Rubens'in Hatıraları

Rubens'in Hatıraları
2 Beğen
0 Yorum
  • Peter Paul Rubens, şüphesiz 17.yüzyılın en önemli Flaman sanatçılarından biriydi. Barok resim sanatının önemli temsilcilerinden olan sanatçının ışık kullanımı, onun, çağının en önemli sanatçıları arasında yer almasında önemli rol oynamıştır.
[caption id="attachment_57712" align="aligncenter" width="915"] Self Portrait, Detail from Rubens and Isabella Brant, 1609[/caption] Sanatçı 1577 yılında Siegen'de doğdu. Ülkesinde başladığı resim eğitimine 1600 yılında İtalya'ya gitmesi ile yeni bir soluk getirdi. Yirmi üç yaşında Roma'ya gittiğinde, belki de en kolay etkileneceği çağdaydı. Sanata ilişkin birçok hararetli tartışmaya katılıyor, büyük bir ilgiyle dinliyor, öğreniyordu. İtalyan ressamların kutsal saydığı güzellik algısı ile içinde büyümüş olduğu sanat algısı çok farklıydı. İtalya'da gelişen yeni sanata ilgi duymuş olsa da temel inancını değiştirmedi. [caption id="attachment_57812" align="aligncenter" width="848"] Rubens and Isabella Brant, 1609[/caption] Rubens, 1608'de Anvers'e döndü. Öğrenebileceği her şeyi öğrenmişti. Kumaş kıvrımlarından, resimlerin en ufak detayı olan aksesuarlara kadar birçok şeyi hangi teknik ile çalışması gerektiğini biliyordu. Diğer Flaman sanatçılarının küçük yüzeylerde çalışmasının aksine büyük tuvallere resim yapan sanatçı, çok geçmeden soyluların ilgisini çekmişti. Bir süre sonra birçok Flaman ressam onunla birlikte çalışmaya başladı. Büyük boyutlarda çalıştığı bu resimler genellikle sanatçının yanındaki diğer ressamların desteğiyle hazırlanıyordu. Asistanlar önceden hazırlanmış taslağı büyük tuvale geçirirken usta ressam elindeki ufacık fırça ile bütün detayları işliyordu. [caption id="attachment_57947" align="aligncenter" width="954"] The Abduction of the Daughters of Leucippus, 1614-1616[/caption] Yukarıda görmüş olduğumuz resim Barok sanatının önemli eserlerinden biridir. Tuvali kaplayan sekiz figür görüyoruz. Tıpkı sanatçının devasa boyutlardaki çok figürlü çalışmaları gibi bu resimde de bütün figürler birbirleriyle uyum içerisinde bir kompozisyon oluşturmuş. Hatta belki, bu eserin bir etüt çalışması olduğunu dahi söyleyebiliriz. Bir kaos ortamı düşünün, bir o kadar romantik. İki unsuru da bu resimde görmek mümkün. Erkek figürler tarafından alıkonulmak istenen kadın figürler resimde  merkezde yer alıyor. Usta ressamın tüm resimlerinde olduğu gibi kadınlar balık etli ve beyaz tenliler. Sanatçının figürleri balık etli tasvir etmesi birçok defa eleştirilmiştir. Eserde sol kenara iliştirilmiş melek figürünü hemen hemen her resimde görürüz. Resimdeki dinamik hareketler, anlık durağanlık ile usta bir şekilde yansıtılmış. Bir filmi en heyecanlı yerinde durdurmak gibi. [caption id="attachment_58016" align="aligncenter" width="979"] Minerva Protects Pax from Mars ('Peace and War'), 1629-1630[/caption] Resimleri sayesinde daha çok tanınan sanatçı bir çok Katolik yönetici, soylu, kraldan hatta ona şövalyelik onuru veren İngiltere Kralı I.Charles'tan siparişler kabul etti. Alegorik resimler, belirli bir fikri ifade etmenin yoluydu. Yukarıdaki resimde bu ifadelerden biri. Eserin İspanya ve İngiltere arasındaki barışın sağlanması için I.Charles'a hazırlanmış bir hediye olduğu söylenir. Bilgeliğin ve uygarlık getirici sanatların tanrıçası Minerva, geri çekilmekte olan Mars'ı kovuyor.  Barış çıplak bir kadın figürü olarak tasvir edilmiş ve bir çocuğa göğsünü uzatıyor. Eser hepsinde olduğu gibi ışık kullanımı ile ön planda. [caption id="attachment_58101" align="aligncenter" width="500"] Adam and Eve, 1628-1629[/caption] Yukarıda gördüğümüz resim Titian'ın aynı konulu eserinin kopyasıdır. Sanatçı, 1628 yılında yaptığı bir İspanya seyahatinde Titian'ın eserini görür ve döndüğünde aynı resmi kendi tarzında yorumlar. Adem'i, Titian'ın aksine daha kaslı çalışan usta ressam, orijinal resimde bulunmayan bir detayla eserini tamamladı. Bu detay bir papağandır ve iyi olanın sembolüdür. Sanatçı, devasa boyutlarda olan işlerinin yanı sıra iyi bir portre ustasıdır. Yapıtlarında kullandığı renkler varoluşun yansıması gibi yaşama sevincini izleyiciye yansıtır. Rubens günümüzde de estetik açıdan farklı deneyimler yaşatır. Gözlemci kişiliği, ışığı ve renkleri ustaca kullanması bizi hala şaşırtmaya devam ediyor. "Rubens'in öylesine olağanüstü bir hafızası vardı ki doğa bütünüyle aklına kazılı haldeydi, doğa bütün ayrıntılarıyla onun emrine amadeydi." -Johann Wolfgang von Goethe Peter Paul Rubens hakkındaki diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz. Kaynakça: 123 Sanatın Öyküsü, E. H. Gombrich, Remzi Kitabevi Rubens, The Pocket Library of Great Art, Published by Harry N. Abrams, Pocket Books, New York

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın