1. 127 Hours

127 Saat,
Aron Ralston'ın tek başına çıktığı bir kanyon gezintisini konu alıyor. Genç maceraperestin tatili oldukça keyifli bir şekilde başlar ancak kanyonda düşüp kolunun sıkışması bu seyahati korku dolu bir hikâyeye çevirir. 5 gün boyunca kayada sıkışıp kalan Aron'ın hayatta kalma hikâyesi, izleyenleri heyecan ve gerilim dolu anlara sürüklüyor. Filmin yönetmenliğini Trainspoitting ve Milyoner filmlerinden de tanıdığımız
Danny Boyle üstlenirken ana karakter ise
James Franco oluyor. Franco'nun muhteşem oyunculuğu ile hayran olduğumuz filmin gerçek bir hikâyeden uyarlanmış olması, filmi izlerken gerilimi derinlerde hissetmemize neden oluyor.
2. Shutter Island
Dennis Lehane'ın aynı adlı romanından beyaz perdeye taşınan Shutter Island, bir suçluyu bulmaya çalışan 2 dedektifin hikâyesini anlatıyor. Adanın ortasında olan bir akıl hastanesine giden
Edward Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve
Chuck Aule (Mark Ruffalo) derin bir araştırma içine girerler. Kayıp hastayı bulmaya çalışan Daniels, bir anda kendi psikolojik sorunları ile de mücadele etmeye başlar ve işler hiç beklenmedik şekilde ilerler. Bu kasvetli adada bir kasırga kopması sonucu dünya ile iletişim kesilir. Kendi psikolojisi ile de savaş vermeye başlayan Daniels, ait olduğu dünyanın gerçekliği ile yüzleşmek zorunda kalır. Herkesin şüpheli olduğu bu adada sıkışıp kalan dedektifin çaresizliğini somut bir şekilde izleme şansı veren film, muhteşem oyunculukları ve sıra dışı hikâyesi ile etkileyici bir gerilim yapımı.
3. Don't Breath

Don't Breath, kimsesiz bir muhitte yaşayan görme engelli bir adamın evine giren 3 hırsızın bu evde mahsur kalmasını temeline alır. Genç hırsızlar
Rocky (Jane Levy),
Money (Daniel Zovatto) ve
Alex (Dylan Minnette) bunu basit bir soygun olarak görürler ancak evin sahibi eski bir savaş gazisidir ve işler göründüğü kadar kolay olmaz. Görme engelli adamın evine hırsız girdiğini fark etmesi ile hikâyedeki kurban kavramı bir anda evrilir. Film, hırsızlar ve ev sahipleri arasında kaçma kovalamacaya dönüşür ve hiç beklenmeyen olayları da beraberinde getirir. Gerilimin sona doğru daha da arttığı Don't Breath, izleyenlerin nefesinin kesilmesini sağlamayı başarıyor.
4. Hush
Maddie, küçük yaşta geçirdiği menenjit nedeniyle ses teli felci geçirmiş ve duyma yeteneğini kaybetmiştir. Yazarlık yapan Maddie, son romanını tamamlamak için ormanın ortasında sakin bir evde kalmaktadır. Yüzü maskeli bir katil kadının işitme engelli olduğunu anlar ve kadını öldürmek yerine kendince onunla tehlikeli bir oyun oynamaya başlar. Tamamı genç yazarın evinde geçen film, işitme engelli bir kadının psikopat bir katile karşı verdiği yaşam mücadelesini anlatır. Kimsesiz bir orman içinde katile karşı direnen Maddie'nin korku dolu gecesi, izleyenlere çaresizliği derinden anlatmayı başarıyor.
5. Buried
Paul Conroy (Ryan Reynolds), Irak'ta taşımacılık yapan Amerikalı bir kamyon şoförüdür. Iraklı isyancılar tarafından kaçırılan Conroy, gözünü bir tabutun içinde açar. Bir telefon, çakmak ve sınırlı oksijen ile hayatta kalmaya çalışan adamın zamana karşı verdiği mücadele, izlerken insani değerlerin sorgulanmasına da neden oluyor. Tabutta geçen film, 90 dakikalık süresi boyunca izleyenlerde klostrofobik bir etki bırakıyor. Deadpool karakteri ile son dönemde dikkatleri üzerine çeken Ryan Reynolds ise tek kişilik performansı ile büyülüyor. En İyi Orijinal Senaryo ve En İyi Kurgu ödüllerine de sahip olan Burried, heyecanı doruklara çıkaran senaryosu ile izlenmeye değer bir film.
Yorum Bırakın