eserlerinin yeri çok ayrı. Bunun başlıca sebebi ise Manço’nun bu albümlerinin müziğimizde birer devrim niteliğinde olmasıydı. Psycehedelic ve progresif rock akımlarını, buram buram Anadolu kokan yöresel işlerle harmanlayan öncülerden biri olmaksa onu tarihimizin en yenilikçi isimlerinden biri haline getirdi. Sözüm Meclisten Dışarı albümü de bu etkileyici harmanın en değerli kanıtlarından biri.


Albüm, 1981 Türkiye’sine göre tam anlamıyla klişeleri yerle bir eden bir yapıda. Hatta ne 81’i! Günümüz için de bunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Popüler müziğimizi zaten geçin, alternatif sahnemizde de bu denli bir deneyselliğe yer verebilen sanatçı sayımız şu an gerçekten çok az. Klişeler içinde yüzüyoruz. Ancak bu albümün açılışını yapan Adem Oğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek parçasının sadece bu muazzam ismi bile bu farklılık için yeterli.


Tabii ki esasen Manço’nun albümün genelinde yaptığı o yenilikçilik, tamamıyla müziğin kendisiyle alakalı: Süresi 6 dakikayı aşan 3 parçanın bulunmasının yanında, Şehrazat’ın %70’i, Hamburger ve 2025 gibi Kurtalan Ekspres harikası enstrümantaller albümü zenginleştiriyor. Ayrıca Cacık gibi kafa açıcı konuşmalar ve Ce Sera Le Temps gibi tipik bir Manço Fransızca’sı da var bu albümde.


Bahçede Hanımeli, Manço’nun vokalinin insanı hem dinginleştiren hem de üzen vuruculuğuyla ön plana çıkan bir “acapella türküsü”. Esasen bu derin parça, 2 dakikalık süresiyle ve hemen ardından acayip bir şarkının gelmesiyle, bir intro görevi de üstleniyor: Gülpembe, hem albümün hem de bütün Barış Manço diskografisinin en özel şarkılarından biri. Bir zamanların TV klasiği olan Sinan Çetin ile Film Gibi programının da -maalesef- fon müziği olarak da akıllara kazınmıştı. Ancak parçanın oradaki versiyonu, vefatının hemen ardından yayınlanan(!) derleme albümü Mançoloji’deki “arabeskleştirilmiş” versiyonuydu.


Gülpembe’nin en önemli özelliği ise Manço’nun çok sevdiği babaannesinin vefatına yazılmış olması. Bu anlamda da hem sözlerindeki anlamın derinliği hem de bestesindeki o iki ayrı melodinin başı çektiği çeşitlilik, ortaya mükemmel bir sanat eseri çıkarıyor. Klipteki keytar ise hakkında unutulmayacak başka bir tatlı ayrıntı.



Dönence“Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız. Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor.” sözleriyle girdiği anda dinleyeni hipnotize eden bir başka Manço efsanesi. Şarkı sözlerinin yanında, enstrümanlar da parçanın en değerli unsurları olunca ortaya bir klasik çıkıyor: Özellikle bas gitarın büyük üstadı Ahmet Güvenç sayesinde de bas yürüyüşleri, Kurtalan Ekspres'in albümün genelinde yaptığı gibi, şarkıda da akıp gidiyor.


Klavye ağırlıklı melodiye sahip parçada aynı zamanda sonlara doğru elektro gitar da devreye girince eser, altyapısal olarak kusursuzlaşıyor. Bir başka klasik Barış Abi hiti, Alla Beni Pulla Beni ise parçaya konuk olan Deniz Tüney’in vokalleriyle birlikte unutulmaz bir eser oluyor. Manço ile aralarındaki uyumun yanı sıra parçadaki -klavye başta olmak üzere- enstrümanlar da aynı uyuma eşlik ediyor.


Bestesini Manço’nun eşi Lale Manço’nun yaptığı bir Arkadaşım Eşşek ise parça yayımlandığı zamanlar çocuk olanlar için ayrı değeri olan bir şarkı. Barış Manço, her yaştan insana hitap edebilen nadir sanatçılardan biriydi: TRT’de 10 yıl süren 7'den 77'ye adlı efsane çocuk programı da bunun en önemli örneğiydi. Bunun dışında albüme dönecek olursak, Hal Hal ve Ali Yazar Veli Bozar gibi önemli Manço hitleri de burada yer alıyor.



Bu nedenle de baştan sona dinlemesi zevk veren klasik bir albüm bu. Her parçanın ayrı bir hikayesi ve derinliği var. En önemlisi de Türk müziğinde klişeleri gerçek anlamda yıkan yenilikçi bir eser bu. Bütün bu nedenlerle, 7’den 77’ye söyleyebiliriz ki, sen hala yaşıyorsun, hep yaşayacaksın ve iyi ki varsın Barış Abi!


Kaynak: 1

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!