Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde düzenlediği etkinlikte akademisyen ve müzisyen Dr. Funda Lena’nın moderatörlüğünde Deniz Arcak, Necla Akben, Nurdan Torun ve Yaşar Seyman’ı aynı sahnede buluşturdu. Sanatçı Figen Genç sanat severlere mini bir konser verirken, panelde kadınların sanat alanındaki yeri üzerine değerlendirmeler paylaşıldı.
Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) tarafından düzenlenen “Kadın ve Sanat” etkinliği, sanat dünyasında kadınların üretimini ve dayanışmasını görünür kılmayı amaçlayan önemli bir buluşma olarak kayda geçti. Etkinliğin açılış konuşmaları MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurdan İpek tarafından yapıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen panelde kadın sanatçıların müzik dünyasındaki yeri ve sektörde eşit temsiliyet konusu değerlendirilirken, program plaket takdimi ile tamamlandı.
MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, kadın sanatçıların müzik dünyasına kattığı değerin altını çizerek şunları söyledi:
“Kadın sanatçılar müzik dünyasına ve kültürel zenginliğimize sadece eserleriyle, icralarıyla değil, güçlü bakış açılarıyla da değer katıyorlar. Biz de MÜYORBİR olarak kadınların sahnede ve sanatta daha görünür oldukları bir müzik ekosistemi için çalışmaya devam ediyoruz. ‘Kadın ve Sanat’ buluşması da bu dayanışmayı güçlendirmek adına yaptığımız çalışmalardan biri oldu, katılan herkese teşekkür ederiz.”
MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurdan İpek, “Kadınların sanat alanındaki emeği, yaratıcılığı ve direnci kültür hayatımızı zenginleştiren en önemli güçlerden biri. Bu etkinlikle kadın sanatçılara birbirleriyle paylaşımda bulunabilecekleri bir alan açarak sanatın kalbine dokunan güçlü kadınların mücadelelerini konuşmak ve dayanışmayı büyütmek istedik. Kadınların sanat üretiminde daha görünür olduğu bir gelecek için birlikte hareket etmek çok önemli ve kıymetli” dedi.
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Dr. Funda Lena: “Kadınlar müzik dünyasında hala büyük ölçüde erkek egemen bir sektör içinde var olma mücadelesi veriyor. Kadın sanatçıların üretimlerinin görünür olması ve kendi seslerini özgürce ifade edebilmeleri gerekiyor. Bu nedenle kadınların birbirini desteklediği, deneyimlerini paylaştığı ve dayanışmayı güçlendirdiği platformlar çok değerli” dedi.
Şarkıcı, Müzisyen ve Eğitimci Deniz Arcak, “Bugün kadınlar çoğu zaman aile içinde ve toplumsal yapının dayattığı pek çok engelle karşı karşıya kalarak başarı elde etmeye çalışıyor. Ne yazık ki değerli işler her zaman hak ettiği değeri görmüyor ve bu durum özellikle kadınlar söz konusu olduğunda daha da görünür hale geliyor. Buna rağmen kadınlar üretmeye, sahnede ve hayatın her alanında var olmaya devam ediyor. Bu yüzden kadınların birbirine destek olduğu, dayanışmanın güçlendiği bir ortam yaratmak her zamankinden daha önemli” diye konuştu.
Sanatçı, Avukat ve Eğitimci Necla Akben, “Türküler sadece birer ezgi değildir; toplumun hafızasını ve özellikle kadınların yaşadıklarını taşıyan güçlü anlatılardır. Anadolu türkülerine baktığımızda genç yaşta evlendirilen, hayatın yükünü erken yaşta omuzlamak zorunda kalan kadınların hikayelerini görürüz. Bu yüzden türküler aynı zamanda bir tanıklıktır. Kadınların sesi, duygusu ve mücadelesi ise kuşaktan kuşağa bu ezgilerle aktarılır” dedi.
Müziğe olan ilgisinin çok küçük yaşlarda başladığını ifade eden Sanatçı Nurdan Torun, “Kadınlar hayatlarının farklı dönemlerinde pek çok engelle karşılaşabiliyor. Aile sorumlulukları, çocuk bakımı ve toplumsal beklentiler çoğu zaman üretim süreçlerini zorlaştırabiliyor. Buna rağmen kadınlar sanat üretmeye, sahnede ve hayatın her alanında var olmaya devam ediyor” dedi.
Yazar, Aktivist ve Kadın Hakları Savunucusu Yaşar Seyman ise, “Kadınların verdikleri mücadele karşısında saygıyla eğiliyorum. 8 Mart benim için bir kutlama günü değil; kadınların emeğine, direncine ve yarattıkları değere saygı duyduğumuz bir gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi uygarlığın en yüksek merdiveni sanattır. Sanat, karanlığı aydınlatan, insanı özgürleştiren ve toplumu ileriye taşıyan en güçlü alanlardan biridir ve elinde kalemi olan bir kadın, en güçlü silahlardan birine sahiptir. Yeryüzündeki pek çok güzellik, kadınların emeği, üretimi ve yaratıcılığıyla hayat bulur” dedi.


Yorum Bırakın