Yunan Mit’inin Kurnaz Kralı: Sisifos

Yunan Mit’inin Kurnaz Kralı: Sisifos
0 Like
0 Comment

Merhaba sevgili okurlarım! Nasılsınız? Umarım günleriniz keyifli geçiyordur. Doğum günüme son iki gün kaldı, ben o yüzden biraz heyecanlıyım. Yeni yaşım bana hiçbir şey getirmeyecek ve kutlamayacağım ama her doğum günü kalbim pırpır oluverir işte. Size şimdiden iyi okumalar diliyorum! 

Sisifos
, Ephyra kentinin akıllı ve kurucu kralıdır. Denizcilik ve ticaretin gelişimine büyük katkıda bulunmuştur. Bu genç, hünerli ve bağımsız kral tanrılar ile oyunlar oynamayı sever. En ünlü başkaldırısı ölüm tanrısı Thanatos’u zincire vurmasıdır. Zeus’un sırlarına ihanet etmesi sonucu, Zeus Sisifos’un cehennemde zincire vurulmasını emreder. Sisifos kurnaz bir şekilde Thanatos’u zincirleri denemesi için ikna eder. Thanatos kendini zincirleyince Sisifos kelepçeleri sıkılaştırır ve bir süre ölümlülerin ölmesini engelleyip dünyada kaosa neden olmuştur. Sonuç olarak tanrıları tekrar kızdırır ve ölümünün hükmüne tekrar karar verilir. 

Ancak Sisifos’un kurnaz olduğundan bahsetmiştik. Karısına ölmeden önce cenazesindeki gerekli ritüelleri eksik yapmasını söyler. Kadın ise kocasının dediğini yapar. Sisifos bu durumdan dolayı Yeraltı Dünyasında Hades’e ihmal edildiğinden dolayı yakınır durur. Kendisi ihmal edilen ve bunu saygısızlık olarak gören genç kral karısını cezalandırmak istiyordur. 

Tanrılar kralın bu isteğini haklı bulur ve onu tekrar yeryüzüne gönderirler. 

Sisifos dünyaya döndüğünde yeraltı dünyasına geri gitmeyi reddeder. Ölümden kaçmış ve kendi hayatını bir kez daha tanrılara karşı gelerek uzatmıştır. Ancak Sisifos’un bu eylemi, tanrılar tarafından büyük bir ihanet olarak kabul edilir.

Tanrılar, Sisifos’un bu kurnazlıklarına karşılık ona sonsuz bir ceza verir: devasa bir kayayı bir dağın zirvesine kadar itmek, ancak zirveye ulaşmak üzereyken kayanın tekrar aşağı yuvarlanması. Bu döngü hiç bitmeyecek şekilde tekrarlanır ve Sisifos sonsuza dek aynı işkenceyi yaşamak zorunda kalır.

Sisyphos’u gördüm korkunç işkenceler çekerken:

Yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı

ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya,

habire itiyordu onu bir tepeye doğru,

işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam,

ama tepeye varmasına bir parmak kala,

bir güç itiyordu onu tepeden gerisingeri,

aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya,

o da yeniden itiyordu kayayı tekmil kaslarını gere gere,

kopan toz toprak habire aşarken başının üstünden,

o da habire itiyordu kayayı, kan ter içinde.


Homeros Oddyseia'da kendisinden bu şekilde bahsetmiştir. Albert Camus'a ise bu hikaye ilham olmuş ve absürdizm için en güzel örnek olabileceğini düşünmüştür. Sisifos'un kayayı sonuna kadar itmesi ama bir sonuca ulaşamadan kayanın aşağı inmesi ve bir döngü hâlinde bunun tekrar etmesi Camus için hayatın anlamsızlığı ve saçmalığını özetler niteliktedir. Bu yüzden 1942 yılında Sisifos Söyleni adlı bir eser çıkartmıştır. Eserde yaşamı ve intiharı sorgularken aynı zamanda saçmalığı (absürdizm) ele alır. Okumanızı tavsiye ederim. 

Hepinize iyi günler dilerim! Yaşamdan keyif aldığımı ve saçma bulmadığımız bir ömür olsun. 

-mehli˚˖𓍢ִ໋❀

Comments (0)

No comments yet for this post.

Leave a Comment