İşlevselcilik, yirminci yüzyıl sosyoloji tarihinin en önemli ve etkili yaklaşımlarından birisidir. Toplumu bir düzenlilik modeli olarak kabul eden ve bu düzenliliğin sürekliliğine vurgu yapan işlevselciliğin klasik sosyolojiden özellikle Emilé Durkheim’ın ve Herbert Spencer’ın katkılarından etkilenmiştir.İşlevselcilik, çatışma ve çelişki unsurlarına değil, uyum ve tutarlılık unsurlarına vurgu yapmaktadır. Bir sistemin işlevsel birliği toplumsal düzen temelinde tanımlanmıştır.Böylece işlevselcilik, toplumu oluşturan her bir alt birimin toplumsal bir işlevi yerine getirerek genel bir düzenlilik ürettiği kabulüne dayanmaktadır. İşlevsel bir sistemin işleyişiyle ilgili üç temel kabul bulunmaktadır.
Bir organizma, alt organlardan, bu organlar arası alışverişi sağlayan iletişim kanallarından ve alt organları oluşturan daha küçük birimlerden oluşmaktaysa ; toplum da kurumlardan, alt örgütlenmelerden, gruplardan ve en küçük birim olarak bireylerden bir araya gelmektedir. Durkheim, toplumlar ile organizmalar arasındaki bu benzerlik durumunu işbölümü ve dayanışma kavramları üzerinden açıklamıştır. Spencer ise bir organizmayı oluşturan organlar arasındaki ilişkileri sağlayan kan dolaşımını toplumdaki madde üretimine ve ticarete, beyin ve sinir sistemi arasındaki ilişkileri de toplumların yönetim mekanizmasına benzetmiştir.
“İşlevselcilik Durkheim tarafından sistemleştirilmiş ve daha sonra ise Parsons ve Merton tarafından geliştirilmiştir. Comte, Spencer ve Pareto toplumsal sistemin kısımları arasındaki karşılıklı bağımlılık kavramı üzerinde, Durkheim ise bütünleşme ve dayanışma üzerinde durmuştur”
Bir sistemin öğeleri işlevsel olarak karşılıklı ilişki içindedir.
Bir sistemin oluşturucuları bu sistemin süregiden işleyişine genellikle olumlu katkıda bulunurlar.
Pek çok sistem diğer sistemler üzerinde etkide bulunur. Bunlar aynı zamanda bütün bir organizmanın alt sistemleri olarak görülebilirler.
İŞLEVSELCİLİĞİN TEMSİLCİLERİ
KLASİK DÖNEM TEMSİLCİLERİ
Auguste Comte (1798–1857)
Comte, sosyolojinin bilimsel yöntemlerle toplumu incelemesi gerektiğini savunmuştur. Toplumsal düzen ve ilerleme arasındaki ilişkiyle ilgilenmiştir.
Toplumsal statik: Toplumun düzenini ve parçaları arasındaki ilişkileri inceler.
Toplumsal dinamik: Toplumun değişimini ve ilerlemesini inceler.
Comte'un yaklaşımında toplumun nasıl düzenli kaldığı ve nasıl değiştiği birlikte ele alınır. Düşünceleri, toplumu bir bütün olarak inceleyen yaklaşımların gelişmesine katkı sağlamıştır.
Herbert Spencer (1820–1903)
Spencer, toplum ile canlı organizma arasında benzerlik kurmuştur. Nasıl ki bir organizmanın farklı organları birbirine bağlıysa toplumun kurumları da birbirine bağımlıdır.
Toplum büyüdükçe iş bölümü ve uzmanlaşma artar. Ekonomi, eğitim ve siyaset gibi kurumlar farklı görevler üstlenir; ancak toplumun devamlılığı için birbirleriyle bağlantılı çalışmaları gerekir.
Spencer'ın temel kavramları toplumsal farklılaşma ve karşılıklı bağımlılıktır.
Toplumsal Farklılaşma :Toplumlar büyüdükçe ve karmaşıklaştıkça, işlerin yürütülmesi için kurulan kurumlar, roller ve meslekler alt dallara ayrılarak uzmanlaşır. Buna toplumsal farklılaşma denir.
Karşılıklı Bağımlılık:Farklılaşma arttıkça, bireyler ve kurumlar kendi kendilerine yetemez hale gelirler. Bu durum, kaçınılmaz olarak karşılıklı bağımlılığı doğurur.
Émile Durkheim (1858–1917)
Durkheim, toplumsal düzenin nasıl mümkün olduğunu, bireylerin birbirlerine nasıl bağlandığını ve toplumsal kuralların davranışları nasıl etkilediğini incelemiştir.
Toplumsal olgular: Bireylerin dışında var olan ve davranışları üzerinde etkide bulunan düşünme, davranma ve hissetme biçimleridir. Hukuk, ahlak kuralları, gelenekler ve eğitim toplumsal olgulara örnek verilebilir.
Kolektif bilinç: Toplum üyelerinin paylaştığı ortak inançlar, değerler ve ahlaki kabullerdir. İnsanlar arasındaki ortaklıkların ve toplumsal bağlılığın oluşmasında önemlidir.
İş bölümü: Toplumda farklı kişilerin farklı işleri üstlenmesidir. İş bölümünün gelişmesi, bireylerin birbirlerine duydukları ihtiyacı artırabilir.
Mekanik dayanışma: İnsanların benzer yaşam biçimlerine, inançlara ve değerlere sahip olmasıyla oluşan dayanışmadır. Geleneksel toplumlarda daha belirgindir.
Organik dayanışma: İnsanların farklı işlerde uzmanlaşması ve birbirlerine ihtiyaç duymasıyla oluşan dayanışmadır. Modern toplumlarda iş bölümünün gelişmesiyle önem kazanır.
Anomi: Toplumsal normların zayıflaması veya insanların davranışlarını yönlendirme gücünü kaybetmesi durumudur. Hızlı toplumsal değişim, bireylerin hangi kurallara göre hareket edecekleri konusunda belirsizlik yaratabilir.
MODERN DÖNEM TEMSİLCİLERİ
Vilfredo Pareto (1848–1923)
Pareto, toplumu birbiriyle ilişkili unsurlardan oluşan bir sistem olarak ele almıştır. Toplumsal sistemdeki değişimlerin diğer unsurları etkileyebileceğini vurgulamıştır.
Pareto'nun sistem yaklaşımı, toplumsal dengeyi ve sistemin parçaları arasındaki ilişkileri açıklama bakımından işlevselci düşünceyle bağlantılıdır.
Aslanlar ve Tilkiler: Yönetici seçkinleri Machiavelli'den esinlenerek ikiye ayırır. Aslanlar gücü, statükoyu ve inancı; tilkiler ise kurnazlığı, diplomasiyi, yeniliği ve esnekliği temsil eder.
Dolaşım: Zamanla tilkiler çok bozunursa veya aslanlar fazla sertleşirse, alttan gelen yeni yetenekli gruplar yönetimi ele geçirir. Pareto buna "seçkinlerin dolaşımı" der ve tarihi "aristokrasilerin mezarlığı" olarak tanımlar.
Tortular (Residues): İnsan davranışlarının arkasındaki değişmeyen temel içgüdüler, duygular ve dürtülerdir.
Türevler (Derivations): İnsanların bu mantık dışı içgüdüsel eylemlerini dış dünyaya "mantıklıymış gibi" göstermek için uydurdukları ideolojiler, teoriler, dinler veya bahanelerdir.
Talcott Parsons (1902–1979)
Parsons, işlevselciliği sistemli bir toplumsal eylem ve sistem kuramı hâline getirmiştir. Ona göre toplum, kurumların ve toplumsal rollerin birbirleriyle bağlantılı olduğu bir sistemdir.Toplumsal düzenin sağlanmasında ortak değerler, normlar ve roller önemlidir. Bireyler toplumsal rollerini öğrenerek toplumun beklentilerine göre davranmayı öğrenirler.
A - Adaptation (Uyum sağlama / Çevreye adaptasyon):
Anlamı: Sistemin dış dünyadan kaynaklanan tehlikelere uyum sağlaması, kaynakları toplaması ve dönüştürmesidir.
Toplumdaki Karşılığı: Ekonomi (Piyasa/Üretim). Toplumun fiziksel ihtiyaçlarını karşılar ve kaynak üretir.
G - Goal Attainment (Amaca ulaşma):
Anlamı: Sistemin kendi hedeflerini belirlemesi, önceliklerini sıralaması ve bu hedeflere ulaşmak için kaynakları harekete geçirmesidir.
Toplumdaki Karşılığı: Siyaset (Devlet/Hükümet). Karar alır, yasalar koyar ve toplumu bir amaca doğru yönlendirir.
I - Integration (Bütünleşme / Entegrasyon):
Anlamı: Sistemin içindeki farklı parçaların uyum içinde çalışmasını sağlamak, çatışmaları önlemek ve parçaları birbirine bağlamaktır.
Toplumdaki Karşılığı: Hukuk, Din ve Sosyal Normlar. Toplumsal düzeni korur, bireyleri bir arada tutar.
L - Latency / Pattern Maintenance (Gizli Değerleri Koruma / Kalıp Koruma):
Anlamı: Toplumun temel kültürel değerlerini, inançlarını ve motivasyonunu nesilden nesile aktarmak; sistemin kültürel şablonunu korumaktır.
Toplumdaki Karşılığı: Aile, Eğitim Sistemi ve Kültür. Bireyleri sosyalleştirir ve topluma uygun hale getirir.
Robert K. Merton (1910–2003)
Merton, işlevselciliğin toplumun bütününe ve sistemin devamlılığına fazla ağırlık veren yönlerini geliştirmiştir. Kuramların daha sınırlı, açık ve araştırılabilir olması gerektiğini savunmuştur.
Açık işlev: Bir uygulamanın bilinen ve amaçlanan sonucudur. Örneğin okulun öğrencilere bilgi ve beceri kazandırması.
Örtük işlev: Bir uygulamanın amaçlanmamış veya doğrudan fark edilmeyen sonucudur. Örneğin okulun arkadaşlık ilişkilerinin kurulmasını sağlaması.
İşlev bozukluğu: Bir kurumun ya da uygulamanın toplumsal sistemin veya belirli grupların işleyişini zorlaştıran sonucudur. Örneğin eğitimde ayrımcılık, bazı öğrencilerin fırsatlara erişimini engelleyebilir.
Orta düzey kuram: Bütün toplumu tek bir açıklamayla açıklamaya çalışmak yerine belirli toplumsal süreçleri inceleyen, araştırılabilir kuramlardır.
Merton'ın yaklaşımında bir kurumun bütün toplum için aynı sonucu doğurduğu varsayılmaz. Bir uygulama bazı gruplara yarar sağlarken diğerleri için olumsuz sonuçlar yaratabilir.



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın