Advertisement

Evliya Çelebi Okumaları Bölüm 1: Bir Padişah ile Arkadaş Olmak

Evliya Çelebi Okumaları Bölüm 1: Bir Padişah ile Arkadaş Olmak
  • 0
    0
    0
    0
  • Evliya Çelebi; gerek nevi şahsına münhasır karakteri gerekse de bizlere bırakmış olduğu eşsiz eseri Seyahatname ile tarihimizin ve kültürümüzün nadide bir parçası. Gerçekten de Seyahatname’yi okurken insanın kendinden geçmesi, çoğu yerde gülmesi yahut şaşırması işten bile değil.       [caption id="attachment_176842" align="aligncenter" width="616"] Evliya Çelebi'nin meşhur eseri Seyahatname[/caption] Eğitim sistemimizin, okuduğumuz kitapların, siyasi ve askeri odaklı tarih anlayışımızın ve hatta medyanın yoğun çabalarının sonucunda hepimizin kafasında az çok oturmuş olan bir padişah imajı var. Bu imaj da genellikle şahıslar özelinde değil de dönemler üzerinde çizilir. Öyle ki, ilk zamanlardaki padişahlar ciddi, atik, fetihten fetihe koşan insanlar; sonraları ise daha ağır ve kimi zaman da ‘keyifçi ve umursamaz’ kişiler. Ancak dönemlerden ve diğer algılardan bağımsız olarak padişah denince bir resmiyet ve ulaşılmazlık fikirleri düşer aklımıza. Başıyla sonuyla bir kurum adeta bir kişinin üzerine yüklenip, ona göre bir imaj çizilmiştir çünkü. Ancak Osmanlı’nın ve belki de Türk tarihinin en meşhur seyyahı olan Evliya Çelebi, eserindeki belli kısımlar ile bu resmi ve ciddi algıyı kökünden değiştirecek bilgiler veriyor. [caption id="attachment_176840" align="alignright" width="154"] Evliya Çelebi ile yakınlığı bulunan padişah IV. Murad (1623-1640)[/caption] Kırk yıllık uzun seyahatine başlamadan evvel Evliya, elbette yoldan geçen herhangi bir adam değil. İyi bir aileden geliyor, güçlü tanıdıkları var. Eh, bu durum kıvrak zekası ile birleşince de tabii saray çevresine girmesi çok da uzun sürmemiş. Sultan IV. Murad tarafından hem hatim yetenekleri hem de zekası takdir edilince onun himayesi altına girmeyi başarıyor Evliya Çelebi. Kendisinin aktarımına göre; IV. Murad, Evliya Çelebi için “nasıl-niçin ve kapu-baca” yok saraya girerken. Hâliyle bu saray anıları da bizler için sultanın yaşantısına dair oldukça yakın birer tanıklık anlamına geliyor. Gelin, şimdi Evliya Çelebi’nin basitçe ‘şaka’ alt başlığı ile tanımladığı anısına biraz bakalım. Hamamdan çıkan Sultan Murad etrafta gezindiği esnada herkes ona sıhhat dilerken, Evliya Çelebi şaka yollu bir şekilde padişaha haremdeyken çok salavatsız güreştiğinden ötürü kuvvetinin kalmadığını, bugün daha fazla güreşmemesi gerektiğini tembihler. Çok küçük yaşlardan itibaren kafamızda oluşan o padişah figürlerinden birine –hatta sertliği ile nam salmış birine- böyle laflar söylendiğini hayal edin. Peki IV. Murad buna ne karşılık veriyor sizce? Evliya Çelebi’ye kuvvetinin kaldığını ispat etmek için onu kemerinden kavrayıp başının üzerinde fırıldak gibi çevirmeye başlıyor. Bu bir işkence yahut dayak atma metodu değil, padişahın şaka anlayışı. Yakın çevresinden pek çok kişiyi şaka maksatlı kafasının üzerinde çevirirmiş IV. Murad. Evliya Çelebi ne kadar yalvarsa da, “sıkı tutun” diyerek onu çevirmeye devam eden padişah ancak Evliya Çelebi’nin küfürle karışık kusacağını söylemesinin üzerine, onda da Evliya’nın söylediklerine bir gülme molası vermek için şakasını sonlandırıp adamcağızı yere indirmiş. Hatta Evliya’nın küfürlü lafları öyle hoşuna gitmiş ki, kendisini bir de 48 altınla ödüllendirmiş padişah. Yine Evliya’nın sözleri ve aktarımı ile, bu “gürbüz er, aslan gibi” padişahın çevirme şakalarından yahut da güreş tekliflerinden o dönemde saray çevresinden kaçabilen pek olmamış gibi duruyor. [caption id="attachment_176843" align="aligncenter" width="700"] Evliya Çelebi Minyatürü[/caption] Evliya Çelebi’nin birkaç sayfada geçirdiği bu anıları bile bizlere aslında bir padişahın günlük yaşantısı, arkadaş ortamı ve gayrı resmi hayatı konusunda oldukça kıymetli bilgiler bırakmış vaziyette. Yani aslında bizim için kapalı kapılar ardında duran ve ulaşılması imkansıza yakın zannedilen Osmanlı padişahlarını bir noktada normallik seviyesine indirip; onların da eğlenen, şakalaşan birer insan olduğunu gösteriyor. Bunun gibi kendi yüzyılının pek çok coğrafyasının pek çok farklı özelliğini bize aktardığı için de Evliya Çelebi’yi okumak oldukça önemli.   *Evliya Çelebi Seyahatnamesi – I. Cilt, I. Kitap.  

    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.