Ezhel
Ezhel’in yeteneğine, kulağına ya da yaptığı prodüksiyonların kalitesine kimse laf edemez zaten; haksızlık olur. Ama biraz dürüst olacaksak, Berlin’e yerleştiği günden beri buranın sokaklarından da, hissettiğimiz o çiğ dertten de fena halde koptu bence. Müptezhel ilk düştüğünde hissettiğimiz şeyi hatırlayın: Şarkılarda hepimizin boğazına düğümlenen o gerçek sıkışmışlık vardı. Şimdiyse Avrupa stüdyolarında parlatılmış, birbirini tekrar eden altyapılar ve arada sırada X’ten uzaktan uzağa atılan "memleket elden gidiyor" minvalindeki vicdan rahatlatma tweet’lerinden öteye geçemiyor. O eski, hesapsız kitapsız sokak öfkesinden eser kalmadı. Berlin’in refahında, güvenli stüdyolarında oturup Türkiye’deki çıkmazı yazmaya çalışınca iş ister istemez yapay ve biraz da "turistik" bir aktivizme dönüşüyor. Her gün havasını solumadığın, polisini görmediğin, geçim derdini bizzat sırtlanmadığın bir ülkenin müziğini yaparken ne kadar samimi kalınabilir ki? Siz en çok hangi dönemini beğeniyorsunuz Ezhel’in ?


Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap.