Senden ve İzmir’den Kaçamamak

Senden ve İzmir’den Kaçamamak
0 Beğen
0 Yorum

Senden gittikten sonra… Daha doğrusu, kendimden bir parçayı sende bıraktıktan sonra dar oldu buralar. Kıraç şarkılarıyla, her sokağı seni hatırlatan İzmir’den kaçıp gitsem de her seferinde senden ve bu lanet şehirden başka gidecek yerim olmadığını anlayıp geri dönüyorum.

Göğsümü açsam göğe, içimde taşıdıklarım gökyüzüne sığmayacak. Acılarımdan kaçıp yerin altına girsem, toprak bile beni kabul etmeyecek. Ne seninle olabildim ne de sensiz olabiliyorum. Nefes almak bile bu kadar güçken artık kaçıp gidecek takatim de kalmadı.

Bir sürü keşkem oldu; yanı başlarında duran, cevabını hiçbir zaman bulamayacağım acabalarımla birlikte…

Keşke belini yeniden sarabilsem. Kokunu içime çekebilsem, saçlarını okşayabilsem, yüzünü sabaha kadar hiç uyumadan izleyebilsem… Keşke seni yine kollarımın arasında uyutabilsem. Bir geceliğine bile olsa bütün kırgınlıklarımızı susturup yalnızca birbirimizi duyabilsek.

Bir de acabalarım var… Acaba mutlu olabilir miydik? Birbirimize yeniden saygı duymayı öğrenebilir miydik? Bunca yaraya rağmen birbirimize yuva olabilir miydik? Yoksa biz, ne kadar çabalarsak çabalayalım, birbirine iyi gelmeyi beceremeyen iki yaralı insan mıydık?

Sende kaldıktan sonra kapından çıkarken ardıma dönüp son kez baktığımda gözlerinde biriken yaşlar, içime düşen bir ebabil damlasıydı. Küçücüktü belki ama içimde ne varsa yerle bir etmeye yetti. O an geri dönmekle çekip gitmek arasında kaldım. Ayaklarım gitti ama kalbim hâlâ o kapının önünde, senin gözlerinde asılı kaldı.

Biliyorum; ilerisi daha dikenli, daha çetin. Kendime güvendim ama sana güvenemedim. Kendimden emin oldum ama senden bir türlü emin olamadım. Belki de bizi bitiren sevgisizlik değildi; birbirimizi severken bile birbirimize güvenemeyişimizdi.

Şimdi ne sana dönebiliyorum ne de senden gerçekten gidebiliyorum. Seni unutmaya çalıştığım her gün, seni biraz daha hatırlıyorum. Başka yüzlerde gözlerini, başka seslerde adımı söyleyişini arıyorum. Sonra anlıyorum ki insan bazen birini kaybetmiyor; onunla yaşayabileceği bütün ihtimalleri kaybediyor.

Ben en çok da bizi değil, olabileceğimiz hâlimizi özlüyorum. Aynı evde sabahlara uyanmayı, yorulduğumuzda birbirimize sığınmayı, dışarıdaki bütün gürültüye karşı aynı sessizliğin içinde kalmayı… Yaşayamadığımız ne varsa içimde yaşlanıyor şimdi.

Belki bir gün bu şehir seni hatırlatmadan da güzel gelir bana. Belki Kıraç şarkıları çaldığında içim sızlamaz. Belki adını duyduğumda nefesim yarıda kalmaz. Ama bugün değil… Bugün hâlâ senden kalan yerdeyim. İzmir kadar kalabalık, senin yokluğun kadar yalnızım.

Sende kaybolan bir adam...

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın