Füruğ için yalnızlık sadece 'tek kalmak' değildi. Yalnızlık,insanların arasında dâhi kendi iç dünyasında mahsur kalmaktı.
Kendine ait olmak arzusu içinde bir yerlerde büyüyor, büyüyor ve birinin de buna dâhil olma arzusunu doğuruyordu.Şiirlerindeki aşk, çoğu zaman yalnızlığı ortadan kaldırmazdı.Yalnızlık bir gerçek olarak orada asılı durmaktaydı.
Onun hayatında aşkların iç dünyasında önemli bir yeri vardı. Füruğ, sığınak olmadığını bildiği aşkları barındırıyordu. Bahsettiği her şey onun için çelişkileriyle birlikte vâr olmalıydı.
(1962 yılında çektiği "Ev Karadır" isimli filmi de bu fikri başka bir biçimde ele almaktadır.)
1967 yılında henüz 32 yaşındayken bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Belki de bu sebeple şiirlerinde ölüm duygusunun hissi bu denli güçlüdür. Sanki yaşamın kısalığını sezmiş ve kendisini bütün çıplaklığıyla sunmak için acele etmiştir.
Füruğ'un şiirlerinde yalnızlık sonunda tek bir duyguya indirgenemez. O yalnızlık; terk edilmenin, sevilmenin, kaybetmenin, mutluluğun ve kederin yalnızlığıdır. İnsan bu duyguları göğsünde taşırken, ölümü de sanıyorum ki bi hayli yanıbaşında hisseder.
Ve tüm bu şiir yolculuğunu tek bir cümlede toplamak gerekirse:
O, kendisine susmanın ve sağır olmanın öğretildiği bir dünyada, yalnızlığın sesini duydu ve susmadı. Bundandır ki Füruğ Ferruhzad şiirlerini okumak, yalnızlığa kucak açmak ve onu usulca içine yerleştirmek öğretisini taşır.
Füruğ Ferruhzad'tan birkaç alıntı:
1)
Pişman değilim
Zamanın ötesinde akıp gidiyor benim yüreğim
Yaşam yeniden doğuracak onu
Yeniden yaşatacak beni rüzgârların
Göllerinde yüzen haberci gülü
2)
Ve bak nasıl
Şiirlerimin beşiğine
Sen doğuyorsun, güneş doğuyor
3)
Boğuluyorum
Kederden boğuluyorum
Atıyorum kendimi balkona
Gecenin yakıcı tenine dokunuyorum parmaklarımla
Sönmüştür artık ilişkilerin feri
Ve feri sönmüş ilişkiler
Artık kimse beni güneşle tanıştırmayacak
Kimse beni götürmeyecek
Serçelere konukluğa
Ve de kanatların çırpmasını hatırla
Çünkü ölümlüdür kuşlar
4)
Sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün
Ben bu kafeste bir tutsağım
Kara ve soğuk parmaklıklar ardından
Gözlerim hasretle bakıyor yüzüne doğru
5)
Evet gittim
Yeri ve yurdu belli olmayan bir mezarın soğukluğundaa
Çünkü ben yenilmiştim artık bu kavgada.
6)
Sarılayım diye sana geldim
Oysa gördüm yapraksız bir dalsın



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın