Terkettiği yere dönmemeli insan,
Kaderine damga yememeli.
Değer bilmezler, bir köşeye terkettiklerinde seni,
Ne köpek kadar sadık olmalı, ne de deve kadar kinci.
Unutma! Âdem'in elmasından öte sürünür Âdemoğlu,
Aklından çıkarma! Kahrolası dünyada,
Yarattığın karanlık kadar değerlisin,
Karanlığın hüküm sürdüğü günlerde, gündüzler zindanda biçare
Ey Âdemoğlu, unutma!
Şeytanda yeminler edebilir.
Her karanlık iblisin oğludur da.
Kahrolası şeytanlar aratmaz ki bendini
Yeryüzünde şeytan kadar çoktur zalimler.
Huzuru arayanların tek sığınacağı yer gökyüzüdür,
Ve herkes, peşinden koştuğu yere bir gün dönecektir.
Hatırlanmak istemediğin sözlerden sakın,
Kibirden uzak dur, görmedin mi iblisin halini?
Lakin fırsat kollayan iblise boyun eğme,
Unutma, sözlerime şahit olan bu yeryüzündeki hiç kimseye güvenme,
Görmedin mi Hâbil'in kanını içen yeryüzünü?
Güvenenlerin kanıyla sulandı bu topraklar.
Uzak durmak isteyenleri; yakında aramak,
Soytarılıktır, izleyenleri eğlendirir...
Sen ise bana yakın olduğun kadar uzak ol,
Beni duyduğun kadar sağır ol,
Gördüğün kadar kör ol,
Hissettiğin kadar vicdansız ol.
Çünkü,
Beni sevdiğin kadar zalimsinde
Bırak yeryüzünü, zalimlerin olsun.
Benim savaşlarım, kanlı lakin galibiyet herkesin,
Herkesin...
Söyle bana, bu savaşların yaralarını nasıl sarayım?
Öğret bana, içimdeki savaşları nasıl kazanabilirim?
Ey yeryüzü altüst olmuş, zalim olmuş senin için,
Zalimliğe de değen,
Âdemoğlu, bu seslenişim sana,
Hâbil'in toprağı kana doymadı, Âdem ise toprağa çoktan karıştı,
Benimkisi ise an meselesi.
Âdem'den öte sürünen Âdemoğlu,
Son kalan Hâbiller'e kadar kanınızla sulayın bu yeryüzünü,
Belki bir gün,
belki bir gün...
Kana susamış bu yeryüzü doyar,
Ve sıra Kâbil'lere gelir


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın