Advertisement
Okunma Sayısı: 100
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

nota


nota
Advertisement
        11.000 metre yüksekteyim yeryüzünden. Bulutlar altımda ağır ağır süzülüyor. Gözlerimi kapatıyorum Paris'teyiz. Sabaha kadar turluyoruz sokaklarını. Hediyeler alıyorum geride kalanlara, kendime de bir fotoğraf makinesi retro. Eiffel'in altındaki yeşilliklere bırakıyoruz kendimizi yorgun argın. Bakır tellerinde bir hüzün var anlıyorum. Gözlerine bakamıyorum.
        
        Yanımdan gelen bir sesle irkiliyorum.

        -Abi telefonu versem de manzaranın fotoğrafını çeksen bir kere olur mu?
        -Tabi.

        Çekiyorum uçağın kanadını da kadraja sığdırarak manzaranın fotoğrafını. Geri veriyorum telefonunu. Nasıl da beğeniyor. Allah razı oluyor benden. İniş yapıyoruz birazdan. Allaha emanet oluyorum. Ayrılıyoruz.

        Taksi çeviriyorum bir tane kuruluyorum arka koltuğa. Eline bir kağıt parçası veriyorum. Burası adres, diyorum. Nasıl da içi gülüyor gözlerinin kurnazlıkla. Anlıyor şehiri tanımadığımı. Tamam abi bende, diyor. Kabullenip durumu daha da sokuluyorum koltuğuma. Hastalığım nüksediyor göğsümde hissediyorum. Derin bir nefes alıyorum çaresiz bir buruklukla, onu da hemen geri veriyorum. Tekrar kapatıyorum gözlerimi loş bir odadayım. Hafif bir müzik çalıyor yakından. Tanıdık bir koku duyuyorum. Gülümsüyorum.

        Varmışız. Beklediğimden az bir ücret ödeyip iniyorum taksiden. Elimdeki kağıtta yazan sokağı arıyorum etrafa bakıp. Taksici arkamdan hangisi olduğunu sesleniyor. Dar bir sokağa girip yürümeye başlıyorum. Göğsüm sıkışıyor ilerledikçe. Adım adım takatim azalıyor. Sonunda bir duvara yaslıyorum sırtımı. Nefeslenmeye çalışıyorum. Sanki ciğerlerim içeri doğru katlanıyor. Kalbimin üstünde derin bir sızı. Bacaklarım ağırlaşıyor, taşıyamıyor beni. Yetmiyor oturuyorum kaldırıma. Git gide küçülüyorum olduğum yerde. Bedelini ödüyorum gençliğimin, diye düşünüyorum. Bazı bedeller ödenmeye mahkum. Neredeyse kaldırımla aynı hizadayım şimdi. Soğuk zemin suratımı yalıyor. Gözlerimi kapatıyorum. Şairane bir acımasızlıkta hayat, tebessüm bile etmiyor. Günbatımında bakır tellerin daha da hüzünlü görünüyor. Gözlerine bakamıyorum. Tebessüm ediyorum içinde tuttuklarına. Kör bir şekilde kıvrılıyorum kıyafetimin içinden zorlanarak. Çıplak ayakla soğuk kaldırıma basıyorum. Etrafa bakıyorum kısa bir süre. Anlaşılmak istiyorum yine. Dehlize atlıyorum, kayboluyorum.
       

        
        

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!