Dünya Genelinde Otizm Spektrumu Neden Artıyor?

Dünya Genelinde Otizm Spektrumu Neden Artıyor?
0 Beğen
0 Yorum

     Dünya genelinde Otizm spektrumu görülme sıklığı neden artıyor?


     Otizm spektrum bozukluğu, insanların iletişim kurma, başkalarıyla etkileşimde bulunma ve duyusal dünyayı deneyimleme biçimlerini etkiler. Bu durum aynı zamanda kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayan davranışlarla da tanımlanır. Son birkaç on yılda, bu teşhis konulan insan sayısı şaşırtıcı bir hızla arttı.


     PsyPost’ta yer alan makaleye ve orada incelenen 20’den fazla bilimsel araştırmaya göre, dünya genelinde otizm vakalarındaki artışın arkasında biyolojik bir salgın veya yeni bir çevresel salgın etkeni bulunmuyor. Bilim insanlarının üzerinde birleştiği temel cevap; toplumun, tıp dünyasının ve tanı sistemlerinin otizme yaklaşımının, teşhis kriterlerinin ve farkındalığın köklü bir biçimde değişmiş olmasıdır.


1- Tıp dünyasındaki biyolojik vaka oranı (gerçek oran) ile sisteme kaydolmuş teşhisli vaka sayısı arasında ayrım: Değişen şey, daha önce sisteme girmemiş/teşhis almamış çocukların zamanla "teşhisli" grubuna kayması.


2- Tıbbi tanı kılavuzları (DSM-5 vb.) zamanla otizm tanımını genişletti: Eskiden "zihinsel yetersizlik" veya "gelişimsel gecikme" etiketi alan çocuklara günümüzde doğrudan otizm tanısı konuluyor.


3- Değişen Demografi: Kadınlar ve Yetişkinlerde "Açığı Kapatma" Etkisi:
Eskiden otizm neredeyse sadece küçük yaştaki erkek çocuklarında aranıyordu. Yaklaşık 2.7 milyon çocuğun incelendiği bir çalışmada, geçmişte gözden kaçırılan kız çocuklarının ergenlik ve yetişkinlik döneminde teşhis almasıyla kadın-erkek tanı oranının eşitlenmeye başladığı görüldü.


4-Hafif Seyreden Vakaların Sisteme Dahil Olması
Eğer artış çevresel bir etkiden veya biyolojik bir kaymadan kaynaklansaydı, ağır vakaların da aynı oranda artması gerekirdi. Oysa veriler tam tersini gösteriyor: Geçmişte otizm teşhisi alanların %50-70’inde zihinsel engellilik eşlik ederken, günümüzde İsveç’te bu oran %7’nin altına düşmüştür. Artışın neredeyse tamamı zihinsel engeli olmayan, hafif seyirli (milder) vakalardan kaynaklanmaktadır.


5. Finansal Destekler ve Sağlık Teşvikleri
Sağlık ve eğitim sistemlerine harcanan fonlar, tanı alma süreçlerini doğrudan etkilemektedir: Avustralya’da devlet desteği verilen bölgelerde otizm teşhis oranları %32 arttı. Özel kliniklerin destek paketlerinden yararlanabilmek için "hızlı tanı" süreçlerine girmesi, tanı eşiğinin düşmesine yol açtı.


6. Kültürel Dönüşüm, Nöroçeşitlilik ve Sosyal Medya
Profesör Uta Frith’in makalede vurguladığı bir diğer unsur ise sosyal boyuttur: Nöroçeşitlilik (neurodiversity) hareketi sayesinde otizm üzerindeki toplumsal damgalanma (stigma) azaldı.


Sosyal medyanın ve farkındalık kampanyalarının etkisiyle, hafif belirtileri olan yetişkinler kendi durumlarını otizm spektrumuyla özdeşleştirip teşhis için kliniklere daha fazla başvurmaya başladı.

Özet
Dünya genelindeki istatistiksel artış, insan biyolojisindeki ani bir bozulmadan değil; doktorların daha iyi tarama yapmasından, kadın ve yetişkinlerin kapsama dahil edilmesinden, tanı kriterlerinin genişletilmesinden ve devlet destekleri ile sosyal farkındalığın artmasından kaynaklanmaktadır.


https://www.psypost.org/why-is-autism-increasing-scientists-are-converging-on-an-unglamorous-answer/

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın