Güne nasıl başlanacağı hususunda bir şey bilmiyorum. Acısı devam eden bir yaranın yeni güne uyanmasının pek iç açıcı bir tarafı yok. Boktan bir düzende hayatta kalmaya çalışırken buluyorum kendimi, gözüm açıldığı andan itibaren.
Uyanmayı sevmiyorum. Muhtemelen uyanmakta beni kara haber doğurmakta üzerine tanımıyorum hükümetin.
Zaten zihnim karanlığa bu kadar teşneyken, ciğersiz birkaç adam artığının ülkemi daha karanlığa gömmesi, neresinden baksan cehennem. Ben insanın alıştırılmasından mustaribim en çok. Artık orospu çocuğuna orospu çocuğu bile demek gelmiyor içimden. Hadi dışımı anladım da, içim bile kalkmıyor bu orospu çocukluğuna.
Bir takım garabetin üzerinde at koşturduğu bu vatana akmış kanları düşünüyorum. Beynime kan sıçrıyor. Kan, vatan için bu hayattan kopardığımız insanların ne kadar boşuna koparıldığını anlatmıyor. Anlatamadığım daha nicelerinin yanında bu kanda pıhtı oluyor, yapışıyor damarlarıma. Ölmüyorum, yaşıyor da sayılmam.
Yaşamanın utanç verici yanı, bütün pıhtıların yanında hâlâ nefes alabiliyor olmak. Hâlâ bir bardak su içip boğazımdan geçirebiliyor olmak, hâlâ güneşin doğuşuna tanık olabiliyor olmak



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın