"Ekonomik bağımsızlık, kadınlar için somut ve pratik bir özgürlük aracı"

"Ekonomik bağımsızlık, kadınlar için somut ve pratik bir özgürlük aracı"
  • 0
    0
    0
    0
  • Kadın Girişimci ve Yazar Bedriye Hülya, girişimcilik yolculuğunu ve "Kızım Sen Saftirik Halinle Bu İşleri Nasıl Yapıyorsun?" kitabıyla ilgili değerlendirmelerini Wannart ile paylaştı.

    Girişimci doğulur mu, yoksa olunur mu?

    Sanki kan tahlili veya tükürük testi ile girişimciliğin genetik bir şey olduğunu bulsak rahatlayacağız. İşi kadere cirolayabileceğiz. Doğuştan gelen mizaç özellikleri belki biraz işleri kolaylaştırabilirse de, girişimcilik için gerekli olabilecek özellikler sonradan edinilir. Yani girişimcilik dediğimiz şey esasen sonradan edinilen bir beceri seti. Dahası bu beceri seti de tek ve değişmez bir set değil. İnsana ve kültüre göre değişiyor, öğreniliyor, gelişiyor, hatta törpüleniyor. Yani girişimci doğulmaz da, olunmaz da, aslında olunmaya devam edilir gibi gözüküyor.

    Psikolojik araştırmalara baktığımızda kimin girişimci olup olmayacağını anlayamıyoruz. Daha önce dediğim gibi, bunun belirlenmiş bir seti yok. Ancak birtakım özelliklerin işe yaradığını yine bilimsel çalışmalardan biliyoruz. En önemlilerden biri, kontrol odağı. Yani bir olayın sebebini kendine mi yoksa dış mihraklara mı bağlıyoruz? Yani işler kötünün sebebini ekonominin genel kötülüğüne bağlarsanız yapabileceğiniz pek de bir şey yoktur. (Ekonomiden sorumlu bi bakan değilseniz tabii.) Oysa ki bu ekonomik durumda yeterince yaratıcı çözümler bulmadık derseniz atabileceğiniz adımlar vardır. (Kontrol odağı testi için Google Dede’ye başvurursanız, o size yardımcı olacaktır.) Bi bakın ve eğer kontrol odağınız dışarda ise iş kurmayı bir kez daha düşünün derim. Müşteri gelmediğinde “dükkânımız görünmez yerde” diye bir sebep sunuyorsanız, kontrol odağı içte olan biri “dükkânın yeri görünmez yerde, daha çok pazarlama bütçesi ve daha yaratıcı tanıtım yapmalıyız” der ve sizi sollar geçer.

    Bunun yanı sıra çeşitli kaynaklar girişimcilik sürecinin aşamalarına göre yaratıcı düşünme, konsepsiyonel düşünme –ki soyut ve farklı fikirleri birbirine bağlayarak anlamlı bir bütün oluşturmaya denk gelir, başarı motivasyonu –ki bu eylemlerin sonuçlanması ihtiyacına işaret eder–, iç motivasyonun yüksekliği –ki düştükçe kendine “hadi yavrum yaparsın” demektir– gibi kavramları girişimcilikle yan yana koyuyor.

    Bunların yanı sıra pek çok özelliğin araştırmalarda girişimcilikle ilişkilendirildiğini görüyoruz, ancak unutulmaması gereken konu, bu özelliklerin hiçbirinin tek başına iyi bir girişimci yaratmaya yetmeyeceği, yani sebebi olmayacağı ve sadece girişimcilikle aralarındaki ilişkiye işaret ettiğidir. Söz konusu kadın girişimciliği olduğunda araştırmaların henüz ergenliğe anca geldiğini görüyoruz, ki gidecek daha çok yol var.

    Kısacası “girişimci doğulur” romantizmiyle de “girişimci olunur” motivasyonuyla da arama mesafe koyuyorum. Girişimcilik daha çok, vazgeçmemeyi öğrenme süreci.

    Sizi girişimci yapanlar ne veya neler oldu? Kendinizi bu perspektiften kısaca anlatır mısınız?

    Sanırım beni girişimci yapan özelliklerimin başında çocukluğumdan beri projelerde çalışarak ve çok okuyarak edindiğim çok yönlü bakabilme kapasitem gelir. Biliyorsunuz kapasite artan bişeydir. Bir de “ hallederiz” duruşum. Bu mafya anası gibi bir “hallederiz” değil tabii. Daha çok “tamam burada biter bu iş” yerine devam etmeye davet eden bi bakış.

    Peki, girişimcinin kadını ile erkeği arasında ne fark var?

    Kadının üzerinde 2 ton duygusal ve “ev emeği” denen pratik yükle başlaması gibi bir durum ve önünde “gidemezsin” diye kollarını açmış bi toplum var. O da yetmez, ataerki bu konuda oldukça cömerttir; kadınlara hem sorumluluk hem de suçluluk verir. Erkekte bu yük olmadığı gibi bir de arkasından “hadi aslanım” diye ittirip rüzgarını arttıranlar var. Ben bi söz söylerken bir erkeğe göre 3 kez daha fazla sözümün kesilmesini göze almakla başlamalıyım mesela. Basit ama ağır. Hele kümülatif etkisi çok ağır. Yıpratıcı olan tek bir engel de değil; sürekli ve tekrar eden mikro engeller.

    Çok kısaca, girişimci adaylarına veya taze girişimcilere ne söylemek istersiniz?

    Kimse kendini “hazır” hissettiği gün başlamıyor. Hazırlık, yolda oluyor. Başlamadan önce cesaret gelmiyor; başladıktan sonra cesaret oluşuyor. Bir de şunu not etmekte fayda olabilir: Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz ama sormaya çekinmemek ve başkalarının sizden daha fazla veya farklı bilebileceğine güvenmek iyi olur. Öttüğü için güneşin doğduğunu sanan horoz konumuna düşmekten kaçınmakta fayda var.

    Kitapta hem bir kadın girişimci olarak sizin seri girişimcilik serüveninizi okuyor hem de klinik psikolog şapkanızın etkisiyle arkasındaki psikolojiyi irdeliyoruz. Nedir bu kitapla anlatmak istediğiniz?

    Bu kitapta bir yandan bir kadın girişimcinin seri girişimcilik serüvenini okuyoruz, bir yandan da klinik psikolog şapkamla bu serüvenin arkasındaki psikolojiyi. Karar anları, korkular, başarısızlıklar, yeniden denemeler, kararsızlıklar, ‘acaba ben mi abartıyorum’lar, kaygılar… Girişimcilik çoğu zaman dışarıdan strateji gibi anlatılıyor ama içeride çok ciddi bir duygusal süreç var. Ben o görünmeyen kısmı görünür kılmak istedim. Bu kitapta bir kadın girişimcinin seri girişimcilik hikâyesi var ama vitrin kısmı o. Asıl anlatmak istediğim, bahanelerin arkasına sığınmak ve kaçınma davranışları yerine gerçeğine bi selam çakıp devam etmeyi seçmek. Girişimcilik dışarıdan özgüven gibi durur, içeride ise hiç bitmeyen bir psikolojik pazarlıktır.

    Kitaptaki mizahi dil aslında bir yaklaşım herhalde. Siz her şeyi çok da ciddiye almayın, hayatla dalga geçmeyi bilin deyip mizahın gücüne sarıldığınız bir yaklaşımınız var. Nedir bundan kastınız?

    Mizah benim için süs değil, bir baş etme biçimi. Hayatı bu kadar ciddiye aldığımızda insan ya donar ya da sertleşir, olmadı kaçar. Mizah, hem mesafe koymamızı hem de ayakta kalmamızı sağlıyor. “Her şeyi hafife alın” demiyorum; “her şeyi kendinize karşı silah haline getirmeyin” diyorum. Hayatla dalga geçebilmek, bazen en güçlü savunma mekanizması. Mizah benim için eğlence olduğu kadar bazen de durumların ciddiyetine mesafe koyma biçimi. Örneğin sürekli ataerkiyi ciddiye aldığınızda yoruluyorsunuz. Dalganızı geçtiğinizde ise etkisini azaltıyorsunuz gibi bir şey. Her şeyi dramatize etmek yerine hafif alay etmek, zihinsel bir özgürlük alanı açıyor. Bu bir hafiflik değil; akıl sağlığı tercihi.

    Kurduğunuz B-Fit markası da kadınları kendi girişimlerini kurmaya vesile olan bir zincir yapıydı. Bu konu sizin için neden bu kadar önemli?

    Çünkü ekonomik bağımsızlık, kadınlar için soyut veya romantik bir kavram değil, çok somut ve pratik bir özgürlük aracı. B-Fit sadece bir spor zinciri değildi, kadınların kendi işlerini kurabildiği, kendi bedenleri üzerinden kendileri ile yakınlaştığı bir yapıydı. Bir kadının kazandığı para sadece onun hayatını değil, çevresindeki birçok hayatı da dönüştürüyor. Bu çarpan etkisi beni hep çok heyecanlandırdı. Ancak en önemlisi bir kadının kazandığı paranın sadece hesabını değil, seçeneklerini artırması.

    Kadınların katıldığı bazı atölye çalışmaları, eğitimler de düzenlediğinizi biliyoruz. Bu programlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

    Bu programlar benim psikoterapist kimliğimi daha çok ortaya çıkardığım ancak girişimcilik bilgimle pratik hayata uyarladığımız eğitimler. Kadınların hem psikolojik hem de pratik olarak güçlenmesini hedefliyor. İki ana grup çalışmamız var. Biri 16 hafta/haftada 1.30 saat süren Kendine İyi Bak isimli ve kadının kendi koyduğu engelleri kaldırması için. Diğeri ise olduğu halini, duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını kaygı duymadan ifade edebilmesi için. Bu buluşmalarda girişkenlik, sınır koyma, karar verme, duygularını regüle etme, stresi tolere etme pratikleri kazanma ve belirsizlikle baş etme gibi başlıklar var. Ama mesele sadece bilgi aktarmak değil; deneyimlemek. Kadınlar çoğu zaman neyi yapamadıklarını değil, aslında ne kadar çok şeyi yapabildiklerini bu çalışmalarda fark ediyorlar. Eğitimlerin sonuçlarını somut olarak katılımcıların değişen hayatlarında görmek başlı başına kutlama sebebimiz.

     


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.