Gururlu, hüzünlü ve vatanına aşık birisi

Gururlu, hüzünlü ve vatanına aşık birisi
2 Beğen
0 Yorum


  Sadece gerçekleri yazan tarihte onun adı altın harflerle yazılmıştı Mehmet Akif Ersoy.Vatanını elem, umutsuzluk, çaresizlik bulutları sardığı zamanda; korkmadı, yazdı, konuştu, durmadı altın lalenin tasma vurmasına izin vermedi! Naif olduğu uysal başlı olduğu anlamına gelmezdi.                                                                

    Mehmet Akif’in yani vatan aşkından kalbi yanıp tutuşan, milletin davasını davası edinen,milletin namusunu kendi namusu yerine koyan,milletin karanlığa savaş açan meşalesi, vatanın kalbinde onca zorluğa rağmen açan kardelen çiçeği, umutsuzluk kalesinin kalın,soğuk duvarlarını düşünce denizinin en güçlü dalgalarıyla mücadele eden ödünç palto giyerken karşılıksız ve ebediyen Türk milletine istiklal marşını hediye eden vatan şairimiz,vatan hainliğiyle suçlanıyordu. İstiklal marşını armağan ettiği vatanının, polisleri taciz ediyordu işsiz bırakılıp,meclisten uzaklaştırılmıştı,bir emekli maaş bile ona fazla görülmeye başlanmıştı kısacası yaşama hakkının elinden alınmıştı çok sevdiği vatanından tarih 1925 yılını gösterdiğinde ayrılıp mısıra gitmek zorunda kaldı.orada yaşamaya başladı. 11 yılını mısırda geçirmişti, mektuplarını hasret mürekkepleriyle yazmıştı halkın kardelen çiçeği şimdi mısırda sürgündeydi. arkasından alay edenler oldu ‘sen git mısırda kumla oyna’ diyenler oldu .Mehmet Akif'in hayatı çok zordu mum dibine ışık vermez milletini aydınlatırken kendi hayatı zifiri karanlıkta geçmişti,Aşık olduğu vatanına dönmeyi herkesten çok istiyordu. , Mehmet Akif öleceğini anladığı zaman döndü vatanına sefalet içinde yaşamıştı bunca yıl.  Tarih 17 Haziran 1936yı gösterdiğinde İstanbul'daydı vapurla gelirken minareleri görünce ağlamaya başladı vatan aşığı şairimiz uzun yıl sonunda vatanındaydı Istanbul'undaydı… 

           27 Aralık 1936 istanbul sessiz. Vatanın   kardelen çiçeği bu tarihte solmuştu fırtına kopuyor volkanlar patlıyor fakat kimse duymuyor, görmüyordu lakin toprak yas tutuyordu gökyüzü kadere küsmüştü. Kalabalık üniversite öğrencileri bu sesleri duydu. Vatan şairimizi al bayrağımızın örttüğü tabutu görür görmez şok olmuşlardı kılıcı şiir olan şairimiz yatıyordu orada o gün üniversite öğrencileri tarafından âşık olduğu vatanın topraklarına uğurlandı. Tarihte ismi altın harflerle yazılan Mehmet Akifi. unutmaya unutturmaya hiç bir güç yetmez Mehmet Akif geleceğin tohumlarını bir ömür boyunca ekti. Biz gençler,istiklal marşını tüm gönüllerde ebediyen yaşatacağız, alsak al bayrağı tüm vatanın üstüne örtsek acaba ödeyebilir miyiz hakkını biz, Mehmet Akifin nesliyiz biz yazılan 51 şiirin çocuklarıyız! madı, yazdı, konuştu, durmadı altın lalenin tasma vurmasına izin vermedi! Naif olduğu uysal başlı olduğu anlamına gelmezdi.                                                                 

   Mehmet Akif’in yani vatan aşkından kalbi yanıp tutuşan, milletin davasını davası edinen,milletin namusunu kendi namusu yerine koyan,milletin karanlığa savaş açan meşalesi, vatanın kalbinde onca zorluğa rağmen açan kardelen çiçeği, umutsuzluk kalesinin kalın,soğuk duvarlarını düşünce denizinin en güçlü dalgalarıyla mücadele eden ödünç palto giyerken karşılıksız ve ebediyen Türk milletine istiklal marşını hediye eden vatan şairimiz,vatan hainliğiyle suçlanıyordu. İstiklal marşını armağan ettiği vatanının, polisleri taciz ediyordu işsiz bırakılıp,meclisten uzaklaştırılmıştı,bir emekli maaş bile ona fazla görülmeye başlanmıştı kısacası yaşama hakkının elinden alınmıştı çok sevdiği vatanından tarih 1925 yılını gösterdiğinde ayrılıp mısıra gitmek zorunda kaldı.orada yaşamaya başladı. 11 yılını mısırda geçirmişti, mektuplarını hasret mürekkepleriyle yazmıştı halkın kardelen çiçeği şimdi mısırda sürgündeydi. arkasından alay edenler oldu ‘sen git mısırda kumla oyna’ diyenler oldu .Mehmet Akif'in hayatı çok zordu mum dibine ışık vermez milletini aydınlatırken kendi hayatı zifiri karanlıkta geçmişti,Aşık olduğu vatanına dönmeyi herkesten çok istiyordu. , Mehmet Akif öleceğini anladığı zaman döndü vatanına sefalet içinde yaşamıştı bunca yıl.  Tarih 17 Haziran1936yı gösterdiğinde İstanbul'daydı vapurla gelirken minareleri görünce ağlamaya başladı vatan aşığı şairimiz uzun yıl sonunda vatanındaydı Istanbul'undaydı…
27 Aralık 1936 istanbul sessiz. Vatanın kardelen çiçeği bu tarihte solmuştu fırtına kopuyor volkanlar patlıyor fakat kimse duymuyor, görmüyordu lakin toprak yas tutuyordu gökyüzü kadere küsmüştü. Kalabalık üniversite öğrencileri bu sesleri duydu. Vatan şairimizi al bayrağımızın örttüğü tabutu görür görmez şok olmuşlardı kılıcı şiir olan şairimiz yatıyordu orada o gün üniversite öğrencileri tarafından âşık olduğu vatanın topraklarına uğurlandı. Tarihte ismi altın harflerle yazılan Mehmet Akifi. unutmaya unutturmaya hiç bir güç yetmez Mehmet Akif geleceğin tohumlarını bir ömür boyunca ekti. Biz gençler,istiklal marşını tüm gönüllerde ebediyen yaşatacağız, alsak al bayrağı tüm vatanın üstüne örtsek acaba ödeyebilir miyiz hakkını biz, Mehmet Akifin nesliyiz biz yazılan 51 şiirin çocuklarıyız!


Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın