Sansüre Gerek Yok Gibi Duruyor Wannart

Sansüre Gerek Yok Gibi Duruyor Wannart
  • 0
    0
    0
    0
  •                 Hissettiğim şey ise gerçekten öfkeydi. Kime karşı bilmiyorum, bir şeye karşı bile olmayabilir fakat çok büyük bir öfke besliyordum içimde. Küfürlerle, alkolle, uyuşturucu ile o öfkeyi mayalıyordum ta ki beni kabız edene kadar. Sinirden titremiyorum ama konuşurken kelimelerimin arasına minik küfürler yerleştirebiliyor olabilirim. Çoğu küfürüme insanlar gülüyor. Bana kızanlar da oluyor haliyle ama onlar sikimde bile olmuyor. Bana gülenler genellikle beni savunuyorlar. Çünkü onları güldürüyorum.

                    Çünkü 15 saniye aralıksız küfür edince insanlar bana gülüyor. Amına koyayım içim yanıyor içim. Bunu sizlere daha fazla nasıl ifade edebilirim. Keyiften küfür edilir mi? Gerçekten mutlu olan bir insan küfür edecek bir şey bulabilir mi? Az mutlu oldu diye kim küfür eder ki it herifler. Sizlere illaki açık açık kötüyüm mü demem gerekiyor. Hayır, ama bir bira ısmarlasanız da olur aslında. Çok konuşmaya gerek yok böyle şeyleri. Bana kalırsa bir insanın başka bir insanla iletişim kurmasına da gerek yok. Dedikodu yapan kedi köpek gördünüz mü hiç? Ya da o gün aslanın pençesinden kaçarken dereye düşen bir ceylanın postu ıslandı diye dert yanmasını gördünüz mü?

                    Yaşıyor ve geçiyor. Bu kadar basit. Korkuyor olabilir. Korksun zaten amına koyayım, o hayada vahşi yaşam denmesinin bir sebebi var. Ama en azından korkuları belli. Ölmek istemiyor, onu öldürecek olan yırtıcı hayvanlardan ya da onu sikmek için şov yapan pezevenklerden kaçmak istiyor.

                    Basit hayat.  

                    Sigorta primi, emeklilik, 9-5, aşk, arkadaşlık, ilişkiler, gecelik ilişkiler, haftalık seksler, aylık sevgiler, yıllık evlilikler, anlık hevesler, güzel hayaller, göte giren umutlar, yanlış anlaşılmalar, anlam aramalar, anlaşılamamalar, anladığını sanmalar, cahil kalmak, bunu tercih etmek, isim takmak, dalga geçmek, alay konusu olmak, mutlu olmaya çalışmak, mutsuzluktan kurtulmak, mutsuzluğun verdiği gücü keşfedince bir daha mutlu olamamak, tatmin olamamak, erken boşalmak, geç boşalmak, hiç boşalmamak, yalan söylemek, yalandan orgazm olmak, gerçekten orgazm olsan bile itiraf edememek, itiraf etmek, doğrunun arkasında durmaya çalışmak, doğrunun ne olduğunu bilememek, varlığı sorgulamak, bir bok olmadığını fark etmek, senden büyük bir şeye tapmak, senden büyük şeyin umurunda olmadığını fark etmek, yüce varlığın porno yıldızlarını ve kardashian’ları senden daha çok sevdiğini fark etmek, yine de her gece ona dua etmek, adalete inanmak, adaletin her gün sana tecavüz etmesine izin vermek, elinden bir şey gelmemek,  etkilemeye çalışmak, bolca ama bolca fotoğraf çekilmek, sonra hepsini silmek ya da çektiğin yüzlerce fotoğrafın içinden bir tanesini seçtikten sonra üstünde efektler uygulamak, fotoğrafı değiştirmek, artık aslı gibi olmayacaktır. İnsanın dertleri çoktur. Bunları her gün her insan ister istemez düşünüyor. Seks yaparken bile çarşaf kirliyse eğer özgüveni sarsılan bir varlıktan bahsediyoruz.

                    Twerk izlemeyi ve twerk yapmayı unutmuşum. Bu da bir dert.

                    Çocuk erotizminin kaybolduğunu düşünüyorsanız eğer sizleri periscope, snapchat ve instagram gibi sosyal medyalarını kurcalamanızı isterim. Tabi mideniz kaldırırsa.

                    Aklım parçalanıyormuş gibi hissederken omzuma dokunan bir el beni korkuttu.  “Bir bira daha alır mısın?” diye sordu onunla sevişmeyi düşünmediğim garson. Aynı hissi o da benimle paylaşmıyordu ki omzumdan elini direkt değil sürterek çekti. Tüylerim diken diken oldu tabi ki. Vücuduma bir kadın dokunuyor. Her gün olan bir şey değil. Ona doğru dönüp “ Sana bugün şov yapamam ne yazık ki yavru ceylan.” Dedim. Yüzüme şaşkınlıkla baktı. “Düşüncelerimi okuman gerek.” Diye kestirip kafamı çevirdim.


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.