Mevzu aşk değil ki?!

Mevzu aşk değil ki?!
0 Beğen
0 Yorum

Mevzu Aşk Değildi

Mevzu bana âşık olman değildi.
Ben, insanın sevilmeden de yaşayabileceğini
çok önceden öğrenmiştim.

Mesele,
beni sevmediğin hâlde
neden en çok sevdiğim yerimden vurduğundu.

Senden bir ömür istemedim.
Adımı dualarına koy demedim.
Geceleri beni düşün,
yokluğumda eksil,
benim için dünyayı karşıma al demedim.

Sadece
canımı yakma dedim.

Sen bunu bile
fazla gördün bana.

Bir insan sevmediği birini terk eder.
Sen terk etmedin.
Kaldın.

Ve kalmanın bütün güzel anlamlarını
birer birer öldürdün içimde.

Önce sesini sevdim,
sonra o sesle susturdun beni.
Ellerini sevdim,
sonra dokunduğun her yerim
bir daha kimseye ait olamayacak kadar üşüdü.

Gözlerine inandım.
İnsan, bir çift göze inanarak
ne kadar yanılabilirse
o kadar yanıldım.

Mevzu bana âşık olman değildi.

Keşke hiç sevmeseydin.
Keşke bunu başından söyleseydin.
İnsan, yokluğa alışırdı belki.

Ama sen
önce kendine alıştırdın beni,
sonra kendinden mahrum bıraktın.

Bir susuza denizi gösterip
suyu zehirlemek gibi.

Şimdi içimde
senden kalan hiçbir şey yaşamıyor.
Ama hiçbir şey de ölmüyor.

Asıl cehennem bu zaten.

İnsan, gömdüğü şeyin ardından yas tutabilir.
Ben seni gömemiyorum.

Çünkü hâlâ bazı geceler
hatıran kalkıp dolaşıyor içimde,
eski yaralarımın kapısını çalıyor
ve ben,
seni bir kez daha kaybediyorum.

Hem de hiç benim olmamışken.

Mevzu bana âşık olman değildi.

Ben senden aşk istemedim.

Biraz merhamet istedim.

Çünkü insan
sevmediği bir kalbi
illa parçalamak zorunda değildir.

Sen beni sevmeyebilirdin.

Ama ben sana
en savunmasız yerimi göstermişken,
oraya bıçağı
neden bıraktın?

İşte ben
hâlâ bunu anlayamıyorum.

Seni değil.

İnsan, kendisine sığınan bir kalbi
nasıl olur da
enkaza çevirip gider?

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın