Okunma Sayısı: 96
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Eski Yapı, Yeni Tasarım: 300 Yıllık Yafa Evi


Eski Yapı, Yeni Tasarım: 300 Yıllık Yafa Evi
Çağdaş mimarlığın konusu olarak eski binalar ve yeni tasarımlar, yeni ve eskinin mimaride bir arada kullanılmasını, tarihi karakterlerin korunup ön plana çıkarılmasını sağlarken yapıya yeni işlevler ekleyerek kullanımını artırıp yapıyı yeniden canlandırır.

Eski yapılara işlev kazandırmak sürdürülebilir mimariye katkıda bulunur, kültürel ve tarihi miras göz önünde bulundurularak toprak ve arazi korunur, malzeme çeşitliği sunulurken aynı zamanda tasarruf sağlanır.

Yapının eski ve yeni unsurları beraber içermesi, hem görsel bir zenginlik sunar hem de geçmişte var olan yapıyı geleceğin olası işlevlerine adapte eder. Bunu daha açıkça görmek için eski ve yeninin bir yapıda harmanlandığı örneğe göz atalım.

Bu yeniden işlevlendirme örneği, Dünya'nın en eski yerleşim merkezlerinden biri kabul edilen bir bölgede. İsrail sınırları içerisinde, Tel Aviv’in bir parçası olarak kabul edilen bir liman şehri olan Yafa’da bulunan bir daire.

Denize bakan bu daire, arnavut kaldırımlı bir sokakta bulunan 300 yıllık bir yapının içinde yer alıyor. Yapımından bu yana sadece bir kere restorasyon geçiren yapı, yıpranmış tuğla duvarlar ve eksik kalmış zemin döşemelerinden dolayı oldukça bakımsızmış.

 

Pitsou Kedem tarafından elden geçirilen dairenin en dikkat çekici ve karakteristik özelliğiyse büyük kemerli açıklıkların bulunduğu eski taş duvarlar.

Pitsou Kedem’in bu yeniden işlevlendirme projesindeki tasarım rehberinde en dikkat çekici unsur, daireyi antik yapı teknikleri ve Osmanlı dönemi mimarisi arasında dokuyarak tasarlamış olması.

Asıl amaç var olan yapının orijinalini, özelliklerini, bölünmüş tavanları, orijinal malzemeleri ve tabii ki taş yüzeylerini ortaya çıkarmak ve restore ederek eskiyi korumak.

Yenilenen duvarların bir kısmının arkasında elektrik boruları, klima sistemleri ve bazı saklama dolapları bulunan ince, beyaz boyalı metal levhalarla kısmen örtülerek görsel zevki bozabilecek unsurlar ortadan kaldırılmış.



Mobilyaların ve aydınlatmaların var olan taş duvarlara teması en aza indirgenip zarar vermeleri önlenmiş.

Ahşap raflar da tonozlu oyuklara entegre edilmiş, böylece kullanıcılar saklamaya gerek duymadan ve kapalı kapılar ardına atmadan açık bir şekilde kitap ve dekorasyon eşyalarını sergileyebiliyorlar.



Zamanla aşınmış duvarların aksine, mutfakta kullanımın kolaylığı ve işlevselliği açısından modern mat siyah dolaplar ve gümüş metal armatürler kullanılarak kontrast yaratılmış.

Dairenin ön cephesinde yer alan pencereler ve kapılar, siyah çerçeveli cam levhalarla belirtilmiş.



Ayrıca daire, sıcak yaz aylarında açık havada yemek alanı olarak kullanılabilecek, bitkilerle kaplı büyük bir avluya açılmaktadır. Böylece Yafa’nın da hava koşulları ve coğrafi özellikleri kullanıma göre tasarıma dahil edilmiştir.



Büyük kemerlerinden ve kubbe şeklindeki tavanlarından da anlayacağımız üzere Osmanlı kültür ve mimarisinden etkilenen bu şehirde, şehri etkisi altına alan kültürler ve dokular iç mekan tasarımına entegre edilmiş.

Kaynak: 1, 2

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!