Okunma Sayısı: 15
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Doğanın Üstünlüğü: ABZÛ


Doğanın Üstünlüğü: ABZÛ

505 Games'in şu ana kadar yayınladığı hiçbir oyundan memnuniyetsiz ayrılmamış biri olarak, yine onların yayınladığı bu güzel macera oyununu sizlere tanıtmak istiyorum.

505 Games'in şu ana kadar yayınladığı hiçbir oyundan memnuniyetsiz ayrılmamış biri olarak, yine onların yayınladığı bu güzel macera oyununu sizlere tanıtmak istiyorum. ABZÛ, insanların tarih boyunca merak ettiği denizlerin altındaki efsaneleri size göstermeyi kendine görev edinmiş bir oyun. Hem size bir gizem çözdürüyor, hem de birçok deniz canlısını tanıtıyor. Güzel görüntülerle içinizi açması ve size ferahlama hissi tattırması da cabası.

Oyunumuz bir yüzme simülasyonu gibi başlıyor, kurumuş canlı rezervlerini düzeltip o deniz canlılarının kim olduğunu öğreniyoruz, yanımıza iki tatlı robot alıyoruz ve sakince keşfe çıkıyoruz. Sonra işler değişiyor. Denizin oldukça altında bu güzellikleri keşfederken buraya ait olmadığını görünüşüyle hissettiren demir bir kapı ile karşılaşıyoruz. Bu güzelliği de yok etmeye çalışan insanlar olmuş gibi bir tat bırakıyor bu yapılar zihnimizde. Bu yapıları açarak onların kuruttuğu canlıları tekrar deniz yaşamına katıyor, çekilmiş suları tekrar yükseltiyoruz. Sanki karakterimizin üstünde bu kötücül yapıların vicdan azabı var ve geçmişindeki toplumun yarattığı hasarı bu vicdanla beraber hızla düzeltmeye çalışıyor gibi. Bu makineleri kapatmaya çalışırken deniz canlıları da bize yardım ediyor. Özgürlükleri için, doğanın ne olursa olsun teknolojiye ve tüm kötülüklere karşı kazanacağının bilincinde hayvanlarla ortak hareket ediyoruz.



Canımız pahasına savaşıyor ve o metal yığınlarının hepsini görsel bir şölenle yok ediyoruz. Doğa güzelliği ve masumluğu ile yeniyor ona karşı yapılan her çirkin saldırıyı.

Yaşadığımız bu çağda doğaya çok kötü davranıyoruz. Kimse kendini geri bırakmaya çalışmasın; sabahlara kadar açtığımız her elektrikte, geri dönüştürme ümidiyle -aslında bu tamamen bir aldatmacadır- fütursuzca kullandığımız her plastikle doğayı öldürüyoruz. Onun her damlasına ihtiyacımız varken hem de. Bu oyun aslında 2 saat gibi kısa bir süreyle size bunu fark ettirmeye çalışıyor. Oyuna girdiğiniz an büyülendiğiniz denizin altındaki dünya aslında yıllar önce size hiç uzakta değildi. Ve siz oyundaki gibi onu demir yığınlarıyla kapattınız, hiç düşünmediniz sonunu. Aldığınız her nefes kirli şimdi, içtiğiniz her su size daha çok zarar artık. Örneğin birçok oyunda gözünüzü alamadığınız o yıldızlı manzara, ışık kirliliğinden birkaç kilometre uzakta yalnızca. ''SİZ'' kalıbını çok kullandığıma bakmayın hep beraber bir makine yarattık bu dünyadan, ve her dişlisi her birimiziz. Kimse kaçamıyor ve bunun sonu olmadığını düşünüyor. Ama daha önce de belirttiğim gibi, doğa her zaman olduğu gibi yine intikamını alacak ve toplum her şeyin kendi suçu olduğunu anlayacak. Oyun bunu değiştirebileceğimizi ve aslında küçücük bir şeyi anlamamızı istiyor bence; son zamanlarda korktuğumuz o virüs gibi, doğanın da virüsü biziz.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!