2015'te Cardiff'te kurulan Post-Hardcore grubu Holding Absence 2019'da ilk stüdyo albümünü çıkarmıştı. Grup, o zamanlar Ashley Green (bateri), Lucas Woodland (vokal), James Joseph (bas gitar), Scott Carey (gitar) ve Chris Smitheram (gitar) beşlisinden oluşuyordu. Grubun çıkış albümü için hazırlıklar, 2018'de başlamıştı.
Holding Absence'ın aynı adlı albümünden ilk tekli "Like A Shadow"du. Pop rock'a daha yakın bir ses sahip şarkı, patlayıcı nakaratıyla dikkat çekiyor. Like A Shadow, rock'da alıştığımız bir şarkı düzenine sahip. Tekli olarak seçilmesinin açık nedeni herkesin alıştığı bir yapıya ve sese sahip olması. Bu şarkıyı kötü yapmasa da öbür şarkılara göre daha arkaplana atıyor.
Albümden yayınlanan 2.tekli ise albümün açılış şarkısı "Perish" olmuştu. Yarı atmosferik bir havaya sahip şarkıda bateriler kulağa çok net geliyor ve Carey'nin shoegaze tarzına yakın gitar tonuya şarkıya çok iyi bir agresiflik ekliyor. Şarkıda Woodland'in vokal çeşitliliğini de çok net bir şekilde duyabiliyoruz.
3.tekli "You Are Everything", Perish'in atmosferik havasını devam ettirirken biraz daha lirikal derinlik katıyordu grubun çıkış albümüne. Solist Woodland, şarkının kendine inanmakla alakalı olduğunu belirtmişti. Bas gitarist James Joseph de "You Are Everything"in en sevdiği Holding Absence şarkılarından biri olduğunu söylemişti. Ben de katılmadan geçemeyeceğim. Enerjiyle dolu ve dinleyicinin bir şekilde dikkatini çeken bir şarkı.
Albümden son tekli ise "Monochrome"du. Daha melodramatik bir şarkı olan Monochrome'un yine bir pop rock sesine yakın olduğunu söyleyebilirim. Şarkı yazımı olarak "Like A Shadow"a daha yakın ve onun kabuğundan da çıkamıyor gibi. Yine albümün zayıf şarkılarından biri ancak sonraki şarkıya inanılmaz bir geçiş sağlıyor.
Albümde 7.şarkı olan "Monochrome"dan sonra albümdeki en iddialı şarkılardan "A Godsend" geliyordu. Tanrı'ya bir sesleniş olan şarkıda Woodland'in "God, send me a godsend (Tanrım, bana bir mucize gönder) / I've been waiting (Uzun süredir bekliyorum)" sözleri şarkının düzenine inanılmaz uyuyor. Bas gitarı çok canlı bir şekilde duyabiliyoruz bu şarkıda ve akılda kalıcılığı o sağlıyor desem yalan olmaz. Biraz daha slow şarkılardan olsa da kesinlikle albümdeki en yaratıcı ve farklı şarkılardan biri.
Şu ana kadar albümün 1,3,4,7 ve 8.şarkısını incelemiş oldum. Biraz düzene girme vakti. Holding Absence'ın aynı adlı albümündeki 2.şarkı "Your Love (Has Ruined My Life)" olmuştu. Daha reverb ve delay dolu gitarlarla dolu şarkıyı baterilerin taşıdığı doğrudur. Çok canlı bir mixing'e sahip. Şarkı, sevgilisi hayatını kaybetmiş (varsayımsal) bir kişi için yazılmış. Woodland, bu şarkıyı "acı tatlı" olarak tanımlıyor. Prodüktöre büyük övgü vermek lazım çünkü gitar ve bateri inanılmaz bir şekilde mix'lenmiş.
Albümdeki favori şarkılarımdan birine gelmeden önce albümün 5.şarkısı "Marigold"u inceleyelim. Albümün en yavaş şarkısı bir piyano ballad'ına sahip. Bir post-hardcore albümü olsa da bu piyano ballad'ı kimseyi şaşırtmamalı çünkü Woodland'e göre Holding Absence neredeyse albümdeki her şarkıya piyanoyla başlamış. Daha sonra şarkıları geliştirerek şu anki hallerine getirmişler. Piyano ve Woodland'in vokallerinden oluşan şarkıya ben şahsen çok geri dönmek istemiyorum ama yine de bugüne kadar grubun en çok dinlenen şarkılarından. Albümün başında "Marigold"u duysam belki daha hoş olabilirdi.
"Marigold"u takip eden şarkı benim albümde en sevdiğim 2.şarkı, "To Fall Asleep". Albümün 6.şarkısında Lucas Woodland, şovunu yapıyor. Grubun kasten agresif olması için yazdığı şarkıdaki enerji inanılmaz yüksek. Woodland'in "kirli" vokalleri çok güçlü. Gitarların da kulak patlatıcak derecede yüksek seste olması daha dinlenilesi yapıyor şarkıyı. Özellikle nakaratta tüm her şeyin birleşimiyle mükemmel bir patlama oluyor.
Atlıyorum albümün 9.şarkısı, "Last of the Evening Light"a. Bu şarkı, grubun en eskiden yazılmış şarkılarından biri olsa da yerini bu albümde buluyor. Daha fazla 2000'ler "sound"una sahip şarkının tempo değişiklikleri garip olsa da güzel. Gitarlarda yine reverb'leri bolca duyduğumuz şarkının vokalleri albümün geri kalanına göre biraz daha agresif, biraz daha kişisel.
"Purge", albümün sondan bir önceki şarkısı ve "Marigold"dan sonraki 2.piyano ballad'ı. 2 dakikalık bir geçiş şarkısında çok özel bir şey yok ama albümün çıkış şarkısı "Wilt"e çok iyi bir uyum sağlıyor.
Albümdeki favori şarkım aynı zamanda albümdeki son şarkı, "Wilt". Wilt, gitarist Scott Carey'nin grupla yazdığı ilk şarkılardan biri. Yine shoegaze esintilerinin olduğu şarkı 6 dakikalık bir şaheser. Genellikle melankolik şarkıların için kullanılan 3/4 zaman ölçüsünde yazılan "Wilt", albümü inanılmaz bir şekilde kapatıyor. Gitar tonları inanılmaz, vokaller kusursuza yakın, distortion'lı bas gitar ve bateriler yine netliğiyle kulağa çarpıyor. Carey'nin gruba biraz daha geç katıldığını varsayarsak ileride "Wilt"e yakın şarkılar duymamız daha muhtemel ve bu da beni heyecanlandırıyor.
Sonuç olarak, Holding Absence'ın 11 şarkıdan oluşan aynı adlı albümü kesinlikle şans verilmesi gerekn bir albüm. Özellikle Underoath, Fugazi, Destroy Rebuild Until God Shows gibi sanatçılarının dinleyicilerinin çok sevebileceği bir tarza sahipler. Holding Absence - Holding Absence'a puanım 10 üzerinden 8. Başarılı ama tracklist'te birkaç şeyin değişmesine ve hatta birkaç şarkının değişse daha iyi olabilirdi. Yine de akılda kalıcı bir post-hardcore albümü.
Albümü buradan dinleyebilirsiniz:
Aynı zamanda grubun o zamanki bas gitaristi James Joseph (Ocak 2021'de ayrıldı) ve vokalist Lucas Woodland'in albüm şarkılarını teker teker açıkladığı bu videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz:
Holding Absence, bu sene 2.stüdyo albümü "The Greatest Mistake of My Life"ı çıkarmaya hazırlanıyor. 16 Nisan'da çıkması beklenen albümden 2 yeni tekliyi buradan dinleyebilirsiniz:



Yorum Bırakın