Ahlardan Yoksun Vazgeçiş

Ahlardan Yoksun Vazgeçiş
6 Beğen
0 Yorum

-Ahlardan Yoksun Vazgeçiş-

 
Ya da "Bir Nebze Olsun Tutuk Birlikteliklerin Ardından Söylenmemiş Ölümlerin Cinneti"

 

 

Döküntüden harap olmuş zamanları hatırla

Ya da aralarından geçtikçe duyduğun soluğunu pusun

Ağladıkça göğsünde parçalanan bir büyüdür bu yaşam

Mutlu olduğunda rüyasını yaşarsın verilmesinin

 

Bileklerine zincir germek de

Bıçak yutmak da

Ellerini göğe ters tutmak da

Bildiğini susmak da bir olabilir bir açıdan bakınca kiralık evlerinde İstanbul'un

 

Başını azıcık uzatsan tuz kokar ceset

Birden çekilsen geri siner üstüne bayatlığı vazgeçişin

 

Benden bütün hislerimi aldığınızda

Yalınayak ve bitkin bir halde sürünen bir kan torbası kalır

Bu, bilinenliğinden kuşku duyulmayan

Ancak bilmenin zevksizliğinden de kaçmak için

Bütün rasyonelliği bir şaraba boca eder halde

Bulundurarak bilinenden vazgeçirendir insanları

 

Korkudan mı kaçılır, korktuğundan mı

Ya da korkmaktan bıkıldığından korkulana teslim olmak

Sizi insandan aşağı mı yapar

Bir cesaretsizlik midir yoksa korkuyla yüzleşmek denilen şey

Zamanın korkusundan kaçabilmek için

Dizlerinin üzerine çöktüğünde yaşamdan vazgeçmeyi emreder bu günler insanlara

 

Döğüşerek sevişmek gelmez mi kimisinin içinden

Döğüşmek belki de bir yerden bu nedenle çekicidir

Dişlerine kenetlediğin bir kalp var ise

Çiçeksiz tarlaların içinde sevda türküleri yakmaktan vazgeçip

Sevişmenin kolaylığına bulanmış olabilirsin

 

Her düşman, belki de bir gün çok sevilmiştir

Benim en büyük düşmanım için yaktığım türkü sayısı nicedir

Nice ah zillesi bırakmıştır miras bana bundan

Sevdadan vazgeçip beni düşman eden

Vazgeçiştir

 

Vakitsiz bekleyen bir yolcu gibiyim bu hayatta

Hangi trene koşsam kaçan

Hangi yön sorsam susulan

Sonrasında etrafından geçip giden nicesinden korkan

Birden duran

Beynini bir ahmaklık etmişcesine sarsan, kırbaçlayan

Sırtına binen yaralarının

Her yolcuyu edilen küfürlerle uğurlayan

 

Bir bilet dilensem bu yüzden sizlerden bilmediğim için halimi,

Bir sus payından ustaca sıyırsam bendimi

Kendimi birden bulsam ölü toprağında

Nihai gerçek diye beni kandırsa kargalar

Tanıdık gelse tüm vazgeçişler

Bir korkak olduğumu haykırsa

Bu sevda kavgamın tüm şarkıları

 

Bu yüzden bir tokat gibi vursa yüzüme gün içeri geçen kayaları

Kellemde bir koltuk bellesem adamakıllı

Söz geçse, sus kalsa dudağının payında

Ve sırf bu yüzden belki de Ay gibi doğsa geceye

Birsizlikten doğan çiftlikleri yaratmış olsam büyük bir hadsizlikle

 

Huzur aramak gibi bir gaflete düşerek düz duvara toslamaktır ömür

Hicranlı sabahlı lin bir türküyle kapatırsın bu kavganın dayağından

"Senle ya da sensiz" sevdalar türetirsin kuşluk vaktini

Bu yüzden biraz sızlar kemiklerin

Korkaklığına sığınır

Korktuğundan ve nefret ettiğinin basitliğine kaçar

Gökyüzündeki Ay'ı da kapatır

Yüreğini eğleyene gider, vazgeçersin

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın