İnsanları tembelliğe iten, yeniliklerden korkmalarına sebep olan, öğrenme süreçlerini sekteye uğratan günlük alışkanlıklardır.
Peki nedir bu Comfort Zone? Aslında psikolojik bir durumdur. Burası kişinin rahat olduğu alan ve her şeyi yolunda gibi hissettiği anlardır. Aslında kulağa ne kadar güzel geliyor değil mi? Rahatsın ve bu yüzden de mutlu olman gerekmez mi? Tam tersi çünkü Comfort Zone’da isen muhtemelen kaçırdığın bir şeyler vardır. Burası seni maceraya atılmaktan, yeni bir aşktan, mesleki fırsatları elde etmek gibi yeni şeylerden alıkoyar. Çünkü bilirsin ki orada her şey rahattır, yeni ve karışık şeylerden uzaktır. Aman ağzımın tadı kaçmasın, rahatım bozulmasın diye hayal ettiğin duruma ulaşmak için çabalamazsın. Kendini mental olarak güvende hissedersin ve bu şekilde mutluluk seviyeni belli bir noktada sabitler ve endişelerinden uzak durursun. Bilinçaltın sana “Her şeyin yolunda gitmesi, bir şeyleri başarmandan, bir şeylerin çok iyi olmasından daha önemlidir” demektedir. Kısacası kabuğunu kırmadan yaşamaya devam edersin.
Peki nasıl çıkacağız bu comfort zone’dan? Tabi ki alıştırma yaparak. Sizi zorlayan şey neyse küçük adımlarla başlayarak alıştırma yapmalısınız. Hoşlandığınız biriyle konuşmakta zorlanıyor musunuz? Daha az hoşlandığınız kişilerle konuşmaya başlayın. Git gide daha rahat hissetmeye başlayacaksınız.Ya da yeni bir iş yeni bir proje sizi korkutuyor mu? Daha küçük şeylerle başlayın, risk alın kaybetmekten korkmayın. Korkularınızla yüzleşin.
Aptal gibi görünmekten çekinmeyin. İnsanların en büyük endişesi budur herhalde. Yargılanmak, olmadığı biriymiş gibi görünmek, başkası ne der diye düşünmek. Olay şu ki siz ne kadar insanlar ne der diye düşünüyorsanız karşınızdaki de o kadar düşünüyor. Yani siz nasıl görünüyorum diye düşünürken karşınızdaki de aynı şekilde düşünüyor. O yüzden aldırış etmeyin. Çevrenize bir bakın en çok sevilen insanlar genel de tuhaf insanlardır ,kimin ne diyeceğini umursamayan, içinden geldiği gibi davranan, kasıntı olmayan insanlar.
Hayatın en güzel kısmı comfort zone’dan çıkınca yaşanıyor. Heyecan, macera ve ileriye aktarabileceğiniz bütün hikayeler de aynı şekilde. Zamanı gelip hayatınız film şeridi gibi gözlerinizden geçtiğinde 10 saatlik Netflix maratonunuzu hatırlamayacaksınız.
Bundan 20 yıl sonra yapmadığın şeylerden, yaptıklarına kıyasla daha fazla pişmanlık duyacaksın. bu yüzden halatlarını söküp at. güvende olduğun limandan ayrıl. yelkenlerini rüzgarla doldur. araştır, hayal et, keşfet!
-Mark Twain


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın