kör bir makasın ucunda
güneşten karanlık dileniyorum.
yolları acıtıyorum
kilometrelerce yürüyerek.
medeniyeti çiğneyip uygur kadınlarına armağan ediyorum.
kıtaların kaderine değil
infilak eden gerçeklere isyanım.
memelerini bağışlıyor kadınlar
ve erkekler doğmuyor hiç.
gururumu açık arttırmada yok pahasına satıyorum.
felaket senaryoları yazan bir bilim adamına dönüşmüş olarak bulunuyorum bir sabah yatağımda.
böcekleri aşağılama hakkını bize kim verdi?
varlığım politik bir doğrucu kadar yersiz
yokluğum piyasaları erkeğini sağan aşksız bir kadının hıncı kadar eritiyor.
din adamları öfkelenmeyi dinden mi yoksa sömürülen bedenlerden mi öğreniyor?
hayır, gösteriş budalası bir aristokrat değilim.
söyledim ya
güneşten karanlık dileniyorum.
bizi sokrates bile savunamaz.
Yorum Bırakın