Sinemamızın ilki: Cahide Sonku

Sinemamızın ilki: Cahide Sonku
0 Beğen
0 Yorum

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte sinema kendine bir yer edinmeye çalışıyor ve hikayeler anlatmayı deniyordu. 1930'lu yıllara geldiğimizde ise Muhsin Ertuğrul öncülüğünde tiyatro etkisinde var olan sinemamız bir yıldız kazandığının henüz farkında değildi. Darülbedayi'ye genç bir kadın seçildi, o kadının ismi daha sonra hepimizin tanıyacağı ve sinemamızda birçok ilki gerçekleştirecek olan Cahide Sonku'dan başkası değildi.

Muhsin Ertuğrul'un keşfiyle 1933 yılında "Söz Bir Allah Bir" filmiyle sinemaya adım attı. Döneminin en meşhur oyuncularından birisi oldu ve "Aysel Bataklı Damın Kızı" filmi onu üne kavuşturmuştur. Beyaz perdede erkeklerin kalbini kıran, o güzel kadındı. Sadece rolleri değil, sarı saçları ve güzelliğinin yanı sıra tarzıyla da bir ikona dönüşmüştü. 

1949 yılında "Fedakar Ana" filminde ilk yönetmenlik deneyimini de gerçekleştirmiştir. Tabii, filmin yönetmeni Seyfi Havaeri'nin Agah Özgüç ile yaptığı bir röportajda bunun gerçek olmadığını ve 1949 yılında davalık olduklarını da belirtmiştir. Yine de, tüm bunların yanı sıra Sonku, yönetmenlik aşkından vazgeçmemiş ve 1951 yılında "Vatan ve Namık Kemal" filminin Talat Ertemel ve Sami Ayanoğlu ile birlikte yönetmenliğini üstlenmiştir. Sadece yönetmenlikle de kalmamış, aynı zamanda 1950 yılında Sonku Film şirketini kurarak yapımcılık işine de el atmıştır. Sinemaya sadece oyuncu olarak değil, yönetmen ve yapımcı olarak da hizmet etmiştir. 

Bu ışıltılı dönemlerin bir de düşüş kısmı vardı. 1963 yılında yapım şirketinin bir yangın sonucu kül olmasıyla iflas etmiş ve geri kalan günlerde Muhsin Ertuğrul'un desteğiyle şehir tiyatrosunda çalışmış fakat sonra oradan ayrılmıştır. 

1970'li yılların ilk yarısına kadar filmlerde rol alsa da 1974 yılından itibaren herhangi bir filmde görünmemiştir. 

1919 yılında Yemen'de başlayan hayatı, 1981 yılında İstanbul'da son bulmuştur. Cahide Sonku, Türk sinemasındaki kadın temsilinin en önemli temsilcilerinden birisidir; oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak arkasında kıymetli bir miras bırakmıştır. Bu miras, 2019 yılından itibaren Altın Portakal Film Festivali'nde  sinema sektöründeki kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekmek için onun adıyla bir ödüle dönüşmüştür. 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın