-Ahlardan Yoksun Vazgeçiş-
Ya da "Bir Nebze Olsun Tutuk Birlikteliklerin Ardından Söylenmemiş Ölümlerin Cinneti"
Döküntüden harap olmuş zamanları hatırla
Ya da aralarından geçtikçe duyduğun soluğunu pusun
Ağladıkça göğsünde parçalanan bir büyüdür bu yaşam
Mutlu olduğunda rüyasını yaşarsın verilmesinin
Bileklerine zincir germek de
Bıçak yutmak da
Ellerini göğe ters tutmak da
Bildiğini susmak da bir olabilir bir açıdan bakınca kiralık evlerinde İstanbul'un
Başını azıcık uzatsan tuz kokar ceset
Birden çekilsen geri siner üstüne bayatlığı vazgeçişin
Benden bütün hislerimi aldığınızda
Yalınayak ve bitkin bir halde sürünen bir kan torbası kalır
Bu, bilinenliğinden kuşku duyulmayan
Ancak bilmenin zevksizliğinden de kaçmak için
Bütün rasyonelliği bir şaraba boca eder halde
Bulundurarak bilinenden vazgeçirendir insanları
Korkudan mı kaçılır, korktuğundan mı
Ya da korkmaktan bıkıldığından korkulana teslim olmak
Sizi insandan aşağı mı yapar
Bir cesaretsizlik midir yoksa korkuyla yüzleşmek denilen şey
Zamanın korkusundan kaçabilmek için
Dizlerinin üzerine çöktüğünde yaşamdan vazgeçmeyi emreder bu günler insanlara
Döğüşerek sevişmek gelmez mi kimisinin içinden
Döğüşmek belki de bir yerden bu nedenle çekicidir
Dişlerine kenetlediğin bir kalp var ise
Çiçeksiz tarlaların içinde sevda türküleri yakmaktan vazgeçip
Sevişmenin kolaylığına bulanmış olabilirsin
Her düşman, belki de bir gün çok sevilmiştir
Benim en büyük düşmanım için yaktığım türkü sayısı nicedir
Nice ah zillesi bırakmıştır miras bana bundan
Sevdadan vazgeçip beni düşman eden
Vazgeçiştir
Vakitsiz bekleyen bir yolcu gibiyim bu hayatta
Hangi trene koşsam kaçan
Hangi yön sorsam susulan
Sonrasında etrafından geçip giden nicesinden korkan
Birden duran
Beynini bir ahmaklık etmişcesine sarsan, kırbaçlayan
Sırtına binen yaralarının
Her yolcuyu edilen küfürlerle uğurlayan
Bir bilet dilensem bu yüzden sizlerden bilmediğim için halimi,
Bir sus payından ustaca sıyırsam bendimi
Kendimi birden bulsam ölü toprağında
Nihai gerçek diye beni kandırsa kargalar
Tanıdık gelse tüm vazgeçişler
Bir korkak olduğumu haykırsa
Bu sevda kavgamın tüm şarkıları
Bu yüzden bir tokat gibi vursa yüzüme gün içeri geçen kayaları
Kellemde bir koltuk bellesem adamakıllı
Söz geçse, sus kalsa dudağının payında
Ve sırf bu yüzden belki de Ay gibi doğsa geceye
Birsizlikten doğan çiftlikleri yaratmış olsam büyük bir hadsizlikle
Huzur aramak gibi bir gaflete düşerek düz duvara toslamaktır ömür
Hicranlı sabahlı lin bir türküyle kapatırsın bu kavganın dayağından
"Senle ya da sensiz" sevdalar türetirsin kuşluk vaktini
Bu yüzden biraz sızlar kemiklerin
Korkaklığına sığınır
Korktuğundan ve nefret ettiğinin basitliğine kaçar
Gökyüzündeki Ay'ı da kapatır
Yüreğini eğleyene gider, vazgeçersin



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın