Bundan 7 ay önce biricik ananemi kaybettik. Hayatımda ilk kez bu kadar yakın bir insanın acı kaybı ile yüzleştim. Ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilemedim. Ananem her yaşlıda olabilecek birkaç rahatsızlık dışında çok dinç bir kadındı. Aralık ayında bir an da rahatsızlandı ve 15 günlük bir yoğun bakım sürecinde onu kaybettik. Ananem benim, kuzenim ve annem için çok değerli birisiydi. Neden değerli olduğunu burada çok anlatamam ama onun nasıl bir insan olduğundan kısaca söz edebilirim.
Ananem bayramlarda, düğünlerde ya da herhangi bir an da bizi (anne tarafımı) toplayan kişiydi. Bayram sofraları, tatil sofraları onun börekleri, şen şakrak gülüşü ve kocaman öpücükleri ile dolup taşardı. Her torunu ne seviyorsa o yemekleri yapardı ayrı ayrı.Küçüklüğüm onun bahçesinde çamur oynamakla ve kuzenlerimle onun yazmalarından dansöz kıyafeti yapmakla geçti. Bazen bize kızardı ama çok iyi kalpli birisiydi. Barbielerim için de her zaman diktiği şalvarların parçalarından ayırırdı ben de onlara kıyafet dikerdim. Kısacası bebekliğimin, çocukluğumun, yetişkinliğimin her anında benimleydi.
Yasemin çiçekleri toplar gelirdi bana. Haziran ayında evimin önünde açan yasemin çiçeklerinin kokusunu duyunca ananem aklıma geldi . Kendimi ilk başta çok kötü hissettim ama sonra dedim ki Dilay bak ne güzel kokuyorlar tıpkı ananem gibi. İşten gelir gelmez ilk yaptığım o camı açıp çiçeklerin kokusunu içime çekmek oluyordu.
Ananemin yasını hala tutuyorum çünkü öldüğü ilk zaman anneme destek olmak için kendimi hep tuttum. Bazen salak saçma davranışlarda bulundum en salakçası ise ananemin öldüğü gün cenaze namazına hazırlanırken kendimi bi an da yüzüme bir şeyler sürerken buldum. Annem de beni öyle görünce napıyorsun şu an olacak şey mi dedi ve çok haklıydı ama ben ne yaptığımı ve neden yaptığımı tam olarak bilmiyordum. Belki de o anı daha mutlu hale getirmek istiyordum, onu güzelliklerle uğurlamak istiyordum. Ananemi yıkadıktan sonra onu mis gibi kuru çiçeklerin ve otların koktuğu, tütsüleri yaktığımız kefenin içine koyduğumuzda ölümün aslında güzel yanlarının da olduğunu ve sonsuz mutluluğa, huzura gidildiğini hissettim. Ananemi bir daha göremeyecek olma düşüncesi her ne kadar içimi acıtsa da onu o şekilde temiz güzel kokularla uğurlamak bana iyi hissettirdi.
Şimdi nasılım diye sorarsanız iyi değilim hala. Gördüğüm her yaşlı teyzede ananem aklıma geliyor, dolmuşta ölüm haberini aldığımda yanımda bana destek olan kadını her gördüğümde o an aklıma geliyor kötü oluyorum, evine her gittiğimde ayaklarım geri geri gidiyor. Sanki o evde hiç yaşamamışçasına her geçen gün eşyaları eksiliyor sadece duvarlarda fotoğrafları artıyor. Eve girdiğimde bir daha kimsenin beni “gızımmmm” diye seslenerek sarılıp öpmemesi içimi burkuyor.
Sanırım yas böyle bir şey.. herhangi bir şeyin yasını tutan herkese sarılıyorum 🫂



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın