Kendi Cenazesinden Seslenmek

Kendi Cenazesinden Seslenmek
0 Beğen
0 Yorum

“Karabiber Duası”nda cenaze çoktan kaldırılmıştır ama ölen kişinin sesi hâlâ duyulur. Sagopa Kajmer, kendi cenazesini başkalarının omzunda hayal eden bir anlatıcıya söz verir. Anlatıcı, geride kalanların kendisini nasıl anacağını düşünürken bir anda kendi bedeninin nerede olduğunu sorar. Parçanın tekinsizliği bu iki ayrıntının yan yana gelmesinden doğar. Başkalarının taşıyabildiği bedene, onun içinde yaşamış kişi artık ancak seslenebilir.

Farsça duyulan bu soru, Türkçeye kabaca bedenine nerede olduğunu sormak şeklinde aktarılabilir. Dil değiştiği anda, sorunun anlamı bir süre sesin gerisinde kalır. Önce bir sesleniş duyulur, ardından seslenilenin anlatıcının kendi bedeni olduğu anlaşılır. Üstelik bu soru, Sagopa’nın imgeleri birbirine çok yaklaştırdığı bir akışın içinden çıkar. Kıtalarda bir görüntüyü zihinde kurmaya fırsat kalmadan diğeri belirirken kısa soru geri döner ve her seferinde cevapsız kalır.

Başlığı halk inanışlarıyla birlikte okumak da cenaze imgesine başka bir anlam kazandırır. Halk arasında “41 karabiber duası” adıyla aktarılan uygulamada karabiber taneleri üzerine dua okunur. Uygulama nazardan korunma, kısmetin açılması veya sıkıntının hafiflemesi gibi niyetlerle ilişkilendirilir. Bu çağrışımla bakıldığında şarkıda duanın yer değiştirmesi dikkat çeker. Gündelik hayatta bir sıkıntının geçmesi için okunan söz, burada cenazenin omuzlarında taşınan bir yazıya dönüşür. Başlığın yarattığı huzursuzluk da biraz buradan gelir. Korunma arzusunu çağrıştıran dua, kaybın çoktan gerçekleştiği bir sahnede karşımıza çıkar.

Nakaratta cenazenin ardından selanın anılması, parçanın sesle kurduğu ilişkiyi daha da belirginleştirir. Cenaze selası, ölüm haberini çevreye duyuran bir çağrıdır. Sagopa, rap’i bu çağrıyla yan yana getirir ve hemen ardından beat’in kalın davul vuruşuna duacı rolü verir. Bu ayrıntının gücü, sözü edilen davulun o sırada zaten kulağımızda olmasında. Nakarat dönüp geldiğinde vuruş aynı yerindedir ama artık ona başka türlü kulak verilir. Birkaç saniye önce yalnızca ritmi taşıyan ses anlatıcının cenazesinde onun adına duyulan seslerden biri hâline gelir.

Kasırga’nın yer aldığı bölümde bedene yöneltilen sorunun yanına daha geniş bir itiraz eklenir. İnsanların doğrunun karşısında duramaması, ışığa bakamaması ve hesap soramaması benzer cümle kalıplarıyla peş peşe gelir. Bu sıralamada göze ilişkin ayrıntı özellikle dikkat çekicidir. Önce ışığa bakmaktan kaçınan insanlar vardır. Parçanın sonuna doğru ise duayı duyamadan giderse gözlerinin açık kalacağını düşünen biri. Türkçede gözü açık gitmek, yerine gelmemiş bir isteğin insanın içinde kalmasını anlatır. Şarkı, bu deyimin mecazını cenaze sahnesiyle yeniden görünür kılar. Gözlerden söz eden kelime tekrarlandığında, davul ilerlemeyi sürdürürken ses son cümlesinden ayrılmakta zorlanıyor gibidir.

Aynı nakaratın “Proportions (Karabiber Duası 2)”de yeniden duyulması da bu yüzden ilginçtir. İkinci parçada savaşın ortasına salınan beyaz güvercin, cenaze görüntüsünün yanına barış ihtimalini getirir. İlk parçanın sonunda ise daha küçük ve daha yakıcı bir beklenti kalır. Anlatıcı bir kez daha o duayı duymak ister. Parça bitmeye yaklaşırken dinleyici de onunla birlikte bir sesin geri dönmesini bekler.

Davul susar, dua yarım kalır.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın