bazı hikayeler ne kadar eski olursa olsun, içimizde bir yere hitap etmeye devam eder. çünkü aşkın ve yasın doğası hiçbir dönemde ve koşulda değişmez. bugün sizlere apollon ve hyakinthos hakkında bahsedeceğim. şimdiden keyifli okumalar.
bu mit bize antik yunan'dan ulaşıyor. güzelliğin, sevginin ve gençlik ışığının tek bir kırılgan an içerisinde yok oluşunu anlatıyor.
en eski versiyonundan bahsederek başlamak istiyorum. hyakinthos yakışıklı aynı zamanda güçlü lakin fani bir spartalı gençti ve tanrı apollon tarafından seviliyordu. bir gün ikisi disk atma çalışması yapmaya karar verdi. önce apollon attı ve diski bulutları dağıtacak kadar yükseğe fırlattı. hyakinthos diskin peşinden koştu ve yakalayacağı özgüveniyle yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. lakin gökten yere doğru süzülen disk genç adamın kafasına çarptı. bu da onu ölüme götürdü.
apollon şifa tanrısı olarak genç adamı kurtarmak için elinden geleni yaptı. tüm çabalarına rağmen ölümü geri çeviremedi. bu kaybın ardından büyük bir yas tuttu ve sevdiği gencin hatırasını yaşatmak istedi.
hyakinthos'un kanının döküldüğü yerde bir çiçek belirdi. apollon, bu çiçeğe genç adamın ismini verdi. böylece hyakinthos doğada, nesilden nesile yaşamaya devam etti. bu çiçeğin sümbül olduğu iddia edilse de bahsi geçen çiçeklerin büyük ihtimalle süsen (iris) veya hezaren (larkspur/delphinium) olduğu düşünülür.

daha sonraki kaynaklarda hikayeye kıskançlık unsuru eklendi ve batı rüzgarının tanrısı zephyrus'de söz konusu hikayeye dahil oldu.
mö 43- ms 17/18 yılları arasında yaşamış olan romalı şair ovid ''metamorphoses (dönüşümler)'' adlı eserinde bu olaydan bahseder. ovid eserinde apollon'u bir tanrıdan ziyade umutsuz ve çaresiz bir aşık olarak yansıtır. hikaye daha duygusal ve dramatiktir. çiçek üzerindeki desenler acı ve yasın sembolü olarak karşımıza çıkar.
diğer bir versiyonu ise, batı rüzgar tanrısı, hyakinthhos'a duyduğu karşılıksız aşkın etkisiyle diskin yönünü değiştirir ve onun ölümüne sebep olur. böylece aynı hikaye bir yandan trajedik bir kaza olarak yorumlanırken diğer yandan kıskançlığın yıkıcı gücünün örneği olarak kulaktan kulağa dolaşır.
ne zaman bu hikayeden bahsetsem biraz daha uzun ve detaylı bir versiyonu olmasını istiyorum. bundan önce apollon ve hyakinthos arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu bilmiyoruz mesela veya hyakinthos isimli gencin geçmişine dair bir bilgiye sahip değiliz. tek bildiğim hangi versiyonunu öğrenirsek öğrenelim; aşkın her devirde insanı öldürecek kuvvete sahip olduğu.

şahsi fikrimce; bir duygu ne kadar pozitif olursa olsun, eğer bizi yeniyor ve aptallaştırıyor ise negatif duygulardan bir farkı yoktur. hyakinthos toprağa karışıp güzel bir çiçek oldu. bazı kayıplarımız ile ortak yanı; kaybolmamasıdır. acılarımız sadece biçim değiştirir. kaç acınız kalbinizdeki toprağa karışıp damarlarınızda filizlendi ve sizin ile yaşıyor?
୨୧ rahiyacimehli | 06.04.2026


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın