Üniversite, bugün büyük ölçüde işlevini yitirmiş bir kurumdur. Bilgi üretmez, eleştiri öğretmez, piyasayla bağ kurmaz. Öğrenciye verdiği şey genelde şunlardır; fotokopi, slayt ve ertelenmiş hayatlar. Dört yıl boyunca gördüğün şeyler karşısında bir şey yapıyormuş hissi yaşatır, sonra kapının önüne bırakır. Elinde diploma vardır ama karşılığı yoktur. Oku adam olursun masalı çoktan raf ömrünü doldurdu.
Edebiyat bölümü mezunuyum. Bu bölüm çöküşün en net örneğidir. Bu bölümler düşünce üretmesi gerekirken, mezunlarını üç seçenekle baş başa bırakır: KPSS'den belli bir puan alıp polislik ve askerlik mülakatlarına müracaat etme ya da tamamen alakasız bir iş. (Bimde kasiyerlik) Dereceyle mezun olmak bile tabloyu değiştirmez. İyi öğrenci de kötü öğrenci de aynı boşluğa düşer.
Kötü bir üniversiteye gidip dört yıl harcamak, zamanın en pahalı halidir. O dört yıl geri gelmez. Ne öğrendiğini soran olmaz, hangi dersi aldığın kimsenin umurunda değildir. İşverenin baktığı tek şey şudur: Ne yapabiliyorsun? Eğer bu soruya somut bir cevap veremiyorsan diplomanın hiçbir anlamı kalmaz. Bu kadar basit.
Hani böyle geçmişe gidip yapmak istediğin bir şey var mı diye soru soruluyor ya o an ki kendime: Git ve meslek öğren derdim. Size de tavsiyem şudur ki:
Kaynak öğrenin, tesisat öğrenin, CNC öğrenin, yazılımın bir alanını gerçekten öğrenin. Marangoz olun, elektrikçi olun. Bunlar Hayata tutunma biçimleridir. Elinde somut beceri olan insanın pazarlık gücü vardır. Üniversite mezununun çoğu zaman yoktur.
Üniversite romantizmi, gerçek hayatla ilk karşılaşmada dağılır. Kira kapıya dayandığında, fatura geldiğinde, gelecek sorusu sorulduğunda; kimse sana ama sen kültürlü bir insansın demez. Hayat senden çözüm ister. Üniversite ise çoğu zaman çözüm değil, oyalanma sunar.
Okumayın demiyorum. Boşa okumayın diyorum. Çünkü sonunda pişmanlık var.
Kendine şunu sor: Ben burada ne öğreniyorum ve bu bana ne kazandıracak? Cevabın net değilse, orada durmanın anlamı da yoktur. Kimseye ayıp olmasın diye okumuş olayım diye aile mutlu olsun diye harcanan yıllar senin hayatındır, onların değil.
Gerçek şu ki hayat kimseye diploma borçlu değil. Piyasa kimseye emek verdin diye acımaz. Kimse sana çok çalıştın diye maaş bağlamaz. Ne yapabiliyorsan karşılığı odur. Gerisi iyi niyetli bir masaldır. O yüzden aklını kullan. Zaman bir daha geri gelmez.



Yorum Bırakın