Sana kavuşamadığım gecelerde
ölümü değil,
ölümün bile seni bana ulaştıramayacağını düşündüm.
İnsan bazı kayıplardan sonra
yaşamaktan değil,
hayatın pusulasını yitirmesinden korkuyor.
Yollar yerinde duruyor,
ama hiçbirinin sana çıkmadığını biliyorsun.
İçimde yıllarca sakladığım ne varsa
avuçlarına bıraktım.
Sen bir süre o karanlığı aşk sandın;
sonra ellerin ağırlaştı,
vazgeçtin.
Geriye,
gidişinin duvarlarda bıraktığı soğuk kaldı;
dokunduğum her şeyde
biraz daha büyüyen,
adını koyamadığım bir kış.
Kimse bilmiyor:
İnsan bazen ardından bağırmadan,
kendi içinden taş taş sökülerek mahvolur.
Dışarıdan hâlâ aynı yüzdür;
içerideyse evleri birer birer yıkılır.
Ben de eksildim.
Önce kahkahalarımın ışığı söndü,
sonra aynalar yüzümü değil,
benden geriye kalanı göstermeye başladı.
Seni düşünmediğim birkaç saat için
kendimi suçladım;
sanki zihnimde açılan her boşluk
sana karşı işlenmiş bir günahmış gibi.
Unutmak,
sana sırt çevirmek değil,
seni içimde taşıyan son kapıyı da kapatmak gibi geldi.
Oysa sen,
beni hatırladığında bile
içinde bir yer sızlamayan
birine dönüşmüştün.
Benim adım sende
çoktan kül olmuştu;
sen yalnızca dumanını bile fark etmiyordun.
Asıl acı buydu:
Ben hâlâ yangının içindeyken
sen, küllerimi üzerinden silkeleyip
güne devam ediyordun.
Ben hâlâ seni kaybettiğim yerdeyim.
Saatler ilerliyor, mevsimler değişiyor;
ama içimde o gece
kapısı kapanmamış bir oda gibi duruyor.
Sen benden sonra yürüdün,
ben ise aynı eşiğin önünde
kendi gölgeme takılı kaldım.
Kendimi korumayı bıraktım.
Karşımda bir kahraman değil,
zırhını kendi elleriyle çıkarıp
içindeki yaralara bakan
yorgun bir adam buldum.
Tutunacak dalı kalmamıştı;
yine de düşmemek için
kendi kırık kemiklerine sarılıyordu.
Şimdi biliyorum:
Bazı insanlar birbirini yıkmaz.
Önce birbirlerinin duvarlarına dokunur,
içeri sızar,
kalbin en savunmasız yerine yerleşir.
Sonra biri gider.
Kalan,
yaşadığı için kurtulduğunu sanır.
Oysa bazen hayatta kalmak,
enkazın altında nefes almayı
özgürlük zannetmektir.
Ben kurtulmadım.
Yalnızca yokluğuna,
ölmeyecek kadar uzun,
unutamayacak kadar derin
alıştım.



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın