Okunma Sayısı: 34
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Hip Hop'u Kitlelere Taşıyan Alt Tür: Bir G- Funk Anatomisi


Hip Hop'u Kitlelere Taşıyan Alt Tür: Bir G- Funk Anatomisi

Hip hop tarihinin en ikonik alt-türlerinden olan G-Funk, batı yakası’nın bugün bildiğimiz hip hop süpergücü(veya hanedanlık, nasıl arzu ederseniz) olmasında oldukça belirleyici bir tür oldu. G-Funk nispeten kısa süreli bir altın çağda hüküm sürmüş olsa da, klasik West Coast müzik estetiğinin arkasında prodüktörler ve samplelar her zamanki kadar etkili kalmaya devam ediyor.

Hip hop tarihinin en ikonik alt türlerinden olan G-Funk, batı yakasının bugün bildiğimiz hip hop süper gücü (veya hanedanlık, nasıl arzu ederseniz) olmasında oldukça belirleyici bir tür oldu. G-Funk nispeten kısa süreli bir altın çağda hüküm sürmüş olsa da, klasik batı yakası müzik estetiğinin arkasında prodüktörler ve samplelar her zamanki kadar etkili kalmaya devam ediyor.

Müzik asla boşluktan yaratılan bir sanat formu olmadı. Devamlı gelişen trendlerarası bir iletişim ve fikir akışının, kesişen müzik sahneleri ve ilhamıyla gelen iş birliklerinin ürünü oldu. Bu değişken durum, zamanla kendi kendini kişiselleştiren bir durum oluyor: George Clinton’ın amorf müzik kolektifi P-Funk nasıl 70’ler boyunca dinç ve gençlik dolu müzikal bir isyan teşkil ettiyse, batı yakası hip hop müziğin funk içerikli kolu G-Funk da 90’larda benzer şeyleri teşkil etti. Bu iki hareketin kendi radikal hareketleri üzerinde benzer olduklarını söyleyebiliriz: P-Funk, funk müziğin sınırlarını nasıl aştıysa, G-Funk da sanatsal özgürlük, şiddet içerikli liriklerden uzaklaşma ve muhafazakar kuruluşların yüzüne çarpan safahat hikayelerinin keyfinin sürülmesi konusunda sınırları zorladı.

İsmi sizi yanıltmasın, gangsterlerin funksız takıldığı vakitler çok nadirdi. Hem King Tee hem de Too $hort 80’lerde George Clinton şarkılarını büküyordu. DJ Quik ise G-Funk hareketini geliştirmeye dair 1991’de sinyaller vermişti.

Andre Young, namıdiğer Dr. Dre, de benzer işlerle ilgileniyordu. Parliament Funkadelic samplelarını almaya ilk olarak 1987de başladı, ve bu sampleları resmi olmayan, şirketin eliyle çıkartılmış NWA seçkisindeki (NWA and the Posse) iki şarkıda kullandı. Buradaki potansiyel hemen tam anlamıyla yakalanmadı ve sonraki 5 yıl boyunca Dre, NWA ve The D.O.C ile olan işlerinde P-Funk’ı örneklemeye devam etti

Dre'nin, funk ağırlıklı, hip hop müzikal formunun olasılıklarına kendini tam anlamda adadığı zaman, ilk albümü The Chronic üzerinde çalışmaya başladığı zaman oldu. Doğu Yakası 80’ler boyunca ağırlıklı olarak disko müziği üstüne eğilmiş, sonra yeni dönem minimalizmi, soul şarkıların samplingi derken en son DJ Premier ve Pete Rock gibi prodüktörlerin jazz şarkılarını evirip çevirmesi ile evrimini tamamlamıştı. Funk geniş, balta değmemiş bir kaynaktı: Patlayıcı bir enteresanlığı ve birbirinden ayrı bir sürü sese sahipti ve batı yakasının öncülerinden bir grup sanatçı bu akımın potansiyelini fark etmekte gecikmedi. Bahsettiğimiz kişilerden Warren G, Nate Dogg, Daz Dillinger, Kurupt ve en ünlüsü Snoop Dogg… Hepsi kendi çaplarında ünlendi.



G-Funk gerçek bir fenomen olduğunu kanıtlamış bulunuyor. Tüm zamanların en iyi çıkış albümlerinden olan The Chronic, tüm bir jenerasyona yeni bir “ot” lehçesi sunmuş ve sadece Birleşik Devletler’de 5.7 milyondan fazla satmıştı. Tüm karizması ve tartışmalı yapısıyla tam bir G-Funk patlaması olan Doggystyle albümü, sadece ABD’de 7 milyon olmak üzere dünyada tam 11 milyon kopyadan fazla sattı. G-Funk evresinin kapandığı tarihlerde bile albümlerin satışı gayet iyiydi, örneğin nispeten daha düşük profilli bir Tha Dogg Pound albümü olan Dogg Food projesi, 3 aydan kısa sürede 2 milyon satış gerçekleştirdi ABD’de. Tupac’ın sağlığında yayınlanan tek Death Row şirketi aracılığındaki albümü All Eyez On Me, şimdiye kadar 10 milyondan fazla sattı.

Death Row’un dışında da tablo gayet parlak. Warren G’nin Regulate… G-Funk Era projesi bir yılda üçlü platin sertifika kazanırken, Suge Knight yapımcılığındaki DJ Quik albümü Safe+Sound, sadece 5 ayda altın sertifika almıştı.



G-Funk’ın Tanımlayıcı Prodüktörleri

Dre’nin bu alt-türü solo çıkış albümü The Chronic (1992) ile “çözen” kişi olduğu geniş kitlelerce bilinse de G-Funk melodisinin gelişimine olan katkıları daha önceden sorguya çekilmişti. Doggystyle albümünün prodüksiyonu, G-Funk’ın ikinci ağır silahı ve bu türü popüler bilince itekleyen diğer bir albümü, özellikle o dönemden itibaren oldukça tartışmalı bir konu oldu.



Tartışmaya konu olan durum ne mi? Albüm kredilerinde albümün tamamının prodüksiyonundan Dre sorumlu gözüküyor, ki bu iddia şu yüzden direkt olarak şüphe uyandırıcı: Dre’nin prodüksiyonda üvey kardeşi Warren G ve Daz Dillinger ile -iki yetenekli funk eğilimli prodüktör- çalıştığı bilgisi akıllara büyük ihtimalle bir seviyede işbirliği içinde bulunduklarını yatırıyor. Daz Dillinger’ın kendisine göre, yazılandan daha fazlasına katkıda bulunmuş: “Ain’t No Fun şarkısını ben yaptım. Çok miktarda şarkı yaptım. Chronic albümündeki Rat-Tat-Tat-Tat şarkısını ben yaptım. Yaptığım şarkıların bir yığınından sadece 'baterileri düzenleyen kişi', 'programcı' ya da öyle bir unvan ile kredim geçti.”

Daz Dillinger’ın uzun zamanlı muhalifi Suge Knight bile bu iddiasına açıklık getirmişti: “Herkes Dre’nin tüm kayıtları yaptığını düşünüyordu, fakat Daz neredeyse tüm albümü yaptı” cümlelerini kullanmıştı Doggystyle için.

Fanlar arasında bilindiği üzere, Death Row kadrosunun büyük isimleri -isim vermek gerekirse Snoop, Warren G, Daz Dillinger ve Nate Dogg gibi isimler- sıklıkla müziksel estetikçileri olarak kabul ediliyor G-Funk’ın. G-Funk hareketinin en profesyonel anlamda olumlu eleştiriler almış işlerinin bazılarında Dre’nin bağlantısı yoktu (bkz: Regulate).

Snoop, karizması ve uyuşuk flowu ile G-Funk’ın “geriye yaslanmış” felsefesini hatırlatır biçimde “Doggystyle” albümünü idare ederken Warren G kendi çıkış albümündeki 12 şarkının tamamını -zamana en çok dayanmış teklilerden biri olan Regulate dahil- kendi prodüksiyonu ile bitirmişti. Daz Dillinger belki de G-Funk’ın adı anılmayan büyük kahramanıydı:

  1. Snoop’un Murder Was The Case projesinde

  2. Tupac’ın All Eyes On Me projesinde

  3. 1994 soundtracki Above The Rim’de Dre’den daha çok prodüksiyonda yer almıştı.


Bütün bunların uzantısı olarak Dogg Pound ile 1995’te birlikte yaptığı Dogg Food albümü, G Funk dalgasını Billboard 200 listesinin tepesine taşımıştı.



G Funk’ın Simgeleşmiş Sample Listesi

Funky Worm - Ohio Players

Çok fazla G-Funk yapımında gözükmese dahi bu şarkı, alt türün en, anında tanımlanabilir melodilerinden birini içeriyor. 46. Saniyede giren birleştirici (synthesizer) dizisi, yaz ortası sıcak bir gün batımında edilen bir yolculuğun, yerel hip hop müziğinin ve arabanın çalışan hidroliklerinin görselini kulaklarda canlandırıyor.

Dre “Funky Worm” şarkısını ilk olarak 1987’de örnekledi, NWA’in erken dönemlerinde. Grubun ilk kaydı NWA and the Posse, Straight Outta Compton projesinde çıkacak “Dopeman” şarkısının erken bir düzenlemesini içeriyordu. Funky Worm’da öne çıkan synth sesi ilk olarak bu şarkıda bulunuyordu. NWA menajeri Jerry Heller, albümü “bir test sürüşü” olarak nitelendirirken tek zamanlı grup üyesi Arabian Prince, NWA’yı hırsızlıkla ve herkesten bir şeyler alıp birleştirerek kendilerininmiş gibi göstermekle suçladı.

Dre bu şarkıyı 1988’in Straight Outta Compton albümündeki öne çıkan şarkılardan “Gangsta Gangsta”da tekrar kullandı. Bu şarkının örneklemesi 1990’ların başında popülerlik bakımından hızlıca arttı. 87’de sadece iki kere örneklenmiş bu şarkı, 92’de tam YİRMİ YEDİ farkı şarkıda duyuldu. Bir tanesi Ice Cube’un “Wicked” şarkısındaydı.

Şarkı, G-Funk tarihine kazınmasını Snoop Dogg’un geniş ve bariz bir eklentiyle örneklediği “Serial Killa” şarkısı ile yaşadı. Aynı zamanda Ice Cube’un 93 çıkışlı olan ve en G-Funk etkisinde kalmış albümü Lethal Injection’da bulunan “Ghetto Bird” şarkısında da öne çıktı. Nadiren örneklense de Funky Worm, bu hareketin üzerine inşa etmek için temel sağlayan bir altyapı oldu. Egzotik akor dizilimi ile de yadsınamaz biçimde alt türün funk kültürünü zenginleştirdi.




 

Flash Light- Parliament

Özellikle tarihsel öneme sahip bir diğer sample olan Flash Light oldukça fazla batı yakası hip hop şarkısında karşımıza çıktı. Başlangıçta Hurby Bug Luv (Salt-N-Pepa’nın “I’ll Take Your Man” şarkısı) ve komiktir ki New Yorklu prodüktör Doctor Dré (Original Concept’in “Runnin’ Yo Mouth” şarkısı) gibileri tarafından kullanıldı. Kool Moe Dee, Brand Nubian, Jungle Brothers ve Public Enemy gibi yüksek profilli isimlerin şarkılarını da süsledikten sonra batı yakasında 1991’de iz bırakmaya başladı.

İlk defa 90’da Sir Jinx remixinde karşımıza çıksa da, örnekleme olarak sıklıkla kullanılmaya başlaması Ice Cube’un Death Certificate albümünde hem “Man’s Best Friend” hem de “The Wrong Nigga To Fuck Wit” şarkılarında yer alması ile birlikte oldu. Cube bu iki şarkıda prodüksiyon kredilerinin sahibiydi, ve bu sample konusundaki düşkünlüğü aynı yılın ileri vakitlerinde Del The Funky Homosapien tarafından “Sunny Meadowz”da kullanılınca daha da pekişti. Cube ve sıklıkla işbirliği içinde olduğu Boogieman Del’in o albümünün prodüksiyonunu çift taraflı ödeme olarak üstlenmişlerdi: Cube’un kuzeni olan Del, Da Lench Mob’ın 1992’de çıkacak ilk albümü Guerillas in the Mist için hayalet yazarlık yapıyordu. Albümle aynı başlığı taşıyan şarkıda da belirgin bir Flash Light numunesi mevcuttu.

Hatta ve hatta,  NWA’in haşin ayrılığından sonrayı, aralarını kapatıyormuş gibi gözüken şey bu şarkıya olan tutkularıydı: 92’De MC Ren’in “Final Frontier”ında örneklenmiş, sonraki yıl da hem “Mr. Fuck Up” hem de “One False Move” şarkılarında kendine yer bulmuştu. Bu, şarkının kendisinin sample olarak G-Funka geçtiği zamana denk geliyordu, The Chronic’te yer almayı başaramasa da, Snoop’un Doggystyle’ında yegane olarak kendine yer buldu (Dre, sample’a eklenti uygulayarak Gin&Juice  ve Tha Shiznit şarkılarını bağlayan skitte kullandı.).

Bir aydan kısa bir süre sonra Cube, George Clinton’ın kendisini de barındıran ve 10dan fazla P-Funk şarkısını örnekleyen hit teklisi “Bop Gun (One Nation)” şarkısında bu örneklemi kullandı. Sürprizden uzak bir şekilde, o şarkı Lethal Injection albümünde kendine yer buldu. Son olarak şarkı, üçüncü bir kayda değer gösterim ile Tha Dogg Pound’un “Respect” şarkısında kendine yer buldu.




Mothership Connection (Star Child) - Parliament

Tıpkı kendisinden önce gelen Flash Light gibi, bu şarkı da NY prodüktörü Hurby Bug Luv ile öne çıkarıldı (Sweet Tee- On The Smooth Tip). Şarkının altyapısının tadına bir batı yakası sanatçısının bakması üç yılı buldu: Ice Cube ve Sir Jinx şarkıyı Yo-Yo’nun “Make Way For The Motherlode” parçasında örnekledi.  Bir yıl sonra The Chronic’in üçüncü ve son teklisi “Let Me Ride”- Jewell ve Snoop Doggy Dogg eşliğinde- da bu şarkıyı örnekledi. Cube’un şarkıyı örneklemesi sadece bir yıl öncesine dayansa ve tesadüfi gözükse de bu teklinin video klibi Dre ve Cube anlaşmazlığının çözülmesine yardımcı oldu. Hatta şarkının 2. dakikası 46. saniyesine sararsanız Cube’un barışçıl şekilde küçük bir rol aldığını görebilirsiniz.

Toplamda sadece 61 kez örneklenmiş olsa da, alt türün en ikonik şarkıları arasında mekik dokuyan bir numune şarkısı olmayı başardı. “Bop Gun (One Nation)” ve “Regulate” gibi şarkılarda kredisi var.

Aqua Boogie (A Psychoalphadiscobetabioaquadoloop) - Parliament

Ağzı oldukça meşgul eden ismiyle, Aqua Boogie zamanının olabilecek en batı yakası sampleı olabilir. 80’lerin sonuna doğru öne çıktı, King Tee (“Just Clowning”), Ice-T (“The Syndicate”) ve Fat Boys(“Get Down”) tarafından  kullanıldı.

Bomb Squad tarafından yapımcılığı üstlenilmiş Ice Cube şarkısı “Rollin’ With Da Lench Mob” şarkısı ile kendine ulusal bir dinleyici kitlesi buldu, ve Cypress Hill’in “Psycobetabuckdown” projesi ile tekrar etti. Cube şarkının peşini bırakmadı ve 1992’de şarkıyı Da Lench Mob’ın “Lost In Tha System” şarkısında tekrar örnekledi. Kendi kişisel işlerinde de bu şarkıyı kullandı, Mr Woody “Dirty Mack” şarkısında, DJ Muggs ise “Now I Gotta Wet ‘Cha” şarkısında örnekledi.

Fakat bu şarkının G-Funk kanonuna girişi Snoop’un “G Funk Intro” parçası ile oldu: Arka plan vokallerinin Aqua Boogie başlangıcındaki vahşi çığlıkların bir uyarlaması olması sayesinde. Hatta çok benzer bir uyarlama 1993’teki “Ghetto Bird” şarkısındaki kuş seslerinde de mevcut.

Sıklıkla G-Funk sanatçısı olmamasına rağmen Cube P-Funk disiplininin en sadık taraftarlarından biri olmaya devam etti ve Aqua Boogie’den bir dizeyi ara değerlendirerek* “You Know How We Do It (Remix)” şarkısına kattı. Şarkı, sıklıkla örnek alınan kuş sesleri sayesinde Tha Dogg Pound’un “Cyco-Lic-No" şarkısında da kendine yer buldu (yaklaşık 1.17 civarında duyuluyor).

G Funk’ın tür olarak düşüşe geçişi, kısa ve öz bir süreliğine popüler olan bu sampleı oldukça saklı bir şarkı haline getirdi. Buna rağmen, bu sample her zaman G-Funk MClerinin kataloglarında demirbaş olarak kaldı. Bahsettiğimiz kuş sesi Snoop’un “Bitch Please” ve Warren G’nin “Game Don’t Wait(Remix)” şarkılarını açan melodi oldu. Aqua Boogie 2000’lerin başında işlerliğini yitirmeden önce son üç kez karşımıza çıktı: Snoop- I Can’t Swim, DJ Quik- I Wanna See ve Tha Dogg Pound “We Livin Gangsta Like”.




(Not Just) Knee Deep - Funkadelic

Dr. Dre bu şarkı ile ilk defa, az bilinen LA rapçisi Rappenstine’ın seslendirdiği NWA and the Posse şarkısı “Scream” aracılığıyla uğraştı. 87’de yayınlanan o şarkı daha sonra Ultramagnetic MC’s, Original Concept, De La Soul and LL Cool J tarafından örneklendi. Cube ve Sir Jinx, Funkadelic şarkısındaki bas altyapıyı Yo-Yo’nun 1991 yılında çıkan “Ain’t Nobody Better” şarkısında kullandı. O zamanlar Cube ile arası bozuk olan Dre aynı altyapıyı 1992’de “Fuck Wit Dre Day (And Everybody’s Celebratin’)” şarkısında -kurucu G Funk kayıtlarından The Chronic’in ikinci teklisi olarak- kullandı.

(Not Just) Knee Deep şarkısının sample olarak kullanıldığı bir diğer müzikal çaba Snoop’un Doggystyle’ında bulundu. Dre “G Funk Intro" parçasını yine aynı bas altyapısının bir ara değerlendirmesi ile açtı, ki bu altyapı Snoop’un çıkış teklisinde de açılışı yapıyordu.

MC Hammer da şarkıya el atanlardan oldu, fakat o bas altyapı yerine sentezleri kullandı ve bunu “Straight To My Feet” (Street Fighter soundtrackinde yer alan bir parça) şarkısına ekledi. 1994’da sample yine Cube’un eline düştü, ve kendisi orijinal şarkıdaki bir dizeye eklenti yaparak uyarladı (“not just knee deep, she was totally deep when she did the freak with me”).

“Can’t C Me” şarkının son büyük G-Funk örneklenmesi oldu. Şarkının kendisi 21. Yüzyıla kadar geçerliliğini sürdürse de telif kanunlarının sample almayı neredeyse yasak haline getirmesi ile birlikte sample olarak kullanılamadı.




Atomic Dog - George Clinton

George Clinton’ın solo çıkış teklisi, kaydı ve bestesi itibariyle en az etkileyeceği şarkılar kadar rahat ve yumuşak bir melodiye sahipti. 2008 tarihli bir telif davasında, şarkı kaydının koşulları ortaya çıktı:

Şarkı yazarları David Spradley, Garry Shider, ve George Clinton Atomic Dog parçasını Ocak 1982’de bir kayıt stüdyosunda gerçekleştirdi, hem de yazılı bir materyal olmadan çalışarak... Şarkı spontane bestelenmişti. Spradley ilk olarak şarkıyı stüdyoda kaydetmiş ve sonra şöyle belirtmişti: “George geldiğinde baya yoğun şekilde partilemişti bu yüzden, bilirsiniz ya, gayet iyi hissediyordu” ve mikrofon başında dengesizdi. Spradley ve Shider onu iki yanından da destekleyerek mikrofonun önünde tuttular ve Clinton vokal kaydı aldı.

Clinton’ın “Atomic Dog” parçası 80’lerin erken dönemi boyunca aralıklı olarak sample (örnek) alınmıştı, kayda değer bir düzenleme LL Cool J’in radyo parçası “Dear Yvette” ile olsa da, şarkının sample olarak batı yakası ile buluşması Too $hort “She’s A Bitch” parçasında örnekleyince oldu.

Atomic Dog şarkısının batı yakası repertuarına girişi ancak Ice Cube doğu yakası bazlı prodüksiyon ekibi The Bomb Squad ile iş birliğine girdiğine gerçekleşti. Sample idrakı yüksek ünlü prodüktörler, şarkıdaki davulları Cube’un yakıcı müzikal taaruzu “The Nigga You Love To Hate” parçası için kullandı. Aynı ekip Clinton’ın  orijinal parçasını bir ay önce Public Enemy için örnek almıştı.

Bomb Squad prodüksiyonda olmadığı zaman bile Cube şarkı ve içindeki potansiyel melodilerle ilgilenmeye devam etti. Ayrıştırıcı ile kulağa çarpan davul ve synth giriş kısmını “How To Survive In South Central” parçasında kullandı. Clinton’un bestesini daha önce Death Certificate albümünde 3 kere örnek almıştı. Nakaratını “Man’s Best Friend” parçasında, bass ağırlıklı synth kısmını “My Summer Vacation” parçasında, giriş davul ritimlerini de şöhretli NWA diss parçası “No Vaseline”in sonunda kullandı.

Şarkının vokal kısımları da bir diğer NWA eski üyesi MC Ren’in “Hounddogz” şarkısının nakaratında örnek alındı. Şarkının asıl yükselişi Snoop Dogg şu anda ünlenmiş nakarat “bow wow wow, yippy yo, yippy yay” kısmını “Fuck With Dre Day” şarkısında kullanınca oldu. Bu noktada Atomic Dog popüler kültürün başlıca noktalarından bir parça olmuştu, Snoop’un sonradan çıkan albümüyle de bağlantılı olarak toplum bilincinde onlarca yıl kalmayı başardı.

Snoop’un ilk teklisi “Who Am I? (What’s My Name?),” şarkıdaki iki farklı öğeden yararlandı: Derin “köpek” vokalinin direkt bir örneklemesi ve aynı bow wow wow nakaratının bir uyarlaması.

Bu sadece şarkının G-Funk ile uzun süren birlikteliğinin başlangıcıydı. Cube’un iki Lethal Injection parçasında yer aldı( Bop Gun ve Ghetto Bird). Clinton’ın hitabet biçimindeki introsu “2 N The Morning” şarkısında örnek alındı. MC Hammer’ın G-Funk projesi The Funky Headhunterda perküsyon ve davul kısımları tam 3 şarkıda (“Don’t Stop,” “Pumps and a Bump”, “Somethin’ for the O.G.’s.”) yer aldı. Death Row şirketinin de ötesine geçen etkisi özellikle  kendine özgü birleştiricilerin DJ Quik’in “Hoorah 4 Tha Funk” şarkısında kullanılması ile belirginleşti.

90ların sonunda daha nadiren sample olarak kullanılır hale geldi. G-Funk türüne kimle geldiyse  onunla gitti: Snoop Dogg. Snoop’un ikinci albümü Tha Doggfatherda kendine bir kere bile yer bulamayan sample, No Limit Records eşliğinde çıkardığı projesinde iki kere, Tha Game Is To Be Sold Not To Be Told gibi projelerinde de boy gösterdi.

Şarkı 21. Yüzyıla kadar diğer şarkılara ilham olmaya devam etse de G-Funk’ın -zaman ve mekanına köklü bir alt tür- genel düşüşü  direkt olarak bu şarkının etrafındaki hevesi de etkiledi.




 

G-Funk Her Zaman, Hep Zaman

[caption id="attachment_181176" align="alignright" width="230"] Dr. Dre ve Snoop Dogg, . 1993 Rolling Stone kapağı için poz verirken.[/caption]

80’ler sonu gangsta rap, batı yakasını ulusal anlamda öne çıkarmış olsa da, New York merkezli hip hop görüşünü gerçek anlamda tehdit eden akım G-Funk oldu. Boom bap doğu için ne kadar önemli ise, G-Funk da batı için o derece önemli ve özgün bir imza haline geldi. Çoğu bakımdan, batı yakasının en canlı devrinin zirvesini temsil eden bir tür oldu ve yakanın en isim edinecek figürlerini bir bakıma yetiştirmiş oldu.

Bu alt türün kısa ömrü -92’den 98’e denebilir- hareketin daha büyük estetiğinin (VHS kalite müzik videoları ve sokak giyim trendleri) pohpohlanmasının önüne geçemedi. Ne olursa olsun , G-Funk her zaman hip hop’un klasik melodilerinden ve türlerinden biri olarak kalacak. Clinton ilhamlı, funk etkileşimli repertuarı, gangster kültürünü kendine özgü bir biçimde desteklerken silahların olduğu kadar güneşli günler ve kaçışın da var olduğunu gösteren bir dalga oldu. Zamanın geçişi bu türe, hem eski çekirdek fanları hem de bu zamanlara canlı tanıklık edemeyecek kadar genç olanlar için ekstra olarak nostaljik bir nitelik kazandı. Ana akım tamamı ile ve düzgünce başka trendlere geçmiş olsa dahi, akıcı batı yakası melodisinin neden taraftarlar arasında bir favori olduğunu anlamak zor değil.

NOT:

1)Metindeki örnekleme kelimesi, sample almak eylemini karşılama için kullanılır. Sample (numune) almak, müzikte bir eserin altyapısından bir elementi alıp uyarlayarak müzisyenin kendine ait yepyeni bir altyapı yaratması işlemidir.

2) Ara değerlendirme ise interpolate eyleminin karşılığı olarak kullanılmıştır. Interpolate, bir şarkıdan bilinen belirli bir kesitin (genelde bir veya iki dize) başka bir şarkıda orijinal dizelere eklenti veya ufak değişiklikler eşliğinde kullanılması eylemidir.

 
Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!