İstanbul'da İki İskandinav Seyyah

İstanbul'da İki İskandinav Seyyah
0 Beğen
0 Yorum

Bu anlatıya başlamadan önce serüvenimizin ana karakterlerini kısaca bir hatırlayalım. 

Knut Hamsun pek çoğumuzun “Açlık” romanıyla hafızalarına kazındığı, insan psikolojisinin derinliklerini ve doğa-birey ilişkisini yalın, sarsıcı bir üslupla anlatan 1920 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Norveçli romancı, oyun yazarı ve şairdir.

Hans Christian Andersen ise “Parmak Kız, Çirkin Ördek Yavrusu, Kibritçi Kız” gibi masallarıyla çocukluğumuza imgesel ve görsel tasvirler ile iz bırakan Danimarkalı yazar, şairdir.

PEKİ BU İKİ FARKLI YAZARI ORTAK NOKTADA BULUŞTURAN NEYDİ?

"İstanbul'da İki İskandinav Seyyah" Knut Hamsun ve Hans Christian Andersen'in İstanbul seyahatlerini ve şehre dair izlenimlerini bir araya getiren derleme bir kitaptır.

Bu iki yazarı farklı dönemlerde de olsa ortak noktada buluşmasını sağlayan şey İstanbul seyahatidir fakat yapısal ve yaklaşımsal bakış açıları ise anlatılarını birbirlerinden farklı kılan unsurdur. 

 

Hans Christian Andersen 1841 yılında ziyaret etmiş olup, İstanbul'u daha romantik ve meraklı bir gezgin gözüyle anlatmaktadır. Bu dönem Sultan Abdülmecid'in ilk yıllarına denk gelmektedir. Yazar boğaz, camiler, sokaklar ve gündelik hayata dair canlı tasvirler yapmaktadır. Avrupa ve Doğu'yu kapsayan uzun seyahati sırasında İzmir'den sonra İstanbul'a uğramıştır. Bu yolculuk izlenimlerini daha sonra 1842'de yayımlanan Bir Şairin Çarşısı (En Digters Bazar) adlı eserinde anlatmıştır.

Knut Hamsun ise 1899 yılında İstanbul'u ziyaret etmiştir. Bu gezi, Rusya, Kafkasya ve Osmanlı topraklarını kapsayan daha geniş bir yolculuğun parçasıdır. İstanbul anıları, 1905'te yayımlanan Stridende Liv (Mücadeleli Hayat) kitabının "Hilalin Altında" bölümünde yer almıştır. Yazar İstanbul'u daha sert, bireysel ve eleştirel bir üslupla gözlemlemiştir. Onun metni daha modern ve psikolojik bir seyahat anlatısı hissi vermektedir.

Bu yüzden aynı şehri anlatsalar da bambaşka iki İstanbul görürüz. Andersen'in anlattığı İstanbul hâlâ erken Tanzimat döneminin şehridir; Hamsun ise modernleşme çabalarının hızlandığı, tramvayların, demiryolu projelerinin ve hareketliliğin olduğu II. Abdülhamid dönemi İstanbul'unu gözlemlemektedir. 

Bütün bu gözlemleme sürecini keyifli kılan ise teknik tarihi bir dille anlatılmaktan ziyade örneğin Knut Hamsun’un Kadıköy'ü ayrı bir şehir olarak algılamasından dolayı bağımsız bir şehir gibi tasvir ettiği tatlı bir yolculuğa sahip olmasıdır.

 

KAYNAKÇA:

turkiyeturizmansiklopedisi.com

www.yapikrediyayinlari.com.tr

tr.wikipedia.org

*Görseller internetten alıntılanmış olup yapay zeka ile hazırlanmıştır.

 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın