parke gibi hissetmek

parke gibi hissetmek
5 Beğen
0 Yorum

tozlu ayakkabılar, kutular, valizler

üstüme basılıyorlar hunharca 

birden üstüme düşenler bütünlüğümü çiziyor

eskisi gibi güzel duramıyorum

görebilseydim bir kez kendimi

tanıyamazdım eski hâlimi

çirkinleştirdiler beni yanında kaldıklarım


çıkmaz hiç ne sesim ne soluğum

çıt sesi duyarsanız olur olmadık bir anda

bilin, için için sızlanıyorum


ayaklar, terli, çıplak, çoraplı ayaklar

sabahları ses olmasın diye gezinen parmak uçları

hepsi üzerimden geçip gidiyorlar

kimi ağır kimi kuş tüyü gibi narin

birkaç iyi kalpliye rastlıyorum nadir

terlikle yüzümü dağıtanları da görürüm


ben hep bu halıların altında eziliyorum

tozlu, tüylü, eski püskü, yeni halılar

karıncalar kaşındırır, bazen sinir eder beni

kendi etrafında dört dönerler akılları sarmaz bazen

belki geçerlerken hissediyorlardır beni


dökülür üstüme asitler, çaylar, bardaklar

kimi çizer boydan boya kimi dokunur öylece

bilmezler ki hepsi de yakar canımı 

eşyalardan sıra gelirse rüzgâr serinletir beni

kollarım olsa açar sarılırdım rüzgâra

o da değer kavuşurdu bana


oysa üstüme basanlar sinirleniyormuş

tozları rüzgâr uçurduğundan 

kapatıyorlar her yeri birden

kavuşamayışımla baş başa kalıyorum 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın