Okunma Sayısı: 71
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Osmanlı Beyliği'ni İmparatorluğa Dönüştüren Hükümdar: Fatih Sultan Mehmet Han


Osmanlı Beyliği'ni İmparatorluğa Dönüştüren Hükümdar: Fatih Sultan Mehmet Han
Çığır açan bir deha, başarılı bir komutan ve yaşadığı çağın ötesinde gerçek bir entelektüel... Gelin, saydığımız tüm nitelikleri bir arada barındıran bu hükümdarın hayatını birlikte inceleyelim.

Bir İmparator Doğuyor

II. Mehmed, 30 Mart 1432'de Edirne'de doğmuştur. İki yaşına kadar doğduğu yerde kaldıktan sonra Amasya'ya gider ve iki yıl sonra Saruhan (Manisa) Sancakbeyi olur.

Onun dehasını anlamak için çocukluğunda aldığı eğitimin mutlaka incelenmesi gerekir. Eğitimini heybetli ve otoriter bir alim olan Molla Gürani'den almıştır. Bunun yanı sıra, bilgi aldığı Batılı kişiler eğitiminde önemli rol oynamıştır. Küçük yaşta Arapça, Farsça dışında İtalyanca, Yunanca ve Latince öğrenmiş; yine bu dönemde Avrupa tarihini ve Antik Yunan filozoflarını okuyarak çok-kültürlülük kazanmıştır.

*Özellikle Homeros'un İlyada eserinde Truva'nın yok edilişi fikir hayatında önemli bir yer tutar. Öyle ki bir hükümdar olduğunda, Truva'yı yerle bir eden Yunanlılardan intikam aldığını ilan edecektir.

Tahta Çıkış Süreci

1444'te babası II.Murad tahttan çekildi. İki ağabeyinin ölümü üzerine tahtın tek veliahtı olmuştu. Henüz on iki yaşındayken Sultan Mehmed'in tahta geçmesi, Osmanlı düşmanlarına fırsat doğurdu. Yapılan barış geçersiz kılınarak yeni bir Haçlı Seferi'ne çıkılacağı ilan edildi. Bunun üzerine II.Murad Edirne'ye gelerek Varna'da Hristiyan ordusunu yenilgiye uğrattı ve fiilen tekrar padişah oldu. Bunun üzerine Mehmed Manisa'ya gitti.

II.Murad, 3 Şubat 1451 yılında vefat etti. Mehmed ''Beni seven ardımdan gelsin!'' dedi ve Edirne'ye giderek ikinci kez tahta çıktı. Birçok kişi onun yetersiz bir hükümdar olduğunu düşünürken, o Kostantiniyye'nin fethi için hazırlıklara başlıyordu.

[caption id="attachment_54195" align="aligncenter" width="874"] Rumeli Hisarı[/caption]

Kostantiniyye / İstanbul'un Fethi

Sultan Mehmed'in hayalini kurduğu imparatorluk için Kostantiniyye'nin alınması gerekiyordu. Kuşatma hazırlıklarına 1451 sonlarında başlandı. Büyük dedesinin yaptırmış olduğu Anadolu Hisarı'nın karşısına o dönemde Boğazkesen adı verilen Rumeli Hisarı'nın inşası için emir verdi. Askeri hazırlıklarda dönemine göre büyük topların yapımına başlandı. Urban adındaki bir mühendisin yaptırdığı şahi topu da bunlardan biriydi. Zorluklara rağmen Rumeli Hisar'ı tamamlandığında, boğazın kontrolü Osmanlılara geçti. Osmanlı ordusu 2 Nisan'da Konstantinopolis'e vardı. Fakat aynı gün Haliç'in girişi zincir ile kapatıldı. Mehmed'in teslim çağrısını imparatorun reddetmesi üzerine saldırı başladı.

6 Nisan sabahı ilk saldırı başladı. Kuşatma aralıklı çatışmalar ile 53 gün sürdü. 20 Nisan'da dört büyük İtalyan yardım gemisinin geçişi engellenemedi. Rivayete göre Mehmed'in çadırına kapandığı ve sonrasında hocası Akşemseddin'in mektubu ile cesaretlenerek kuşatmaya devam ettiği söylenir. Donanmayı bir şekilde Haliç'e indirmesi gerektiğini anlayan Sultan Mehmed, gemileri karadan geçirmeye karar verdi. Son teslim çağrısını da imparatorun reddetmesi ile Mehmed 29 Mayıs'ta karadan ve denizden büyük bir saldırı yapacağını duyurdu.

Osmanlılar son taarruzu üç dalga halinde gerçekleştirdiler. Son darbeyi de yeniçerilerin vurması üzerine, Osmanlı askerleri ''Kerkoporta'' adı verilen kapıdan içeri girmeyi başardılar ve Osmanlı sancağını diktiler. Fethin ilk günü Sultan Mehmed Ayasofya'da namaz kıldı ve ''Min-ba'd (bundan sonra) tahtım İstanbul'dur.'' dedi.

[caption id="attachment_54211" align="aligncenter" width="842"] Fausto Zonaro / Fatih'in İstanbul'a Girişi[/caption]

Fetih sonrası Fatih, Kanunnamesi ile devlet teşkilatında yeni düzenlemelere olan ihtiyaç doğrultusunda kanunlar getirdi. Bunun dışında İstanbul'u farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı. Bu amaçla şehrin onarımına başladı. Kapalıçarşı'dan Unkapanı'na şehrin ekonomisini kurtaracak eserleri yaptırdı. Eğitim alanında da Sahn-ı Seman adında İstanbul'un ilk Türk yükseköğretim kurumunu kurdu. Dönemin en önemli bilim insanlarından olan Ali Kuşçu, müfredatın hazırlayıcılarından olmuştur. Fatih bu sırada fetihlere devam etti. Sırbistan'daki fetihleri ile Kırım'ı egemenliği altına alması, Trabzon'un ve Arnavutluk'un fethi, Akkoyunlu ordusunu yenmesi ile gücüne güç kattı.

1481'de bir sefere çıktığında, yolun başında rahatsızlandı ve 3 Mayıs 1481'de vefat etti. Gut hastalığı sebebiyle öldüğü bilinse de zehirlendiği de rivayet edilir. Son seferine çıktığında nereye gidildiği tam olarak bilinmese de İtalya Otranto'ya doğru sefere çıktığı da diğer rivayetler arasında.

''İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.'' -Hz. Muhammed


O, o güzel komutan olmayı başarmış; Orta Çağ'ın bitişine Yeni Çağ'ın başlangıcına ve Rönesans'a vesile olmuş fethin Fatih'i olmuştur.

[caption id="attachment_54223" align="aligncenter" width="1161"] Gentile Bellini / Sultan Mehmet 2[/caption]

Kaynak: 1,2,3,4

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!