Bir Müziği Sevmek İçin Anlamaya Gerek Var mı?

Bir Müziği Sevmek İçin Anlamaya Gerek Var mı?
1 Beğen
2 Yorum

 

Her şey, 14 yaşımda Dünyadan Sesler YouTube kanalında Orfeas Peridis’in seslendirdiği Kati Mou Krivis şarkısıyla tanışmamla başladı. O güne kadar yabancı dilde dinlemeye en aşina olduğum dil yalnızca İngilizceydi. Dünyadan Sesler YouTube hesabını keşfetmemle birlikte sanki yeni ufuklara açılıyor, bambaşka kültürlerle tanışıyordum. Bir gün Yunanca, ertesi gün Arapça; hatta bir Arap kabilesi olan Berberilere ait Berberice şarkılar bile dinliyordum.

Bu şarkıların hiçbirini anlamadığımın farkındaydım, ancak anlamak için de ekstra bir çaba göstermedim. Çünkü o an fark ettim ki müzik, anlamaktan çok hissetmekle ilgili bir şeydi.

Şarkı sözleri bir dilin ürünü olabilir, ancak müzik insanlığın ortak dilidir. Bir şarkıyı sevmek için sözlerini bilmeye gerek yoktur; çünkü müzik, çeviriye ihtiyaç duymayan tek sanat dalıdır. Bir melodiyi duyduğumuzda beynimiz değil, kalbimiz tepki verir. Bazen anlamadığımız bir dildeki şarkı, kendi dilimizde duyduklarımızdan çok daha derinlere dokunabilir.

Spotify’da hazırladığım listede Yunanca, Fransızca, İspanyolca, Farsça, Arapça ve daha birçok dilden parçalar yer alıyor. Her biri farklı bir kültürün hikâyesini anlatıyor, ancak ben dinlerken o kültürlere hiç de yabancılık çekmiyorum. Çünkü müzik daha önce de bahsettiğim gibi insanlığın ortak dili. O dilin kelimeleri notalar, cümleleri ise melodilerdir. Ve müziğin anlamı, her dinleyenin kalbinde yeniden şekillenir.

Not: Dünyadan Sesler artık bu tarz paylaşımlar yapmıyor, ama siz yine de bir şans verin derim. 😊

Spotify’da hazırladığım “Uluslararası” başlıklı müzik listeme sen de eşlik etmek istersen 

Yorumlar (2)

  • Kendine has ruhu olan şarkıların dil bariyerlerine takılmak gibi sorunları olmuyor sanırım. Anlattığı şeyi direkt olarak hissettiren şarkılar var. Henüz shazamların, GPT'lerin olmadığı internet dönemlerinde aklımıza takılan şarkıları aklımızda kalan kelimelerle aratıp bulmaya çalışırdık. Buna rağmen bir türlü yeniden bulamadığım bir şarkı vardı. Bir gün evimize gelen kuzenim kendi USBsindeki müzikleri bize dinletirken bir şarkı açmıştı. Şarkıdan hiçbir şey anlamama rağmen etkilendiğimi hatırlıyorum fakat gerçekten hiçbir cümleyi anlamamıştım. Ertesi günlerde şarkıyı bulmaya çalışırken şansıma radyoda denk gelmiştim fakat tam da sonunda açmışım o frekansı. Uzun süre hiç bulamamışken bir gün bir film cd'sinin ana sayfasında o şarkının çaldığını duymuştum (eskiden mahallelerde cd'ciler olurdu insanlar kendileri cd dolduruyorlardı bunu da dolduran kişi kendi keyfine göre bir ana menü müziği eklemişti). Şarkıyı duyduğuma çok sevindim fakat yine hiçbir yerde adı yazmıyordu şarkının. Ne shazam ne de gpt olmadığı için bir türlü bulamamıştım yine de filmin ana menüsüne gelip dinliyordum şarkıyı. Tam da 2009'lu yıllardı sanırım zira o dönemler çeçen - rus savaşı çok konuşuluyordu müziğin de bu olaylarla dolaylı bağlantısı olduğunu da sonradan öğrendim. Hatta o dönem bizim de evde çeçen mücahitleri anlatan bir kitap olduğunu hatırlıyorum. Nato - Chor Javon. Yıllar yıllar sonra internette hiç beklemediğim bir anda karşıma çıktı ve defalarca arka arkaya dinledim. Meğer o dönemler sanatçımız bu şarkıdaki hikayeyi çeçenistandaki olaylara dikkat çekmek için o dönem özel bir kliple yaymaya çalışmış. Yaşanan dramaları şarkı sözleriyle bağdaştırmış bu yüzden 2009 yıllarında çokça yaygınlaşmış. Bense ne şarkının sözleri ne de anlattığı hikayeyi anlamadan şarkının anlattığı hüznü hissetmiştim bile. Sanatçı aktarmak istediği şeyi özümsediği sürece o duyguyu bir şekilde karşısındakine geçiriyor anlaşılan

    • "Bu şarkıların hiçbirini anlamadığımın farkındaydım, ancak anlamak için de ekstra bir çaba göstermedim. Çünkü o an fark ettim ki müzik, anlamaktan çok hissetmekle ilgili bir şeydi." cümlelerinizin altına imzamı atarım. Ellerinize sağlık.

      Yorum Bırakın