-Kaçamam-
Büyük bir boks maçına çıktığını hayal et; karşında tüm heybeti ve gücüyle hayat var, onun
karşısında ise belki de benim gibi yirmi beşinci raundunda dişleri dökülmüş ve bir gözü patlamış sen.
Onun hileleri olduğuna ve bu oyunu pis oynadığına eminim. Sonuçta seninle bir dünyaya
gelmiş olsa da senden çok önce senin farkındaydı. Sen yürümeyi ve tuvalete gitmeyi öğrenirken o
dün, bugün ve yarın için hazırlanıyordu. Ve şimdi karşı karşıyasınız; tüm seni seven ve sevmeyenlerden
oluşan, bağıran, yediğin her darbede yere tüküren ve kahkaha atan o kalabalığın arasında birbirinizi
marizliyorsunuz. Birbirine tapan iki dost gibi, her darbede birbirinize daha fazla yaşama sebebi
verirken aynı zamanda birbirinizin kazanmasını istiyorsunuz. Çünkü her dövülmüş ve çürümüş
zerrenizde yorgunluğu hissediyorsunuz. Belki de vurduğu her darbeden sonra "bu son, artık
kalkamayacağım" demek cazip gelse de adil gelmiyordur. Muhtemelen bu yüzden hala ayaktasınızdır,
ikiniz de.
Dediğim gibi, bu oyunu hileli oynadığına eminim. Kim bilir, belki de onun eldivenlerinin
içinde tuğlalar vardır. Ama bir de şu ihtimal mevcut; belki de iki ayağının serçe parmaklarında da
yıllardır geçmeyen nasırlar vardır ve onu devirmenin tek yolu ayağına basmaktır.



Yorum Bırakın