
OPHELIA, 200X170cm., Oil on Canvas / 2026
‘Bir kayboluş değil’ ruhun kendi tortularından sıyrılarak özüne sızma kaydıdır. Bu derin yeşil döngü, hem yaşamın ilk rahmi hem de benliğin geride bırakıldığı arkaik bir eşiktir. Tüm çağların dinmeyen gürültüsü ve suyun kaotik enerjisi figürün yer yer laminer akış arasındaki tezat, arınmanın en mahrem anını simgeler. Teslimiyet bir zayıflık değil, kaosun içindeki sarsılmaz dengedir.
Dünyaya kapatılan gözler bir tutsaklık ya da bir mahrumiyet değil, dış dünyanın görsel kalabalığına çekilmiş zarif bir sınırdır. Bu bir kaçış değil, kolektif bir uyanışın ilk adımıdır. Saflaşmak sancılıdır; özgürleşmek önce üzerine yapışan tüm toplumsal derileri, sahte kimlikleri ve korkuları suyun iyileştirici simyasında eritmeye cesaret etmelidir. Bu süreçte bir hiçleşme değil, parçalanarak yeniden ve daha berrak bir biçimde inşa edilen bir varoluş vardır.
Geçmişin karanlık gölgesi suyun derinliklerinde sönümlenirken, yükselen her bir baloncuk ruhun üzerinden atılan birer ağırlıktır. Bu, suyun içinde boğulmanın değil, suyla bir olup ışığa kavuşmanın tanıklığıdır. Katı olan her şeyin eridiği bu kutsal döngüde geriye kalan tek gerçek; artık hiçbir yabancı unsurun tutunamayacağı, aydınlık ve dokunulmaz olan o saf özdür. Gerçek arınma ancak mutlak bir sükunetle mümkündür.
YASEMEN İSLAMOĞLU






Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın