Advertisement
Okunma Sayısı: 97
  • 1
  • 0
  • 1
  • 0

Taylor Swift'in Bizi Alıp Büyülü Bir Dünyaya Götürdüğü Albüm: "Speak Now"


Taylor Swift'in Bizi Alıp Büyülü Bir Dünyaya Götürdüğü Albüm: "Speak Now"
Advertisement

Bu sene müzik kariyerinde 16. yılına girecek olan Taylor Swift; şu an dünyanın en ünlü müzisyenlerinden biri, hatta pek çok müzik eleştirmenine göre şu anki müzik endüstrisinin en güçlü ismi. Çıkardığı albümlerle, aldığı ödüllerle, yaptığı turnelerle ve satış rakamlarıyla adından söz ettirdiği kadar şarkı sözü yazarlığı ve özel hayatı hakkında da oldukça konuşulan Taylor'ın kariyerinin ilk ve en önemli dönüm noktası şüphesiz 2010 yılında yayımladığı Speak Now albümüdür. 

Kendi ismiyle yayımladığı Debut albümünün ve kendisine Yılın Albümü Grammy'sini kazandıran Fearless'ın başarısının ardından Taylor, 3. stüdyo albümü için kariyerinin en önemli kararlarından birini aldı. Bu albüm diğerlerinden daha kişisel bir albüm olacaktı. Bu sebeple de albümdeki tüm şarkıları hiçbir ortak yazar olmadan tamamen kendisi yazacaktı. Şarkılar, çoğu halkın gözünde meydana gelen hayatındaki önemli olaylarla ilgiliydi. Şarkı yazma yeteneğini hayal kırıklıklarını, pişmanlıklarını, duygularını, anılarını yansıtmada kullanan Taylor, hala country ağırlıklı şarkılara sahip olsa da farklı müzik türlerini denemeye de yine bu albümde başladı. 

 

Çalışmaları iki yıl süren albümün başta düşünülen orijinal adı Enchanted'dı. Albümün adının değişme hikayesini Big Macine Records'un sahibi Scott Borchetta şu şekilde anlatıyor: "Öğle yemeğindeydik ve bana bir sürü yeni şarkı çalmıştı. Ona baktım ve 'Taylor, bu kayıt artık peri masalları ve lise hakkında değil. Bu kaydın Enchanted olarak adlandırılması gerektiğini düşünmüyorum.' Bu konuşmadan sonra Taylor, o noktada masadan kalkmak için izin istedi. Geri döndüğünde, albümün adının kariyerinde ve henüz genç olan dünya anlayışında temsil ettiği evrimi daha iyi bir şekilde yansıttığı için Speak Now olmasına karar vermişti."

Albümü hakkında "Geçtiğimiz iki yılda hakkında yazmak ve konuşmak için can attığım çok şey yaşadım. O an söylemek isteyip de söyleyemediğim çok şey vardı ve bu albüm benim için bunu yapma fırsatı." şeklinde konuşan Taylor, bu albümündeki şarkı yazarlığı ile eleştirmenlerden tam not alırken albümde kullandığı büyülü atmosfer, şarkıların bağ kurulabilecek kadar gerçekçi olması Taylor'ın şu an ulaştığı hayran kitlesini elde etmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri oldu. 

İçerisinde 14 şarkı bulunan albümün deluxe versiyonunda bu 14 şarkıya ek olarak Ours, If This Was A Movie ve Superman olmak üzere üç adet ekstra şarkı bulunmakta. Ayrıca albümde bulunan Back To December'ın ve Haunted'ın akustik versiyonları ve Mine'ın pop remiks versiyonu da yine deluxe albümde ekstra olarak bulunmakta. Gelin Taylor'ın tamamen kendi başına yazdığı ve bizi alıp büyülü bir dünyaya götürdüğü bu albüme biraz daha yakından bakalım.

 

1. Mine

Albümün açılış şarkısı olan Mine, aynı zamanda albümden yayımlanan ilk tekli. Klasik bir country şarkısı olan Mine, Taylor'ın önceki albümlerden beri taşıdığı pozitif, sevimli country şarkıcısı imajını oldukça iyi yansıtan bir şarkı olarak karşımıza çıkıyor. Müzik kadar sözler de aynı şekilde bu imajı desteklemekte. 

Yazının başında da dediğimiz gibi Speak Now, Taylor'ın en kişisel deneyimlerden beslenen albümü. Bu yüzden şarkı hakkında kendi açıklamalarına bakacak olursak Taylor bir röportajında şunları söylüyor: 

"Son zamanlarda aşktan kaçmak gibi kötü bir alışkanlığım var. İlişkinin bir tür taahhütte bulunmanız gerektiği yerine geliyorsunuz ve sonra tam tersi yönde koşuyorsunuz. "Mine", bir gün bunun istisnası olacak birini bulabileceğim fikriyle ilgili, ondan kaçmayacağım kadar sağlam ve kesin bir şey olacak birini. Bazen aşkla ilgili gördüğüm birçok örneğe bakıyorum, uzun vadede çoğu zaman işe yaramıyor. Vedalar var ve insanlar gerçekten inciniyor, bu yüzden biraz 'kaçan' olma eğilimindeyim. Ama bir noktada bunun değişebileceğini ummaktan asla vazgeçmedim.

Bu şarkı albümdeki ilk tekli çünkü öyle… Nathan(yapımcım) ve ben, bu şarkıyı getirdiğim ve bir gün içinde onun bodrumunda bu demoyu yaptığımız anda birbirimize baktık ve "İşte bu. İşte bu o şarkı." dedik. Albümlerimdeki ilk teklilerimi genelde bu tarz anlarda bulduğum için bunun doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Bana şans dileyin."

Şarkıyı kısa süreliğine hayatına girmiş ve kendisiyle çok iyi zaman geçirdiği birisi için yazdığını de ifade eden Taylor, her ne kadar isim vermese de pek çok kişi şarkıda anlatılan kişinin Glee dizisinden tanıdığımız Cory Monteith olduğunu düşünmekteydi. 

 

Şarkı, sızdırılması sebebiyle planlanan çıkış tarihinden 2 hafta önce radyolara gönderilen Mine, sadece country radyolarında değil pop radyolarında da çalınması için Mine (Pop Mix) olarak tekrar düzenlendi ve sonrasında şarkı albümün deluxe versiyonuna konuldu. 

Aynı zamanda şarkının Taylor'a CMT (Country Music Television) Müzik Ödülleri'nde Yılın Müzik Videosu ödülü kazandıran, ve MTV Müzik Ödülleri'nde Yılın Videosu ve Yılın Pop Müzik Videosu adaylıkları getiren bir müzik videosu da bulunmakta. Müzik videosunda Taylor'ın sevimli, neşeli, masum country şarkıcısı imajı da oldukça ön plana çıkarılmakta.

"Do you remember, we were sitting there, by the water?
You put your arm around me for the first time
You made a rebel of a careless man's careful daughter
You are the best thing that's ever been mine"

 

2. Sparks Fly

Albümün country soundunu devam ettiren ikinci şarkı Sparks Fly, aslında Taylor'ın bu albüm için yazdığı bir şarkı değil. Taylor, bu şarkının orijinal halini ilk teklisi Tim Mcgraw'ı çıkarmadan önce, 16 yaşında yazmış ve ilk albümünün yayımlandığı dönemlerde barlarda 40-50 kişilik seyircilere çalmıştı. 2007 yılında bu performanslardan birinin internette paylaşılmasıyla fanlar tarafından çok sevilen şarkı yine hayranların ısrarıyla Taylor tarafından birkaç kısmı değiştirilerek Speak Now albümüne konuldu. Şarkı hakkında Taylor şu cümleleri kuruyor:

"Sparks Fly, aslında aşık olmamanız gereken birine aşık olmakla ilgili, ancak kendinizi durduramazsınız çünkü aranızda özel bir bağlantı ve kimya vardır, ve aranızda o kıvılcımın uçuştuğunu rahatlıkla görüyorsunuzdur. Bu, birkaç yıl önce yazdığım bir şarkı ve o zamandan beri üzerinde çalışıyorum. Yıllar içinde değiştiğini görmek harika. Hayranlar bunu daha önce konserde duymuştu ama gerçekten gurur duyduğum ve duymaları için sabırsızlandığım bazı harika değişiklikler oldu."

Şarkı Taylor tarafından çok fazla kez değiştirilse de bilinen en eski hali şu şekilde:

 

"The way you move is like a full-on rainstorm
And I'm a house of cards
You say my name for the first time, baby
And I fall in love in an empty bar
And you stood there in front of me just close enough to touch
Close enough to hope you couldn't see what I was thinking of

Drop everything now
Meet me in the pouring rain
Kiss me on the sidewalk
Take away the pain
'Cause I see sparks fly whenever you smile
Get me with those green eyes, baby, as the lights go down
Give me something that'll haunt me when you're not around
'Cause I see sparks fly whenever you smile

So reach out open handed and lead me out to that floor
I don't need more paper lanterns
Take me down, baby
Bring on the movie score
'Cause my heart is beating fast and you are beautiful
I could wait patiently, but I really wish you would

Drop everything now
Meet me in the pouring rain
Kiss me on the sidewalk
Take away the pain
'Cause I see sparks fly whenever you smile
Get me with those green eyes, baby, as the lights go down
Give me something that'll haunt me when you're not around
'Cause I see sparks fly whenever you smile

I run my fingers through your hair and watch the lights go wild
Just keep your beautiful eyes on me
Gonna strike this match tonight
And lead me up the staircase
Won't you whisper soft and slow
I'd love to hate it, but you make it like a firework show

Drop everything now
Meet me in the pouring rain
Kiss me on the sidewalk
Take away the pain
'Cause I see sparks fly whenever you smile
Get me with those green eyes, baby, as the lights go down
Give me something that'll haunt me when you're not around
'Cause I see sparks fly whenever you smile

And the sparks fly
Oh, baby, smile
And the sparks fly"

Orijinal sözlerin yayımlanmasının ardından Taylor, bu şarkıyı daha ünlü olmadığı dönemlerde bir barda birlikte çaldığı sevgilisi Jake Owen hakkında yazdığını da yine bir röportajında dile getirmişti.

 

Kendisine Teen Choice Awards'ta Yılın Country Şarkısı ödülü kazandıran şarkı için ayrıca Speak Now World Tour'un görüntüleri içeren bir müzik videosu da yayımladı.

 

3. Back to December

Oldukça yüksek tempoya sahip ve tamamen country ögeleri içeren iki şarkıyı albümün en sakin şarkılarından biri olan Back to December izliyor. Çoğu eleştirmene göre country haricinde soft rock ögeleri de barındıran şarkıya bir nevi orkestral bir balad da diyebiliriz. Ayrıca önceki iki albümünde eleştirmenlerden vokal yeteneğinin zayıflığı sebebiyle oldukça fazla eleştirilen Taylor, Speak Now yayımlanmadan hemen önce aldığı ses eğitimlerinin bir meyvesi olarak Back to December'daki vokalleriyle de eleştirmenlerin beğenisini topladı.

Hayatındaki konular hakkında daha açık bir şekilde konuşmaya karar veren Taylor, şarkı hakkında kendi internet sitesinde şunları yazdı:

"Back To December benim için bir ilk, çünkü daha önce hiçbir şarkıda özür dileme ihtiyacı hissetmemiştim. Ama son iki yılda pek çok şey yaşadım ve bunlardan çok fazla ders aldım. Ve bazen bir dersi almak için çok geç kalmışsınızdır ve o noktada dikkatsiz olduğunuz için özür dilemeniz gerekir. İyide, kötüde veya özürde, şarkıyı yazdığım kişi bunu hak ediyor. Back To December, benim için inanılmaz olan, bana mükemmel bir ilişki yaşatan biriyle ilgili ve ben ona karşı gerçekten dikkatsiz davrandım, bu yüzden ona söyleyeceğim sözler bunlar -- onun duymayı hak ettiği sözler."

Pek çok kişi şarkıdaki şu sözler sebebiyle şarkının Taylor'ın o dönemlerde yeni ayrıldığı eski sevgilisi Taylor Lautner hakkında olduğunu düşünmüştü.

"I miss your tan skin, your sweet smile
So good to me, so right
And how you held me in your arms that September night
The first time you ever saw me cry
Maybe this is wishful thinking
Probably mindless dreaming
But if we loved again, I swear I'd love you right
And I'd go back in time and change it, but I can't
So, if the chain is on your door, I understand"

İlk zamanlarda iki taraf da bu iddiayı doğrulamasa da birkaç yıl sonra Taylor Lautner, katıldığı bir röportajda şarkının kendisi hakkında olduğunu onaylamıştı.

Taylor'a Teen Choice Awards'da Yılın Ayrılık Şarkısı ödülünü kazandıran şarkının aynı zamanda tıpkı şarkı gibi hüzünlü bir tema içeren müzik videosu bulunmakta.

 

4. Speak Now

Back To December'ın yarattığı hüzünlü havanın ardından tekrar klasik Taylor Swift şarkılarından biri olan ve albüme de ismini veren Speak Now bizi karşılıyor. Pek çok kişi tarafından Taylor'ın önceki albümündeki You Belong With Me şarkısına benzetilen şarkı, sade bir besteye sahip klasik bir country-pop şarkısı. Bu kez kendi yaşadığı bir olaydan değil de bir arkadaşının yaşadıklarından etkilenen Taylor, şarkının hikayesi hakkında şunları söylüyor:

"Bu şarkıyı yazarken bana çocukluk aşkından bahseden bir arkadaşımdın yaşadıklarından ilham aldım. Lisede bir şekilde birlikteymişler ve sonrasında kendi yollarına gitmelerine rağmen bir gün tekrar bir araya gelecek gibilermiş. Sonra bir gün geldi ve bana onun evleneceğini söyledi. Çocuğu arkadaşlarıyla konuşmasını engelleyen, ailesiyle ilişkisini kesmeye zorlayan ve çocuğu tamamen izole eden bu kızla tanışmıştı ve kızın kötü biri olduğunu söylüyordu. Ben de rastgele bir şekilde "Yani şimdi konuşacak mısın?" dedim. "Ne demek istiyorsun?" der gibiydi. Ben de "Ah, bilirsin, kiliseyi basmak gibi, ya şimdi konuşun ya da sonsuza kadar susun (speak now or forever hold your peace) denir ya hani. Hatta ben de seninle geleceğim, gitar çalarım harika olur." dedim. O ise sadece gülüyordu ve bu konuşmadan sonra, sevdiğiniz birinin başka biriyle evlenmesinin ne kadar trajik olacağı fikrine kafa yordum.

Daha sonra, eski erkek arkadaşlarımdan birinin evlendiğini hayal ettim ve birdenbire bir düğünü bölmekle ilgili bu şarkıyı yazmam gerektiği aklıma geldi. Benim için, bunu kötüye şarkı iyinin hikayesi olarak düşünmeyi seviyorum ve bu kız tamamen kötü olarak resmedilmiş."

Daha sonrasında ise şunları eklemiş:

"Gerçek hayat komik bir şey. Gerçek hayatta, doğru şeyi doğru zamanda söylemek önemli değil, çok önemlidir. Hatta o kadar önemlidir ki, çoğumuz yanlış zamanda yanlış şeyi söylemekten korktuğumuz için tereddüt etmeye başlarız. Ama son zamanlarda bundan daha fazla korkmaya başladığım şey, hiçbir şey söylemeden anın geçmesine izin vermek. Bence, kafanda 'Yapabilirdim ama artık çok geç' diyen bir ses olmadan geçmişine bakmayı hak ediyorsun. Yani susmanın ve sıranı beklemenin bir zamanı var, ama nasıl hissettiğini biliyorsan ve ne söylemen gerektiğini açıkça biliyorsan, bunu gerçekten bileceksin. Bence beklememelisin. Bence şimdi konuşmalısın."

Pek çok kişi Taylor'ın esinlendiği kişinin eski erkek arkadaşı Josh Farro'nun düğününe katılmak zorunda kalan Paramore grubunun solisti Hayley Williams olduğunu düşünse de bu konuda iki tarafında resmi bir açıklaması bulunmamakta.

"Don't say yes, run away now
I'll meet you when you're out of the church, at the back door
Don't wait or say a single vow
You need to hear me out
And they said, "Speak now""

 

5. Dear John

Albümün en uzun ve en yavaş tempolu şarkısı olan Dear John, adından anlaşılacağı üzere Taylor'ın eski erkek arkadaşı John Mayer hakkında. Şarkının sadece isminden değil içindeki sözlerden de bahsedilen kişinin John Mayer olduğu açık bir şekilde belli olmakta. Sevgili oldukları zamanda Taylor 19 yaşında, John Mayer ise 31 yaşındaydı ve bu da şarkı sözlerinde geçmekte.

"Dear John, I see it all now that you're gone
Don't you think I was too young to be messed with?
The girl in the dress cried the whole way home
Dear John, I see it all now, it was wrong
Don't you think nineteen's too young
To be played by your dark, twisted games
When I loved you so?
I should've known"

Taylor, kariyeri boyunca yazdığı en açık sözlü olan bu şarkısı hakkında ise bir röportajda şunları söylüyor:

"Dear John şarkısı, eskiden ilişkide olduğunuz birine göndereceğiniz son e-posta gibi. Genellikle insanlar bu son e-postayı birine yazarlar ve o kişiye söylemek istedikleri her şeyi söylerler ve genellikle göndermezler. Sanırım bu şarkıyı albüme koyarak göndere basıyorum."

Şarkı müzikal anlamda da John Mayer'ın şarkılarına oldukça benzemekte, örneğin şarkının gitar kısımlarında genelde iki nota birbirine bağlanarak çalınıyor ve bir bakıma da kasten bu şekilde bir melodiye sahip. John Mayer'ın manipülatif biri olarak resmedildiği şarkı kendisine sorulduğu zaman şarkıyı dinlediğinde inanılmaz sinirlendiğini ve bunun ucuz bir şarkı yazarlığı olduğunu şu sözlerle ifade etmişti:

"Hiç e-posta almadım. Hiç telefon almadım, gerçekten hazırlıksız yakalandım ve zaten üzgünken bu beni gerçekten küçük düşürdü. Demek istediğim, şimdiye kadar olduğun en düşük noktadayken biri seni daha da aşağıya tekmeleseydi nasıl hissederdin? Bir şarkı yazarı olarak bunun ucuz bir şarkı yazarlığı olduğunu düşünüyorum. Onun dünyadaki en büyük şarkıcılardan biri olduğunu biliyorum ve kimsenin gemisini batırmaya çalışmıyorum ama bence ellerinizi ovuşturup 'O bunun yükünü çekene kadar bekleyin!' demek yeteneğini suiistimal etmektir. Bu tamamen saçmalık."

Bu açıklamayla yetinmeyip 3 yıl sonra Paper Doll isimli bir şarkı çıkaran Mayer, Dear John'daki "you paint me a blue sky then go back and turn it to rain" sözüne "and if those angel wings don’t fly, someone’s going to paint you another sky" ile cevap verdi. Taylor ise kendi ekibi tarafından Mayer'a şarkı ile ilgili haber verildiğini ama maillerine hiçbir zaman geri dönüş alamadıklarını ifade etti.

 

6. Mean

Banjo, keman ve gitar melodisinin ağırlıkta olduğu Mean, her yönüyle tam olarak bir country şarkısı. Adından da anlaşılacağı üzere kaba insanlar hakkında yazılan Mean, Taylor'a Teen Choice Awards'ta Yılın Country Şarkısı, Grammy Ödülleri'nde ise En İyi Country Solo Performansı ve En İyi Country Şarkısı ödüllerini kazandırdı. Röportajlarında bu durumu kaderin bir cilvesi olarak ifade eden Taylor, şarkı hakkında yaptığı açıklamada şunları söylemekte:

"Benim yaptığım işi yaptığınızda, birçok insanın sizin hakkınızda istediklerini söylemesi için kendinizi ortaya koyarsınız, milyonlarca farklı insandan milyonlarca farklı fikir vardır.

Yaptığım her şeyi herkesin beğenmeyeceğini anlıyorum ve ne olursa olsun bir şeyler için eleştirileceğimi de anlıyorum. Ama aynı zamanda birini eleştirmenin farklı yolları olduğunu da anlıyorum. Yapıcı eleştiri var, profesyonel eleştiri var, bir de sadece kaba olmak var. Bir insanla ilgili her şeye saldırmaya başladığınızda aştığınız bir çizgi var ve çizgiyi tekrar tekrar geçen bir adam var. Sadece kaba olan ve günümü mahvedecek şeyler söylemeye çalışan bir adam.

Bu olur... ne yaparsan yap, kaç yaşında olursan ol, işin ne olursa olsun, hayattaki yerin ne olursa olsun. Her zaman sana kaba davranan biri olacak. Bununla başa çıkmak, o durumla ilgili kontrol edebileceğiniz tek şey, bununla nasıl başa çıkacağınız. Mean, tamamen bu durumla nasıl başa çıktığımla ve kendimi nasıl bir düşünce sistemine oturttuğumla ilgili." 

Burada bahsedilen adam ise Taylor'ın 2010'daki Grammy performansı ile ilgili çok kötü bir eleştiri yazan ve Taylor'ı şarkı söyleyemeyen, yeteneksiz bir şarkıcı olarak tanımlayan Bob Lefsetz. Yazının bir kısmı ise şu şekilde:

"Performansı analiz etmem gerekmiyor. (Lanet olsun, Taylor'ın kendi hit şarkısını nasıl yeniden düzenlediğini anlamıyorum.) Ama ilgilendiğim şey bu performansın etkisi. Çünkü artık herkes Taylor Swift'in şarkı söyleyemediğini biliyor. Hatırlayacakları şey bu mu?

Başka bir deyişle, Taylor Swift kariyerini bir gecede mi öldürdü? Evet tam olarak öyle. Nashville'de ondan daha da nefret edilecek.

Taylor Swift, bir anda kendini gençlik fenomenlerinin çöplüğüne bıraktı. O sadece bir süre daha parlamasını ve sonra birden sönmesini beklediğimiz bir kişi, tıpkı New Kids On The Block,  Backstreet Boys ve Miley Cyrus gibi. Önünce daha fazla ilerleyemeyeceği bir duvar var. Debbie Gibson Broadway'deki şovlarda görünebilir, ancak bir hit şarkı çıkaramaz. 

Taylor yaptığı hatayı anlamayacak kadar genç ve aptal. Ve onu çevreleyenler paraya bağımlı olduğu için ona hayır demekten korkuyorlar. Ama dün gece Taylor Swift, sırf kariyerini kurtarmak için autotune yapmış OLMALIDIR. 

Yirmi birinci yüzyılda onu taklit etmenin kolay olduğunu söylüyorlar.

Ama bildiğimiz bir şey var ki, gerçek her zaman ortaya çıkacaktır.

Şarkı söyleyemiyorsan şarkıcı olmak zor.

Sonuçta, yıldızlarımızın gerçek olmasını istiyoruz. Bu güvenilirlik olmadan, çizelgelerin üstündeki zamanınız kısadır.

Taylor Swift dün gece kariyerini kısalttı. Ve her şeyi kendisinin yaptığını söylediği için suçu üstlenmesi gerekiyor. Evet, hayali gerçek oldu, başardı, o bir yıldız ama bu durumun uzun süreceğini sanmıyorum. Elton John, onlarca yıl sonra GaGa ile şarkı söyleyebilir. Peki Taylor Swift, 2030'ların yıldızlarıyla düet yapabilecek mi? Şüpheli."

 

7. The Story Of Us

Yüksek bir davul ritmiyle başlayan The Story Of Us, oldukça duygusal sözlere sahip olmasına rağmen albümdeki en upbeat şarkılardan biri. Taylor'ın yavaş yavaş pop müzikle de ilgilenmeye başladığını gösteren şarkılardan biri olan The Story Of Us, ayrıldıktan sonra eski sevgilisiyle karşılaşmak zorunda kalan ve kendini çok tuhaf hisseden biri hakkında. Şarkıyla ilgili Taylor şunları söylüyor:

"The Story of Us, garip bir durum hakkında yazdığım bir şarkı. Son zamanlarda garip yerlerde eski sevgililerimle karşılaşıyorum. Bu şarkı, karşılaştığım garip yerin bir ödül töreni olduğu durumlardan biriyle ilgili.


Ondan birkaç koltuk uzakta oturuyordum ve söylenmesi gereken o kadar çok şey vardı ki ikimiz de bunu söylemek istemiyorduk. İkimiz de tanımadığımız insanlarla sohbet ediyormuşuz gibi davranıyorduk. Sadece mutsuzdu. Anneme daha sonra bu olayı anlattığımda kendimi kalabalık bir odada tek başıma duruyormuş gibi hissettiğimi söyledim. Sonrasında ise kendimi o kadar kötü hissetmiştim ki "Gitmeliyim. Hoşçakal!" diyip kalkmıştım. Ve annem bu noktada buna alıştı, şarkının konusu da tam olarak bu."

 

Şarkıyı yazdığı günü ise Taylor, Lover döneminde yayımladığı günlüklerinden birinde şu şekilde anlatıyor:

"Birkaç gündür bir şarkı üzerinde çalışıyordum. Bu sabah Nathan'a giderken arabada şarkıyı bitirdim. Çok güzel oldu. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki bu kaydı yazmayı tamamen bitirdim. Şarkı yüksek tempolu ve akılda kalıcı. Ayrıldığın kişinin hemen dibinde olduğunu bildiğinde yaşadığın korkunç bir anı anlatıyor. Aranızda görünmez bir duvar olduğunu hissediyorsun. Ne sen iyi hissediyorsun ne de o. Bu şarkıyı yazdığım için çok mutluyum!!"

"Now I'm standing alone in a crowded room
And we're not speaking
And I'm dying to know
Is it killing you like it's killing me? Yeah
I don't know what to say since the twist of fate
When it all broke down
And the story of us looks a lot like a tragedy now"

 

 

8. Never Grow Up

Albümün müzikal anlamda en basit şarkılarından biri olan Never Grow Up, sadece basit ve sakin bir gitar melodisi ve Taylor'ın yine bir o kadar sakin ve içten vokalini içeriyor. Ailesi ve büyümenin zorluğu hakkında yazdığı bu şarkı için Taylor şunları söylüyor:

"Never Grow Up, büyümek hakkında ne hissettiğimi tam olarak bilmediğim gerçeğiyle ilgili bir şarkı. Bu zor. Büyümek sen farkında olmadan olur. Büyümek çok çılgın bir kavram çünkü gençken çoğu zaman daha büyük olmayı dilersin. Her gece kalabalığa bakıyorum ve benim yaşımda benim yaşadıklarımın aynısını yaşayan bir sürü kız görüyorum. Arada bir aşağıya bakıyorum ve yedi ya da sekiz yaşlarında küçük bir kız görüyorum ve keşke tüm bunları ona anlatabilseydim diyorum. İlerde olacağı kişiyi hayal ediyor ve fark etmeden düşüncelerini, hayallerini ve fikirlerini oluşturuyor. Bu şarkıyı o küçük kızlar için yazdım."

"Take pictures in your mind of your childhood room
Memorize what it sounded like when your dad gets home
Remember the footsteps, remember the words said
And all your little brother's favorite songs
I just realized everything I have is someday gonna be gone

So here I am in my new apartment
In a big city, they just dropped me off
It's so much colder than I thought it would be
So I tuck myself in and turn my night light on

Wish I'd never grown up
I wish I'd never grown up"

 

9. Enchanted

Albümün büyülü atmosferini en çok hissettiğimiz şarkı olan Enchanted, Taylor'ın yavaş yavaş country soundundan çıkmaya başladığını ve yeni şeyler denemeye başladığını gösteren parçalardan biri. Yavaş ve sakin bir şekilde başlayan şarkı nakarata geldiğinde tonunu tamamen değiştiriyor ve ismi gibi dinleyicileri büyülüyor. Şarkı, Taylor'ın bir süredir e-posta yoluyla yazıştığı Owl City grubundan Adam Young'a olan tutkusunu ayrıntılarıyla anlatıyor. Sonunda onunla New York'ta tanıştığında, ona hayran kalmıştı ama onu bir daha asla görememekten ve başka bir kıza aşık olmasından endişeleniyordu.

"Enchanted, tanıştığımda büyülendiğim bir adam hakkında. Birkaç kez e-postayla konuştuğum biriydi ve sonra New York'ta onunla buluşmaya gittim.

Eve gidene kadar "Umarım birine aşık değildir" diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bu his, sadece harikaydı. "Aman Tanrım. Kiminle birlikte? Benden hoşlanıyor mu? Başka birini mi seviyor? Bu ne anlama geliyor?" Eve gittim ve bana e-posta gönderip "Üzgünüm çok sessizdim. Sadece seninle tanıştığımda sana hayran kaldım" gibi bir şey söyledi. Ben de hayran kaldım(wonderstrucked) kelimesini şarkıya onun için yazdığım belli olsun diye dahil ettim."

Şarkıdan oldukça etkilenen Adam Young, daha sonrasında şarkıdaki birkaç yeri değiştirerek Enchanted'ı yeniden coverladı ve Taylor'a cevap olarak yayımladı. Bu durum hakkında Adam Young, Taylor'a şunları yazmış:

"Çok sevgili Taylor,

Öncelikle oldukça utangaç biri olduğumu itiraf edeyim ve müzik, bulabildiğim en anlamlı iletişim şekli olduğu için, senin için bir şeyler kaydetmeye karar verdim- bu nefes kesici şarkıya bir nevi "cevap" olarak. Sana şahsen söylemeyi o kadar çok istediğim ama asla tam olarak söyleyemediğim şey şuydu:

Seninle ilgili her şey güzel. Sen harika bir kalbe, nasıl tarif edeceğimi bildiğimden daha fazla nezakete ve zarafete sahip son derece çekici bir kızsın. Sen rüya gibi bir peri masalından gerçek bir prensessin; modern bir Külkedisi. Cevap vermem bu kadar uzun sürdüğü için çok üzgünüm ama Sevgililer Günü'nün sana bu notu yazmanın ve sadece şunu söylemek için mükemmel bir zaman olduğunu düşündüm... Ben de seninle tanıştığımda büyülendim.

Sevgilerle

Adam"

 

"Your eyes whispered, "Have we met?"
Across the room, your silhouette
Starts to make its way to me
The playful conversation starts
Counter all your quick remarks
Like passing notes in secrecy
And it was enchanting to meet you
All I can say is I was enchanted to meet you

This night is sparkling, don't you let it go
I'm wonderstruck, blushing all the way home
I'll spend forever wondering if you knew
I was enchanted to meet you"

 

 

10. Better Than Revenge

Enchanted'ın yarattığı dingin, romantik ve büyülü atmosferin ardından gelen Better Than Revenge, yüksek ritmi ve elektrogitar kullanımıyla dinleyicileri bambaşka bir yere götürüyor. Pop punk türünde olan şarkı Taylor'ın bu türde yaptığı ilk şarkı olduğu için haliyle o dönemde müzik eleştirmenlerini oldukça şaşırtmıştı. Hatta çoğu eleştirmen şarkıyı Paramore'un Missery Business'ına benzetmiş ve Taylor'ın bu şarkıdan ilham aldığını düşündüklerini belirtmişti. 

Yüksek bir tempoya sahip Better Than Revenge oldukça agresif şarkı, bunu sözlerinde de rahatlıkla görebiliyoruz. Taylor, şarkı hakkında şu sözleri kullanıyor:

"Better Than Revenge şarkısı, birkaç yıl önce erkek arkadaşımı çalan bir kız hakkında. Sanırım muhtemelen unuttuğumu düşündü, ama unutmadım."

Burada bahsedilen erkek arkadaş Joe Jonas, sevgilisini çaldığını söylediği kız ise Camilla Belle. İçerisinde çok fazla cinsiyetçi sözler barındıran şarkı için Taylor, 2014'te The Guardian'a verdiği röportajda bu durum için şunları söylemişti: "Bunu yazdığımda 18 yaşındaydım. Birinin erkek arkadaşını gerçekten alabileceğini düşündüğün yaştasın. Sonra büyüyorsun ve biri senden ayrılmak istemiyorsa kimsenin onu senden alamayacağını fark ediyorsun." Bu açıklamalarına rağmen pek çok kişi o dönemde Taylor'ı bu şarkıdaki nakarat kısmını göstererek feminist hareketteki yeri ve duruşu hakkında oldukça eleştirmişti. 

"She's not a saint and she's not what you think
She's an actress, whoa
She's better known for the things that she does
On the mattress, whoa
Soon she's gonna find stealing other people's toys
On the playground won't make you many friends
She should keep in mind, she should keep in mind
There is nothing I do better than revenge, ha"

 

11. Innocent

Müzikal anlamda Enchanted'ı andıran şarkı sonlara doğru yükselmesine rağmen oldukça sade bir melodiye sahip ve Taylor'ın kendi deyimiyle yazmakta ve söylemekte en zorlandığı şarkılardan biri. Hatta söylerken kendini kötü hissetmesi sebebiyle albüm turnesine dahil etmediği tek şarkı da yine bu şarkı. 

Şarkı, 2009 yılındaki MTV VMA'de Taylor'ın You Belong With Me şarkısı ile Yılın En İyi Müzik Videosu Ödülü'nü aldıktan sonra Kanye West'in sahneye atlayıp Taylor'ın konuşmasını bölmesi hakkında. Taylor, dediğine göre kendisini oldukça kötü hissetmiş ve herkesin Kanye'yi değil de kendisini yuhaladığını düşünmüş. O gün eve döndüğünde ağlayarak bu şarkıyı kaleme almış. 

 

Bu olaydan tam bir yıl sonra Speak Now albümünün çıkaracağını duyuran Taylor, 2010 MTV VMA'de kendisinin sahne alması istenilince ilk ve son kez bu şarkıyı canlı bir şekilde söylemeye karar vermiş. Bu durumu kendisi şu şekilde anlatıyor:

"Innocent şarkısı beni duygusal olarak derinden etkileyen bir şey hakkında. Bunu yazmak biraz zaman aldı. Bu şarkıyı VMA'larda çalma şansını yakalayacak kadar şanslıydım ve ilk defa birileri bu şarkıyı duydu. Nasıl hissettiğini bildiğinde ne hissettiğini söylemen gerektiğini ifade ettiğim Speak Now adlı bir albüm çıkarırken, o şarkıyı o ödül töreninde söylemenin uygun olduğunu düşündüm. Umarım herkes bunu beğenir."

 

12. Haunted

Taylor'ın hem country hem de pop çizgisinden koparak alternatif rock ve senfonik rock türündeki şarkısı albümün kuşkusuz en deneysel parçası olarak karşımıza çıkıyor. Tıpkı adı gibi hayaletli ve lanetli bir his veren şarkıda elektronik gitar, güçlü davul ritmi ve yaylılar müthiş bir ahenkle kullanılırken aynı zamanda Taylor'ın gelişmiş vokallerini de bu şarkıda rahatlıkla fark edebiliyoruz.

Taylor'ın en üstü kapalı yazdığı şarkı olan Haunted, kendisinin peşini bırakmayan ve kafasından bir türlü atamadığı bir ilişki hakkında ve kendisi bu şarkıyla ilgili şunları söylüyor:

"Haunted, aşık olduğunuz kişinin sizden hızla uzaklaştığını ve aşkınızın solduğunu fark ettiğiniz anla ilgili. Ne yapacağını bilmiyorsun, ama o zaman diliminde, aşkın azalmakta olduğu o evrede, zaman çok yavaş ilerliyor. Her şey o son mesajın ne dediğine bağlı ve sen onun aşkını kaybettiğini fark ediyorsun. Bu gerçekten yürek parçalayıcı ve trajik bir şey, çünkü tüm bu süre boyunca kendinize bunun gerçekten yaşanmadığını söylemeye çalışıyorsunuz. Bunu yaşadım ve gecenin bir yarısı bu şarkıyı yazarak uyandım.

Müziğin ve orkestrasyonun şarkının ilgili olduğu duygunun yoğunluğunu yansıtmasını istedim, bu yüzden Los Angeles'taki Capitol Stüdyolarında Paul Buckmaster ile dizeleri kaydettik. Sonunda aradığım yoğun, kaotik karışıklık hissini gerçekten yakaladığını düşündüğüm bu büyük, canlı yaylı bölümün tamamını kaydetmek inanılmaz bir şeydi."

"Come on, come on, don't leave me like this
I thought I had you figured out
Something's gone terribly wrong
You're all I wanted
Come on, come on, don't leave me like this
I thought I had you figured out
Can't breathe whenever you're gone
Can't turn back now, I'm haunted"

 

13. Last Kiss

Haunted'ın sahip olduğu upbeat melodinin tam tersi bir şekilde yavaş ve düşük bir melodiye sahip Last Kiss albümün sonlarına doğru bize tekrar Dear John'da olduğu gibi kendi iç dünyasında yaşadığı o duygusal yoğunluğu tamamen yansıtıyor, ki bu şarkı da tıpkı Dear John gibi 6 dakika uzunluğunda ve albümün bir diğer en uzun şarkısı.

Şarkı bu kez Taylor'ın önceki albümünde Forever & Always isimli bir şarkı yazdığı Joe Jonas hakkında. Kendisinden 27 saniyelik bir telefon konuşmasıyla ayrılan ve sonrasında aralarında hiçbir yaşanmamış gibi davrandığı için kızgın olduğu Joe Jonas'ı bu kez öfkeden ziyade hüzünle anıyor. Forever & Always, terk edildiğinde hissettiği öfkeli, kafası karışmış duyguları vurgularken, Last Kiss, ayrılığı takip eden bir tür melankoli, nostaljik üzüntüyü vurguluyor; bir nevi fırtınadan sonraki kasvetli sessizlik gibi. 

 

"Last Kiss, bir nevi birine mektup gibi. Bir ayrılıktan sonra yaşadığın tüm bu çaresiz, umutsuz duyguları söylüyorsun. Bir ayrılıktan geçerken, tüm bu farklı şeyleri hissedersiniz. Öfke hissedersiniz, kafa karışıklığı ve hayal kırıklığı hissedersiniz. Sonrasında ise mutlak bir hüzün vardır. Bu kişiyi kaybetmenin üzüntüsü, tüm anıları ve geleceğe dair sahip olduğunuz umutları kaybetmenin hüznü... Tüm bunları özlediğinizi kendinize itiraf ettiğiniz bu gerçek anına sahip olduğunuz zamanlar vardır. O anlardan birindeyken bu şarkıyı yazdım."

Şarkının introsu tam olarak 27 saniye sürüyor ki bu da Joe Jonas'ın Taylor'dan ayrıldığı telefon konuşması ile tam olarak aynı süre.

"But now I'll go sit on the floor
Wearing your clothes
All that I know is I don't know
How to be something you miss
I never thought we'd have a last kiss
Never imagined we'd end like this
Your name, forever the name on my lips"

 

14. Long Live

Albümün son şarkısı olan Long Live, Taylor'ın hayranları ve birlikte çalıştığı insanlar için yazdığı bir şarkı. Oldukça duygusal bir tonda başlayan şarkı nakaratta bir o kadar enerjik ve neşeli bir hal alıyor. 

"Long Live, grubum, yapımcım, hayranlarım ve hepimizin bu işte birlikte olduğumuzu hissettiğim insanlar hakkında. Bu şarkı son iki yılda yaşadığımız muzaffer anlardan bahsediyor. Zıpladığımız ve nasıl dans ettiğimizi umursamıyormuş gibi dans ettiğimiz ve avazımın çıktığı kadar çığlık attığımız zamanlarımız oldu, "Bu nasıl oluyor?" Ve bu anlara sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Long Live, bu anları nasıl düşündüğümle ilgili. Bu şarkı benim için tüm ödül törenlerinin, tüm stadyum gösterilerinin ve kalabalığın içinde havada olan tüm ellere bir fotoğraf albümünden bakmak gibi. Ekibime yazdığım ilk aşk şarkısı da diyebiliriz."

Taylor'ın her zaman hayranlarına ve ekibine bağlı biri olduğunu düşünürsek kariyerinin en kendisine ait olduğunu, gerçekten konuştuğunu ve kendisini tam anlamıyla ifade ettiğini hissettiği bu albümü böyle bir şarkıyla kapatması oldukça tahmin edilesi bir durum. 

"Long, long live the walls we crashed through
How the kingdom lights shined just for me and you
And I was screaming, "Long live all the magic we made"
And bring on all the pretenders, I'm not afraid
Singing, "Long live all the mountains we moved"
I had the time of my life fighting dragons with you
And long, long live that look on your face
And bring on all the pretenders
One day, we will be remembered"

 

Taylor'ın kariyerindeki en önemli albümlerden biri olan Speak Now, Taylor'ın hem vokal yeteneğini hem de şarkı yazarlığıyla kendini kanıtladığı bir albüm olmasının yanı sıra dinleyicilerine yarattığı büyülü hisler sebebiyle de pek çok kişinin favori Taylor Swift albümlerinden birisi. Aşk, ayrılık, hayal kırıklığı, gelecek kaygısı, dostluk gibi pek çok tema içeren bu albümü eğer hala baştan sona dinlemediyseniz, mutlaka bir şans verin. Şimdiden keyifli dinlemeler. 

 

Kaynak: 1

 


Yorumlar (1)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!