Film Yahudi toplama kampındaki esir insanların gaz odalarında öldürülmeden saatler önce Tanrı’yı yargılamak için bir hukuk profesörü öncülüğünde mahkeme kurmalarıyla başlıyor film.
Bir tarafta Tanrı’ya itaat edenler, diğer tarafta yaşadıkları bu soykırım nedeniyle Tanrı’yı yargılayanlar var. Film tek bir odada geçiyor ve her iki tarafın da yargılamak için haklı sebepleri bulunuyor.
Yargılayanlar haklıydı; çünkü masum çocukların ölümü karşısında sessiz kalan bir kudret varsa, ona “iyi” demek ahlaki bir çelişkidir.
İtaat edenler de haklıydı; çünkü elinizden her şeyiniz alındığında, yaratana sığınırsınız.Tanrı’ya inanmak, hayatta mücadele etmenin zorluklarına göğüs germenin ve hayatta kalmanın bir yoludur.
Aynı acı ve olay içinde biri Tanrı'ya tutunarak digeri ise yargılayarak ayakta kalıyor. Tanrı’yı savunanlar umut metaforunu ,
Tanrı’yı yargılayanlar ise öfke ve adalet metaforunu çok iyi kullanmış.
Kötülükler karşısında yargılanması gereken biri varsa, o Tanrı değil, insanın ahlaki omurgasıdır.
Kısacası, aynı acıyı yaşamak herkesi aynı yere götürmez.
Bazı filmler iyi olur, bazıları ise etkileyici. Bu film içinize yerleşen türden…



Yorum Bırakın