Oscarlar neden artık prestijli bir ödül töreni değil? Bütün 2022 Oscar zırvalıkları.

Oscarlar neden artık prestijli bir ödül töreni değil? Bütün 2022 Oscar zırvalıkları.
2 Beğen
0 Yorum
Pandemi bütün dünyayının dengesini bozduğu gibi sinema dünyasını da oldukça etkiledi. Uzun bir süre boyunca sinemalar kapalı kaldı. Film setleri, dizi setleri beklemeye alındı. Vizyon tarihleri ertelendi. Özellikle beklenen 2 büyük proje vardı. Dune ve Batman. Sinemalara geri dönüş ise Marvel'ın Black Widow filmi ile oldu. Daha sonra bir sürü yapım izledik. Ekim ayında Dune vizyona girdi. Vizyon tarihinden bir gün sonra dijital bir platforma yüklenmesine rağmen gişede iyi bir hasılat yaptı. Aralık ayına geldiğimiz de ise gişe roketmeni Spider-Man No Way Home bizi karşıladı. Sinemaları tam anlamıyla eski günlere döndürdü. Tüm zamanların en iyi hasılat yapan 6. filmi oldu. Peki bu filme Oscar Akademisi neyi layık gördü dersiniz? En İyi Görsel Efekt alanında adaylık. Aynı Akademi bütün zamanların en iyi hasılatını yapan bir başka filme 1998 yılında 14 adaylık, en iyi film ve yönetmen dahil olmak üzere 11 dalda ödül vermişti. Evet doğru tahmin ettiniz. Bu film Titanik'in ta kendisi. Spiderman filmi ile Titanik'i bir tutamazsın dediğinizi duyar gibiyim. Sonuçta Spider-Man bir çocuklara hitap eden bir çocuk filmi. (!) Peki o zaman başka bir noktaya değineyim. Dune da izleyiciden oldukça olumlu dönüşler aldı. Herkesin tahminleri Dune'ın Oscarları yakıp geçeceği yönündeydi. Peki Akademi ona ne verdi? 10 adaylık. Şimdi daha ne istiyorsun diyebilirsiniz. Fakat bu adaylıkların içinde ne en iyi yönetmen ne en iyi erkek oyuncu ne de yardımcı oyuncular vardı. Asıl herkesin merakla beklediği dallarda hiçbir adaylığı bulunmuyordu. Üstelik Denis Villeneuve ilk başarılı yapımı değildi. Prisoners ve Blade Runner 2049 gibi yapımlarıyla kendini bu çevrede  ispatlamıştı. Tüm bunlar olurken adaylıklar arasında beklenmeyen bir yapım vardı. CODA. Londra Film Festivalinde gösterime girmişti. Sonradan da Apple TV tarafından satın alınmıştı. Coda'nın Oscar kazanmasının nedeninin insanların kalplerine dokunması olduğunu söylüyorlar.  Bense buna sadece gülüyorum. Sadece iyi bir pazarlama. Belki de rüşvet. Apple TV'nin izlemelerinin ödül töreninden sonra yüzde 25 arttığını düşündüğümüzde pek olasılık dışı gelmiyor açıkcası. En iyi olasılık ise jürilerin filmleri izlemeden oylama yapması. Tüm bunları düşündükçe aklıma Inside No.9'un bir bölümü geliyor. Bölümde boyunca bir masada toplanmış karar vermeye çalışıyorlar. Filmleri izlemeden gelen mi arasınız yoksa kendine oy vermek için kılık değiştirip içeri sızan mı? Bu komik sahnelerin gerçekte gerçekleştiğine inanmaya başladım. 
Ben de film En İyi Film oscarını kazandıktan sonra izlesem böyle yorumlar yapardım. Kesin benim anlamadığım bir şey vardır, koskoca akademi sonuçta boşu boşuna bir ödül vermiş olamaz diye düşünürdüm. Fakat ben filmi Apple TV'ye yüklendikten birkaç gün sonra izlemiştim. Türkiye de Apple TV hizmeti yoktu. Rastgele korsan bir siteden izlemiştim. Filmi de Londra'da sinema okuyan bir influncerdan görmüştüm. Londra Film Festivaline katılmıştı ve bir şans verilebileceğini düşünüyordu. Oscarlardan sonra o da şaşırdığını gösteren bir story atmıştı. Benim de o zamanlar sinema hakkında bir hesabım vardı ve film üzerine bir yorum paylaşmıştım. Yanlış anlaşılmasın Coda ile hiçbir sıkıntım yok. Aksine izlenmeye değer bir film olduğunu düşünüyorum. Ama bunun yanında da kesinlikle yılın en iyi filmi olmadığını düşünüyorum. Hatta yapımı Netflix satın alsaydı adaylık bile alamayacağını düşünüyorum. Filmin işitme engelli bireylere dikkat çekmesi ve cidden işitme engelli oyunculara rol verilmesi güzel ve bu açıdan cidden kalplere dokunuyor. Fakat merkezde olan bir kadının hayallerinin peşinden gitmesi fikri oldukça orjinallikten uzak. Hatta ortaya serpiştirdikleri romantik sahneler orta bütçeli bir Netflix filminden öteye geçemiyor. Harikulade köstümler ya da sanatsal sahneler de içermiyor. Muhteşem görsel efektlerde kullanılmamış. Dünyaca ünlü yıldızlar da rol almıyor. Senaryo zaten bir uyarlama. Eee nasıl en iyi film seçilebiliyor? 
Koskoca 2021 de kalplere dokunan tek film Coda değildi elbette. Halının altına süpürülüp görmezden gelinilen bir başka yapım The Last Duel. Hiçbir dalda ödülü bırakın adaylık dahi almadı. Oyuncu kadrosu Matt Damon, Ben Affleck, Jodie Comer ve Adam Driver'la tam bir yıldızlar geçidiydi. Yönetmen koltuğunda ise usta yönetmen Ridley Scott oturuyordu. Konusu itibariyle de oldukça ilgi çekiciydi. Tecavüze uğrayan bir kadının Orta Çağ zihniyetinde ne pahasına olursa olsun hakkını aramasını konu alıyordu. 3 farklı bakış açısından olayları ekrana taşıyordu. Kimileri için bu belki de eksi bir yöndü fakat benim için merak uyandırıcıydı. Muhteşem kostümler gördük. Bunun yanı sıra saç ve makyajlar da. 
Gelelim kalplere dokunan bir başka filme. Belfast. Benim o seneki favorimdi. Kenneth Branagh'ın çocukluk yıllarına dayanan yarı otobiyografik filmi. Bir çocuğun gözünden savaşın nasıl her şeyi değiştirdiği anlatılıyordu. Bu film The Last Duel kadar şanssız değildi. Birkaç adaylık ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü aldı. İkisi de oldukça kalplere dokunan filmlerdi. Dram yönleri oldukça sağlamdı. Ayrıca The Last Duel'in harika köstümleri Belfast'ın da siyah beyaz çekimiyle sanatsal bir bakış açısı vardı. Fakat aralarında ödüle layık CODA görüldü. 
Bu en iyi film Oscar'ı tartışmaları 2022 de başlayan bir şey değil. 2015'den beri bir tartışma konusu. İzleyicilerin memnun olduğu ve desteklediği filmlerin aday bile olmamasıyla programın reytinglerini her geçen sene düşürüyor. Hatta bu sene oscarlar televizyonda yayınlanmayacak gibi haberler yayınlanıyor. Akademinin seyircinin düşüncelerini falan umursadığı yok. Zaten ödül töreninin amacı izleyicileri memnun etmek değil. Sinema dünyasındaki kişilerin seçimi ne onu görmek. Bu ödüller sinema ile uğraşan kişiler tarafından oylanıyor. Örneğin Chris Evans akademi üyelerinden biri. Fakat ödül törenini televizyonda yayınlayıp bu programdan para kazanmak istiyorlarsa bir noktada seyirciyi de memnun etmek zorundalar. 
Tüm bunların yanı sıra ise Will Smith'in yumruk olayı patladı. 
Yıllarca konuşulacak bir olay. Akademiye koca bir kara leke sürülmüş oldu. 
Kısacası artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Artık insanların sinema sektöründeki kişilerin oylamasıyla belirlediği filmleri izlemek gibi bir derdi yok. Hepsini tek tıkla izleyip yorumlayabilir. Ya da o film hakkındaki binlerce yoruma hızlıca ulaşıp izlemeye değer olup olmadığına saniyeler içinde karar verebilir.  Böyle bir durumda da herkesi memnun etmek olanıksız olacaktır. Çekilen her filmi değerlendirmeye alıp bir ödül töreni oluşturmak ise eski yıllara göre çok çok daha zor olacaktır. Gereken özen gösterilmediği takdirde ise ödül törenlerinin prestijinin düşmesi kaçınılmaz.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın