Bir Bond Slop Olarak "007 First Light"

Bir Bond Slop Olarak "007 First Light"
1 Beğen
0 Yorum

"Hayır Bay Bond, sizden ölmenizi bekliyorum!"

  Sanırım Auric Goldfinger 1964 yılında bu cümleyi söylerken, yapımcıların 2021 yılında No Time To Die filminde Bond'u bir adaya kıstırıp öldüreceklerini düşünmemişti. Daniel Craig döneminin, Daniel Craig'in hakettiği şekilde yok olarak bitmesine çok sevinmiştim. 

"Ee Bay Bond... Daha daha?"

  Öncelikle First Light oyununu bitirmediğimi   altını çizerek belirtmek istiyorum. Ancak bu satırları yazarken toplamda 17 bölümden oluşan oyunun "Knightfall" adlı 12. bölümündeyim -ki o da bitti bitecek-. Ancak zaten oyunun ne olduğunu açılış bölümünde anladığım için genel bir çıkarım yapabilirim.

  Biraz oyundan bahsedeyim, yanlışım yoksa toplamda 3 oyun olacak. İlk oyunumuz First Light'ı oynarken 20'li yaşlarının sonundaki James Bond'un MI6'e nasıl katıldığı ve nasıl geliştiğine şahit oluyoruz. Tabii ki biz de onunla birlikte gelişiyor ve yabancılardan içecek almamamız gerektiğini öğreniyoruz. Kısaca çaylağız!

  İzlanda'da askeri bir göreve giderken hain ve kötü adamlar helikopterimizi vuruyor, helikopterimiz düşüyor. Çoğu arkadaşımızı kaybediyoruz zaten kurtulanlar da kötü adamlar tarafından öldürülüyor. Biz bir yol bulma çabasındayken MI6 bizim telsizimize bağlanıyor, meğer bir uydu düşmüş onu bulmamız gerekliymiş, kötü adamlar ona ulaşmadan yerini bulup MI6'e bildirmeliymişiz... 

  Uzun lafın kısası gidiyoruz buluyoruz, üste görevli olan ekipleri kurtarıyoruz, kötü adamlar bizi kovalıyor, kaçıyoruz, köşeye sıkışıyoruz ve Bond olarak -oyuncu istese de istemese de- üssü patlatıyoruz. MI6 ile çalışmaya başlıyoruz. Nasıl ki Bond kendi döneminde küresel gerginliklere göre hareket ediyorsa, bu dönemde de odakta yapay zeka var.

 

  Senaryo harika. Bölümler arası geçişler çok güzel bağlanmış, yüklenme oynanış anında yüklenme ekranı yok. Atmosfer, bölüm tasarımları gerçekten büyüleyici olmuş "Emek var!" diye bağırıyor. Hatta bazı noktalarda Bond filmlerinden izlere de rastlıyoruz ve bence First Light kendi başına yürüyen bir "Goldfinger" teması üzerine kurulmuş. Toplanacak hatıralarda 1995 yapımı Goldeneye filmine gönderme yapan göz şeklinde bir anahtar var. "Uninvited" bölümünde 1967 yapımı You Only Live Twice filminin açılış müziğini* duyduğumu düşünüyorum.

  Eminim gördüğüm, duyduğum ve şu an hatırlamadığım daha bir çok gönderme vardır. Gelelim esas konuya, yapımı 7 yıl süren bir oyun için fazla tantana yapıldığını düşünüyorum. Hitman serisini oyuncularla buluşturan Danimarka kökenli IO Interactive'in projesi olan First Light kesinlikle orijinal bir oynanışa sahip değil. Ne bekliyordum bilmiyorum ama "Modlanmış Hitman" oynayacağımı hiç düşünmemiştim. "AYNISI" değil ama sanki assetler, hareketler kopyala & yapıştır gibi olmuş biraz.

  Mesela kalabalık arasında gezinirken, sizi engelleyen şey "insanlar" değil "kutuları" oluyor. Duvara çarpıyormuşsunuz gibi. Araç kullanırken de aynı his var. Tamam bir araç kullanma simülatörü değil ama ben araç görünümlü "kutu" sürmek istemiyorum... Sinematikler bile yapay duruyor.


  Karakterimiz yavaş ve hantal. Zıplayamıyor. Zaten bana kalırsa tüm tuş düzeneği ve hareketler konsollara ve/ya bilgisayarda oyun kolu kullananlar için tasarlanmış. Çünkü dövüşün en can alıcı yerinde, en yakınındaki objeyi fırlatmak "G", kapı açmak gibi etkileşimler için "F" ya da takedown için "X" ayarlanması yorucu. Kaç defa dövüş esnasında "G" yerine "F" tuşlayıp kapı açtım... Hareketler ve etkileşimler fazla "scripted". "Açık dünya" ya da "multiplayer" olup/olmamasıyla da ilgisi yok. Hareket alanınız çok kısıtlı. Oyunun izin verdiği kadar özgürsünüz.

  "Ya peki hiç mi iyi noktası yok?" diye sorarsanız: var. İyi değişikliklerden biri, oyunlarda tırmanılacak ve gidilecek yerlerin mavi muşamba ile gösterilmesi. Yarı işaret görmekten yorulmuştum. "Alt" tuşu ise etrafınızı "hissetmenizi" sağlıyor. Düşmanları kırmızı ve size yardımcı olabilecek NPC'leri, kapıları, kilitleri, koleksiyonluk objeleri görmenize yardımcı oluyor. Tekrar etmişim gibi olacak ama hikaye akışı çok iyi.

  Benim için AAA bir oyun değil. Üstelik Bond ile özdeşleşmiş, tanıtım galasında bile sergilenmiş 1964 Aston Martin DB5 oyunda yokmuş. Onun yerine 1970 Aston Martin DBS, 2006 Aston Martin DBS V12, Aston Martin Valhalla koymuşlar.

   

"Bunun kişisel olmadığını bilmeni isterim... Sadece bir iş."

 Franz Sanchez bu sözü 1989 yapımı Licence To Kill filminde söylemişti. Eski filmlerden günümüze bir şeyler değişmediğini görmek üzücü. Para getirecek "iş" halen ön planda ve işlerin devam etmesi için atılacak her adımın arkasında en az bir kötü adam var. Benim gibi Bond hayranlarının dikkatini çekmek için Aston Martin DB5'in de kullanıldığı bu "iş modeli" maalesef koleksiyonerleri de üzmüş.

 Kendime göre bir Bond hayranıyım. Eğer Türkiye'de satışı olsaydı almak isteyeceğim koleksiyonluk parçalar arasında $300 fiyatıyla satılan "First Light - Legacy Edition" vardı. Bu "VIP" pakette sunulan ürün Scaramanga'nın "Altın Silahı" ve kurşunlarıydı. Fakat paketlerini açan koleksiyonerler siyah bir tabla üzerine tutturulmuş, altın kaplama görünümlü plastik ve yarım bir "Golden Gun" ve kurşunları ile karşılaşmışlar. Ben böyle bir şey yaşasam muhtemelen kahrımdan Bond Villain olurdum.


  Çoğu kişi iade etmiş zaten. Büyük bir hayal kırıklığı. Konu benim için plastik olması ya da olmaması değil bu arada. Silahın yarım olması! 

  $200 fiyatlı "Collectors Edition" paketi ise koleksiyonerlere, bu defa First Light içerisinde kullanılan bir maske hediye ediyordu. Açıkcası maske o kadar güzel ki, incelemelere göre yarım silahtan çok daha iyi bir ürün olarak tanımlanmış.

  Malzeme olarak iş modeline uygun basitlikte (ucuz malzeme, pahalı ürün) ancak modellemesine ve tasarımına o kadar dikkat edilmiş ki çoğu koleksiyoner iade ettikleri "Legacy Edition" yerine, maskeli "Collectors Edition" paketini almış.

  Ve son olarak yurtdışında $85 olarak satılması tavsiye edilen "Limited Edition PS5 Controller". Yorum yapmama bile gerek yok çünkü çok güzel.

 Buraya kadar geldiyseniz teşekkürler. Düşüncelerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum. İyi oyunlar!

 Not 1: Sanırım tüm bond filmlerini baştan izleyeceğim (:

 Puanım: 4/10 - Grafikleri için değil ama hikayesi için kesinlikle keyifle oynanır.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın