Son zamanlarda bir yazar gözüyle yeni çıkan her bir kitabın satırları arasında gözlerimi gezdirdiğimde aklımda olan tek şey ne kadar da çöküyor oluşumuz. Yavaş yavaş, takvimden koparılan sayfalar misali edebiyatımız, sanatımız, insanı insan yapan en değerli parça; hayatımızın bir damarı kopuyor.
Düşünüyorum, neden sanatımız birden bu kadar yerle bir oldu? Neden sadece kolay tüketilebilen, birbirlerinin kopyası olan içeriklerle yetinir olduk? Neden sanatımızda yeni adımlar atmadık ya da neden gerçekten elimize kalemimizi alıp defteri önümüze çekip sıraladığımız kelimeleri kalbimizden dökemedik?
Çünkü yazarlık artık sosyal medyada ne kadar takipçimiz olduğuyla ölçülüyor.
En başından bakalım, Wattpad bir zamanın gençliğinin kendi akıllarında kurguladıkları kitapları yayınladıkları bir yerdi. Nitekim ben de zamanında Wattpad'de çok vakit geçirmiş, birçok bölüm yazmış ve silmiştim. Yazı yazmaya başladığımın erken dönemlerinde benim için Wattpad vardı. Ardından tüm yazdıklarımı sadece kendime ayırmaya karar vererek kurgularımı diğerlerinin yazdıklarından ayırmak isteyerek kitaplarımı tamamen kaldırdım.
Ancak herkes için durum böyle değildi. Wattpad'de oldukça okunması ve beğenisi olan kitaplar, yayınevlerinin gözünde 'daha çok para' demek olduğundan bu kitaplar basıldı ve edebiyatımızda resmen yeni bir alan açıldı: Wattpad edebiyatı.
Bu tür kitaplara baktığımızda genelde aynı çizgide ilerlediğini görürüz. Bir kadın ve erkek karakter, yaşadıkları bir dram, ardından da mutlu son. Tabii bu mutlu sona gelirken genel olarak gördüğümüz istismarlar, şiddet, küfürler, durmadan ayrıl barışlar... Bu düzlemin aynısı son zamanlarda çıkan çoğu kitapta görülmekte olup, birbirlerinin kopyala yapıştırı gibi olmakta.
Gerçek bir edebiyatta okuyucu ile duygusal bağ kurmak zordur. Bir derinlik yazmak da bir o kadar çaba gerektirir. Fakat bu 'kolay tüketilebilen' edebiyatın içerisine serpiştirilen sözde psikolojik tahliller, melankoli, acı ve kısaca tarif edebileceğimiz şekilde duygu pornografisi, okurun zihnini değil; sadece o anki duygularını hedef alır. Aslında okurken orada bir şeyler hissettiklerini sanarlar ama her şey kitabı kapatana kadardır. Bir bağ yok. Bir duygu yok. Orada duygu olarak aktarılmaya çalışanın aslında süslü kelimelerden ibaret koca bir sıfır olduğu artık su götürmez bir gerçektir.
Karakterler sadece daha ne kadar havalı yapabiliriz olgusuna göre işleniyor. Normalde olması gerekenden daha mükemmel karakterler, kusursuz kişilikler... Yazarın bakış açısından durmadan affedilen erkek karakterler ancak hep günah keçisi olarak yazılan kadınlar... Hedefleri olmasına rağmen aşk uğruna her şeyi terk eden ve bunu normalleştiren kadın karakterler. Bunları gördük. Bunları aşıladılar.
Burada hiçbir şekilde kendimi suçlu görmüyorum. Yeni bir nesile, hitap ettiğim yaş grubuna aşılamaya çalıştığım hiçbir zaman bunlar olmadı. Sırf güçlü olarak kabul edilmesi için olmadık kişilikler çıkarttılar karşımıza. Bu yazarcıklar edebiyat sandıkları yazılarına sırf daha çok paylaşılsın diye alıntılanabilir sözler ekliyorlar. Bu tıpkı yabancıların 'I love you' cümlesini pembe fosforlu kalemle çizip yanına yıldız veya kalp serpiştirmesi gibi.
Mantık kalmadı, anlatılabilecek bir şey kalmadı. Askeri kurgu adı altında çıkarttıkları kitaplarda Türk askerinin ölürlerse arkalarında bırakacakları aile yüzünden göğüslerinin sıkışmasını yazmaktansa o askerlere hayali bir oyun alanı kurup onları ciddiyetsiz, sorumsuz yazdılar. Bunu da Türk askeri olarak pazarladılar.
Sırf yazılmak için yazıldılar. Önlerine kağıt kalem bile çekmiyorlar artık. Oturuyorlar bilgisayar karşısına ellerine klavyeyi çekiyorlar ve akıllarına gelen her bir cümleyi yazıyorlar. Anlatım edebi görünsün, bana edebiyatçı gözüyle baksınlar diye salladıkça sallıyorlar.
Dört senede on kitap.
Ve her bir kitap 600 sayfa. Hatta daha fazlası.
Düşünün.
Düşünemezsiniz.
Çünkü onların sanatı, dışarıdan bakılınca hoş ve bakımlı görünen bir ev. Ancak gerçek, o kapıyı araladığında gördüğün boş odalardır.



Amatör bir yazar olarak bir dönem ben de Wattpad kullandım ve sadece tek bir hedef göstermeden günümüz genç kurguları konusunda o kadar haklı bir eleştiri olmuş ki, tebrik ediyorum. Artık niş bir hikaye kalmadı. Tamamen talep arz meselesine dönüşmüş durumda. Birbirlerinin kopyası hikayeler, karakterler ve geçmişleri, hisler... Artık bir mesaj vermek için anlatmıyorlar insanlar çünkü bence. Tamamen maddi endişeler ile yazıldığını düşünüyorum. Uzun zamandır kurguladığım hikayeyi bu yüzden yazamıyorum bile artık🤦🏻♀️ Umarım bizim gibi yazarların da sesi duyulabilir.