Advertisement
Okunma Sayısı: 659
  • 14
  • 0
  • 0
  • 4

Bir Psikolojik Gerilim Olarak: Cinnet


Bir Psikolojik Gerilim Olarak: Cinnet
Advertisement

Beyaz perdenin en önemli yönetmenlerinden biri olan Stanley Kubrick’in 1980 yılında Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan filmi “The Shining”, günümüzde hala tüm zamanların en iyi psikolojik gerilim filmleri arasında yer almaktadır. Film hem sinematografisi, hem oyuncuları, hem de müzikleri ile seyircinin yoğun ilgisini kazanmış ve yıllar geçse de adından söz ettirecek bir yapıt haline gelmiştir. Film, Torrance ailesinin lanetli olduğuna inanılan ve daha önce büyük bir trajediye tanıklık etmiş Overlook Hotel’e kış bekçiliği yapmaya gitmesi ve babanın bunalıma girmesi ile gelişen olayları konu alır.  Bu yapıt sadece basit bir gerilim filmi olmamasına karşın aslında içerisinde birçok alt metin bulundurmaktadır, bu da filmi daha ilgi çekici kılar.

Film uzun bir araba yolculuğu ile başlar ve daha sonra Jack’in müdürle kış bekçiliği işi için yaptığı görüşme ile devam eder. Müdür, otelin bir Kızılderili Mezarlığı üzerine inşa edildiğinden bahsetmektedir. Bununla birlikte filmin ilerleyen dakikalarında oteldeki duvarların, tabloların, halıların Kızılderili motifleriyle süslendiğini ayrıca balta, ok gibi Kızılderililer tarafından kullanılan savaş silahlarının yer aldığını görürüz. Aslında alt metnine baktığımızda bu ögelerin hepsi Amerika’nın kuruluşunun alegorisidir, yönetmen bizlere politik mesajlar vermektedir. Otelin adı olan “Overlook” da Kızılderili katliamının göz ardı edilişine yapılan bir göndermedir. Jack’in oteldeki görevi bir beyaz olarak kapitalist ve ataerkil düzeni korumaktır fakat gelişen olaylar sebebiyle gerçekler gün yüzüne çıkmış ve o da görevinde başarısız olmuştur. Tuvalette garson Grady ile konuşmasının sebebi ise ikisinin de alt sınıf olarak kendi benliklerini ve uluslarını korumak için görevlendirilmiş olmalarıdır.

Filmde aynı zamanda o dönemde geçen olaylara ve yüzyıllardır bizlere anlatılan masallara da gönderme yapılmaktadır. Filmde Danny’nin giydiği Apollo 11 kazağının filmin çıkış tarihi ile aynı dönemde yayınlanan Ay’a çıkış görüntülerinin Stanley Kubrick tarafından çekildiği iddialarına yapılan bir gönderme olduğu düşünülüyor. Filme ait başka bir teori ise romanda girilmemesi gereken odanın 217 numaralı oda olmasına karşın filmde 237 numaralı oda olmasıdır, bazısına göre bunun sebebi de Ay’ın Dünya’dan 237,000 km uzakta olmasıdır. Danny’nin otelde kaybolmamak için yere ekmek kırıntıları dökmesi Hansel Ve Gratel, Jack’in karısına “Küçük domuz, beni içeri al!” diye bağırıp kapıyı kırmaya çalışması ise Üç Küçük Domuzcuk masalına yapılan referanslardır.