Son zamanlarda fark ettiğim bir şey var. Herkes sürekli “çok yoğunum” diyor ama neye baktığına göre aslında ortada aşırı büyük bir yoğunluk da yok gibi.
Günler hep bir şeylerle dolu ama aynı zamanda boş da geçiyor. Bir bakıyorsun saatler geçmiş ama elinde somut bir şey yok. Sadece ekran kaydırmışsın, birkaç mesaj atmışsın, belki bir şeyler izlemişsin.
Eskiden sıkılmak daha normaldi. Şimdi sanki sıkılmaya bile zaman yokmuş gibi davranıyoruz. Sürekli bir şey izleniyor, bir şey dinleniyor, bir şeye bakılıyor. Boş kalınca da insan direkt rahatsız oluyor.
Bir de “meşgul görünme” olayı var. İnsanlar gerçekten meşgul olmasa bile öyleymiş gibi anlatıyor. Çünkü boş demek sanki kötü bir şeymiş gibi algılanıyor.
Ama garip olan şu: Herkes aynı şeyleri yaşıyor gibi. Aynı yorgunluk, aynı geç cevaplar, aynı ertelenen planlar… Sadece kimse bunu açık açık söylemiyor.
En sonunda da gün bitiyor ve insan şunu fark ediyor: aslında çok şey yapmış gibi ama hiçbir şey yaşamamış gibi.
Belki de modern hayatın en net özeti şu:
Herkes bir yerlere yetişiyor ama kimse gerçekten varamıyor.
Ve en garibi de şu… buna alışmış olmamız!



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın