Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'ni Beşir Ağa'ya Borçluyuz!

Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'ni Beşir Ağa'ya Borçluyuz!
  • 3
    0
    0
    0
  • Osmanlı tarihinin en önemli seyyahlarından biri olan Evliya Çelebi’nin meşhur seyahat eserini bugüne kazandıran ve bizlerin okumasını sağlayan kimse bir harem ağasıdır.

    18. yüzyılın geniş Osmanlı coğrafyasında bulunan devletin yönetim merkezi şehr-i İstanbul’da padişahtan sonra en büyük sözü bir harem ağası söylüyordu. Sadrazamı dahi azlettirecek veyahut atayacak kuvvete sahip olan Hacı Beşir Ağa’yı, 18. yüzyılın en güçlü simasını tanımak gerekir. 

    Afrika kökenli olduğu tahmin edilen Beşir Ağa, küçük yaşta köle statüsünde alınmış ve kızlar ağası Yapraksız Ali Ağa’nın yanına verilmiştir. Burada gerekli eğitimleri alan Beşir Ağa, harem hakkında önemli öğretileri de edinmiştir. Saray içerisinde bulunan etkin nüfuzu sayesinde padişah III. Ahmed’in musahibi yani sıkı dostu olmuş, 1705 tarihinde padişahın emriyle saray hazinedarlığına tayin edilmiştir. Beşir Ağa padişahın isteği üzerine evvela Kıbrıs’a ardından Mısır’a gönderilmiştir. 

    Beşir Ağa’nın Mısır’a geçtiği vakit Evliya Çelebi’yi tanıyan Özbek adında bir bey kendisinde bulunan el yazma nüshalardan bahseder. İşte bu el yazma nüshaların tümü Evliya Çelebi’nin daha evvel kopyalanmamış ve tab edilmemiş seyahatname eseridir. Beşir Ağa’nın büyük bir kitap koleksiyonu sahibi olduğunu, kurduğu vakıfların kütüphanelerinden anlayabiliyoruz. Beşir Ağa bu teklifi duyunca derhal kabul etmiştir, el yazma nüshaları yanına alarak İstanbul’a getirir ve burada özel kopyalatma teknikleriyle çoğaltır. Bu sayede Türk edebiyat camiası “Evliya Çelebi’nin Seyahatnâmesi” ile tanışır.

    Levnî'de bulunan Hacı Beşir Ağa'nın tasviri (At üstünde bulunan, solda).

    Beşir Ağa sadece Evliya Çelebi’yi bize tanıtmakla kalmadı, tarihimizin büyük polimatı Kâtip Çelebi’nin en orijinal “Cihannümâ” nüshasını da kütüphanesinde bulundurmuştur. Buna mukabil Beşir Ağa’nın hususî kütüphanesinde 150 cilt el yazma eser mevcuttur. Kitap kurdu olduğu bilinen Beşir Ağa, padişah III. Ahmed’e musahip olduğu dönemde meşhur III. Ahmed Kütüphanesi’ni yaptırmıştır. Padişah, Beşir Ağa’nın telkinleriyle kütüphaneyi açmıştır. 

    Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'nin 1895 yılında tab edilen kapağı.

    Yazımın sonuna gelirken Beşir Ağa’nın hakkını teslim etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Edebiyat dünyamıza kaybolmak üzere olan pek çok eseri kazandırarak “edebiyat hamisi” olduğunu da göstermiştir. Bâbıâli’de külliye; Eyüp’te bir dârülhadis, kütüphane ve çeşme, Topkapı Sarayı içinde bir mescit, İstanbul’un çeşitli yerlerinde çeşmeler, Medine’de bir medrese ve kütüphane, Kahire’de bir sebil ve mektep, Ziştovi’de bir medrese ve kütüphane, Beşir Ağa’nın geriye bıraktığı miraslarıdır. 

    Tarihçi Prof. Dr. Jane Hathaway, Beşir Ağa için “Beşir Ağa’nın kuşkusuz hem saray hem İstanbul ve eski Osmanlı vilayetlerinde kalıcı izleri oldu” sözü her şeyi açıklıyor. 

    Hacı Beşir Ağa’nın mezarı bugün Eyüp Sultan Külliyesi’nde bulunmakta, uğramayı ihmal etmeyin. Belki Evliya’dan, Kâtip Çelebi’den selam getirdiğinizi söylersiniz…


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.