Kavgacı Siyam

Kavgacı Siyam
  • 0
    0
    0
    0
  • Bazen yüzümüze çarpan her kapıdan sonra tek diyebileceğimiz "belki de burnum artık daha iyi görünüyordur" olur. Her seferinde yeni bir kapının önünde dikilmek, günlerin ve gecelerin nereye varacağını bilmeden yaşamak denemek midir gerçekten? Doğru şeyi yaptığınıza inandığınız her seferinde sonucun göz yaşı ve kalp ağrısı olması neden peki ? Bu soruların cevapları bende değil ama birkaç şeyden eminim; hepimizin henüz herkes uyurken çizgi film izlediğimiz sabahlara, yeni biçilmiş çim kokulu pikniklere, ilk dövmemizi yaptırırkenki heyecana veya doğum günümüzü kutlayan meteor yağmurlarına, denizlerin en dibindeki korkulara, mantığımızın el verdiği yere ve bir adım sonrasına ve belki de geceyi atlatmak için o kadehin son yudumuna ihtiyacımız var. Beklemek konusunda iyi olmadığımı öğrendiğim bir dönemden geçiyorum ama eğer dedikleri gibiyse ve eğer iyi şeyler beklemeye değerse umarım doğru duraktayımdır. Ya da belki de doğru bir yer ve doğru bir zamanda olmak yeterlidir, sonuçta deniz fenerinin ışığını görmemiz için fırtınalı bir gecede denizin ortasında olmamız, "bu artık sonuncusu" dedirtecek ve bizi yeni bir hayata başlatacak olan o kalp kırıklığını yaşamamız gerekiyordur. Ya da "gölde çok balık var" demek yerine yırtık yüzgeçli kavgacı siyama aşık olmamız ve bazı şeyleri anlamak için dünyadaki tüm ayçiçekleri solana kadar tüm gün batımlarını izlememiz de gerekebilir. Kimseler yokken ve herkes uykudayken yaralarımızı sardığımız,hayatta kaldığımız her gece kutlamaya değerdir.


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.