Her sene yeni yıla girmemize az bir zaman kala hep aklımda bir öykü belirir. Bu öykü bir "olay" değil "durum" öyküsüdür çünkü 1952'den 1953'e geçen o bir dakikalık zaman diliminde içinde bulduğumuz duygu durumunu ve değişimini bize nahif bir şekilde anlatır. Bu öykünün adı "On İkiye Bir Var", yazarı ise Haldun Taner. Keyifli okumalar ve mutlu seneler dilerim.
"(...) Zaman geciyor. Bizler zamanın içinde yüzdüğümüz halde zamanın geçişini değil de o geçtikten sonra, sadece geçmiş olduğunu hissedebiliyoruz. O da şakağa düşen aklarda, alnımızdaki kırışıklıklara, bele yapışan lumbago ağrılarında, nihayet hastalıkta, ölümde...
Ama zaman daha geçmeden, henüz geçerken, onun geçişini âdeta gozle görür gibi şuurlu ve uyanık şekilde hissedebildiğimiz gün, öyle geliyor ki bana, bizden habersiz geçmiş zamanın bizde yaratabileceği bütün acı sürprizleri ortadan kaldırmış olacağız.
Bu keşfimi nerede yaptım biliyor musunuz? Bir yılbaşı gecesi, Kadıköy vapurunun güvertesinde... Paltoma bürünmüş gidip tâ buruna oturmuştum. Bir ara uyuklar gibi olup birden silkindim. "On ikiye bir var" diye söyleniverdim. Çakmağı yakıp saate baktım ki; doğru... Saniye yelkovanı döndü, altmışın üstüne gelince çıt... Saat 11.59 iken 12 oluverdi. Gün kadranında çarşamba yerini perşembe ile değiştirdi. 31 Aralık yerini 1 Ocağa bıraktı. Saat, yılı göstermiyordu ama, 1952 bitip 1953 başlamıştı. Bütün bunlar küçük bir an'ın marifeti. Hepsi şu ufacık yayın "tık" diye atıvermesiyle oluyor..."



Yorum Bırakın