Okunma Sayısı: 264
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Merhaba Beyaz Gemi, Ben Geldim


Merhaba Beyaz Gemi, Ben Geldim

Her eserin bir ortaya çıkış hikayesi vardır. Bazısı mümkün olmayan bir dünyayı anlatırken, bazısı baştan geçen bir olayı sergiler okurun önüne. Bazısı ise sembollerle konuşur. Anlatılmak istenen bazen kolayca anlatılamayınca semboller hayat kurtarıcı olabilir. İşte Cengiz Aytmatov da bu eserinde bol bol sembollerine yer vermiştir. Eseri bitirdiğinizde ben bir şey anladım diyorsunuz. Satırlarda yazanlardan daha farklı bir şeyler... Satır aralarındaki manaları da anladığınızı fark ediyorsunuz. İyi ama Cengiz Aytmatov neyi sembolleştirerek anlatmak istedi?

Mesela eserde bir çocuk var. Adı sanı yok bu karakterimizin. Çocuk, sadece çocuk. Hemde her şeyiyle tam bir çocuk. Sahip olduğu geniş hayalgücü ve öğrenmeye beslediği büyük hazla anlıyoruz bunu. Böyle bakınca hepimiz birer çocuktuk aslında hatta belki bir yanımız hala daha bir çocuk olabilir. Tıpki eserde de geçtiği gibi otoriter kimseler tarafından hor görülen, fikri önemsenmen birer çocuktuk. Cengiz Aytmatov bununla ilgili başından geçen bir olaydan bahseder. Yıllar sonra verdiği bir konferansta bir gencin kendisini büyük bir ilgiyle dinlediği dikkatini çekmiş. Ve ilerleyen dakikalarda dikkatli dinleyici söz alarak Cengiz Aytmatov'a "Beyaz Gemi'deki çocuk benim" demiş ve Aytmatov ise buna "Evet, oydu ve hatta sadece o değildi..." diye karşılık verir.

Çünkü kalbi bu asrın dengi değildi..

Bu masumluğun ve saflığın karşısında bir de oldukça kötü bir karakterimiz var: Oruzkul. Kırgız Türklerinde kullanılmayan bir isimdir bu. Çünkü "Rus'a kul olan" anlamına gelir. Cengiz Aytmatov burada okuruna Ruslara kul olan kişilerin tip analizini çizer. Kötü kalpli, rüşvetçi, milli ve manevi değeri olmayan bir kişi. Eserde Orozkul'un çocuğunun olamaması dikkat çekicidir. Böylece eleştirilen sisteminde kısır olduğunu ve devamının gelmeyip tükeneceğini sembolize eder.

Neden böyle olur bu insanlar?” ...
“Sen ona iyilik edersin, o sana kötülük. Utanmak, arlanmak da bilmiyorlar. Sanki kural bu imiş. Hep kendilerini haklı görürler. Herkes onlara kul-köle olsun. Kul-köle olmazsan zorla yaptırırlar bunu."

Masum çocuğun hayalleri var bir de eserde. "Onun iki masalı vardı. Biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi. Ötekini ise dedesi anlatmıştı ona. Sonra ikisi de yok olup gitti. Şimdi biz bunlardan söz edeceğiz." diye başlar kitap. Masalların biri dedesinin anlattığı Maral Ana masalı, bir diğeri ise uzak denizlerdeki beyaz gemide babasını aradığı ve kahramanının kendisi olduğu bir masal. Dedesinin anlattığı ve çocuğun canı pahasına inandığı Maral Ana masalı bizler için inancın gücünü simgeler. Çocuk, dedesinin anlattığı masala öyle candan inanır ki her gün o masal karakteriyle konuşur. Ve bir gün gerçekten karşılaşıp tanışır onunla. O kadar sever ki onu canı pahasına kötü karakter Orozkul'dan korumaya çalışır. Ama tabiki çocuk haliyle ne kadar gücü yeterse...

Bir de kendi masalı vardır. Uzak denizlerde gördüğü beyaz gemide babası vardır. Ve bir şekilde tehlike içindedir. İçinde beslediği saf sevgisiyle hareket eden çocuk hayallerinde binlerce kez kurtarır babasını. Bir keresinde balık olup yüzerek babasına varmış ve onu içinde bulunduğu tehlikeli durumdan kurtarmıştı.

Beyaz Gemi isimli eseri tanımlayacak olursam 'pamuk şekeri tadında bir öykü' diyebilirim. Bende tıpkı böyle bir his bıraktı. Bir kere tadı damağımda kaldı hikayenin. Devam etsin istedim, burada bitmesin. Tıpkı pamuk şekerin elde bıraktığı yapışkanlık hissi gibi yapıştı bu öykü aklıma. Eserde işlenen karakterler hayatımızın her anında yer bulabiliyor. İşte diyorsun bu çocuk, bu da olsa olsa Orozkul. Ve sonra sende uzak denizlerde bir beyaz gemi görüyorsun. Yüzerek aşmak istiyorsun denizleri canın pahasına. Sırf o gemiye yetişebilmek için...

"İnsan bulutlara baktıkça onları istediği biçime sokar, değişen şekillerden istediği şeyi düşünebilirdi. Yeter ki insan neyi görmek istediğini bilsin!"

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!